Hatay’ın İskenderun ilçesinde Mesleki Eğitim Merkezi (MESEM) kapsamında çalıştırılan 15 yaşındaki bir çocuğun işyerinde elektrik akımına kapılarak hayatını kaybetmesine ilişkin soruşturmada hazırlanan iddianame kabul edildi.
İskenderun Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede işyeri sahibi ile üç elektrikçi hakkında “taksirle ölüme neden olma” suçundan ceza istendi.
Çocuğun ailesi ise işyerindeki elektrik kaçağının olaydan önce bilindiğini belirterek ölümün yalnızca taksir kapsamında değerlendirilemeyeceğini savundu ve iddianameye itiraz etti.
İddianamede MESEM ve 1 Mayıs bilgisi yer almadı
BirGün’den Deniz Güngör’ün haberine göre iddianamede, çocuğun MESEM öğrencisi olduğuna ve hayatını kaybettiği 1 Mayıs 2026’da çalıştırıldığına ilişkin bilgi yer almadı.
Ailenin avukatı Mehtap Sert, çocuğun pastacılık eğitimi alan bir MESEM öğrencisi olduğunu ve resmi tatil olan 1 Mayıs’ta işe çağrıldığını belirtti.
Aile ayrıca çocuğun hafta sonlarında da çalıştırıldığını ve işyerindeki elektrik kaçağını bağlı bulunduğu MESEM’e bildirmesine rağmen gerekli denetimlerin yapılmadığını öne sürdü.
Aile, Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı MESEM’in de sorumluluğu bulunduğu gerekçesiyle maddi ve manevi tazminat talebinde bulundu.
İddianamede yer alan bilgilere göre çocuk, ölümünden yaklaşık bir ay önce aynı işyerinde elektrik akımına kapıldığını ailesine anlattı.
İşyeri sahibinin de elektrik kaçağından haberdar olduğu ve kaçağın bulunduğu dolaba “Elektrik kaçağı var” şeklinde uyarı astığı belirtildi.
Olay günü işyerine kontrol için çağrılan elektrikçinin dolabı söktüğü ancak kaçağı tespit edemediğini söylediği, dolabın yeniden monte edilmesi sırasında çocuğun elektrik akımına kapıldığı kaydedildi.
Otopsi raporunda ölüm nedeninin, elektrik akımının vücuttan geçmesine bağlı solunum ve dolaşım durması olduğu belirtildi.
Aile: Daha önce de elektrik çarpması yaşandı
Ailenin avukatının iddianameye sunduğu itirazda, işyerindeki elektrik sorunlarının olaydan önce de yaşandığı belirtildi.
İtiraz dilekçesine göre aynı işyerinde çalışan başka bir öğrenci de daha önce elektrik akımına kapıldı. Çocuğun ölümünden bir gün önce de benzer bir olay yaşandığı öne sürüldü.
Aile, bu nedenle ölümün öngörülemeyen bir iş kazası olarak değerlendirilemeyeceğini savunuyor.
Avukat Sert, çocuğun pastacılık öğrencisi olduğuna dikkat çekerek elektrikli ekipmanların bulunduğu alanda neden çalıştırıldığının, kendisine kimin talimat verdiğinin ve olay sırasında sorumlu personelin nerede olduğunun yeterince araştırılmadığını belirtti.
MESEM’de istismar iddiası: Deliller dosyada, şüpheli yurt dışında
“Dosya Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeli”
Ailenin avukatı, işyerindeki elektrik kaçağının önceden bilindiğini belirterek dört sanığın yalnızca “taksirle ölüme neden olma” suçundan yargılanmasına itiraz etti.
Bilinen bir tehlikeye rağmen çalışmanın sürdürülmesinin ceza hukuku açısından daha ağır değerlendirilmesi gerektiğini savunan avukat, dosyanın Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilmesini talep etti.
Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen iddianame kapsamında dört sanığın yargılanmasına 7 Ekim 2026’da başlanması bekleniyor.
Aile sorumluların yargılanmasını istiyor
Çocuğun annesi, oğlunun ölümünden sonra işyerinin yeniden açılmasına tepki gösterdi.
Elektrik sorunlarının olaydan önce bilindiğini belirten anne, gerekli önlemlerin neden alınmadığını sordu.
Çocuğunun 1 Mayıs’ın resmi tatil olduğunu söylemesine rağmen işe gitmek zorunda kaldığını anlatan anne, ölümde sorumluluğu bulunan herkesin yargılanmasını istedi.
Ne olmuştu?
15 yaşındaki MESEM öğrencisi, Hatay’ın İskenderun ilçesinde çalıştırıldığı işyerinde 1 Mayıs 2026’da elektrik akımına kapılarak hayatını kaybetti.
Olayın ardından başlatılan soruşturma sonucunda işyeri sahibi ile üç elektrikçi hakkında dava açıldı.
Aile ise işyerinde daha önce yaşanan elektrik çarpmalarına ve bilinen elektrik kaçağına işaret ederek suçlamanın kapsamının genişletilmesini ve kurumsal sorumluluğun da araştırılmasını talep ediyor.