Marmara depremi olarak da tanımlanan büyük felaket sonrası rant odaklı anlayış, daha büyük felaketlere yol açtı. Merkez üssü İzmit’in Gölcük ilçesi olan 7.4 büyüklüğündeki depremin üzerinden 27 yıl geçti. Deprem Ankara’dan İzmir’e kadar çok geniş bir alanda hissedildi.
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Deprem Araştırma Komisyonu’nun 2021 tarihli raporuna göre bu büyük sarsıntıda 18 bin 373 kişi yaşamını yitirdi, 48 bin 901 kişi yaralandı. 5 bin 840 kişi ise kayıtlara “kayıp” olarak geçti. 96 bin 808 ev ile 15 bin 939 işyeri yıkıldı ve 252 bin 158 konut hasar gördü.
Buna karşın deprem davalarında hiçbir kamu personeli ceza almazken sorumluların büyük bir kısmı serbest kaldı. TSK GERİ İTİLDİ Cezaların caydırıcılık yaratmamasından da cesaret alan iktidar destekli ranta dayalı sistem, deprem sonrası kriz yönetiminde tecrübeli olan Türk Silahlı Kuvvetleri’nin depremde mücadelede geri plana itilmesi, 6 Şubat depremlerinde daha büyük bir felakete yol açtı. Konuya ilişkin gazetemize konuşan uzmanlar, yapılan yanlışlara ve yapılması gerekenlere dikkat çekti.
Depremle mücadelede “Depreme dirençli kentler”in önemine vurgu yapan şehir plancı Dr. Tuğçe Tezer, “Depreminin yıldönümünde, yalnızca bir doğa olayı olan depremin öncesinde, sırasında ve sonrasında yürütülen mekânsal ve yönetsel tercihlerle bir afete dönüştüğü gerçeğiyle bir kez daha karşı karşıyayız” tespitinde bulundu. Kentlerin barınma, çalışma, eğitim, sağlık, rekreasyon alanları ve bunları birbirine bağlayan ulaşım yüzeylerinden oluşan karmaşık ve yaşayan sistemler olduğunu anımsatan Tezer, “Fiziksel mekânın yanı sıra toplumsal, ekonomik, kültürel katmanlar da bu sistemin ayrılmaz parçalarıdır.
6 Şubat depremlerinden en ağır yıkımı alan Hatay ilinin Antakya ilçesinde depremlerden sonra 42 ayı geride bıraktığımız deneyim, planlama hiyerarşisi ve kamu yararı perspektifinde, afet yönetimine bakış açımızı ve kentlerimizin olası geleceğini gözler önüne seriyor” dedi. ŞEHİR PLANCILARI HAPİSTE İstanbul’da deprem riski devam ederken bu alanda önemli çalışmaları olan Gürkan Akgün, Ramazan Gülten, Mehmet Murat Çalık, Gürkan Akgün, Dr. Buğra Gökce, Resul Emrah Şahan, Evren Buçan gibi şehir plancıları İBB soruşturması kapsamında Silivri’de tutuklu bulunuyor.
İstanbul’un depreme hazırlanmasında önemli projelerde aktif görev alan şehir plancısı Tayfun Kahraman ise Anayasa Mahkemesi iki ayrı ihlal kararı ve ağır sağlık sorunlarına karşı Gezi davası hükümlüsü olarak 2022’den beri 1575 gündür tutuklu.