Apsaros olarak bilinen ve günümüzde Gonio adıyla anılan kale, Batum'un yaklaşık 15 kilometre güneyinde Karadeniz kıyısında bulunuyor. Altın levha, 2024'te Polonya-Gürcistan Arkeoloji Ekspedisyonu'nun kalede yürüttüğü kazılarda ortaya çıkarıldı. Eser üzerinde yapılan araştırmanın sonuçları 2026'da Zeitschrift für Papyrologie und Epigraphik dergisinde yayımlandı ve keşif 29 Haziran 2026'da Varşova Üniversitesi tarafından duyuruldu.
Avuç içine sığabilecek büyüklükteki ince altın levha, stilize edilmiş bir yaprak biçiminde. Üzerindeki Yunanca yazıtta Thrasymedes adlı bir kişinin eseri "Dolichenian Tanrısı"na adadığı belirtiliyor. Araştırmacılar bu ifadenin Jüpiter Dolichenus'u işaret ettiğini belirledi.
Keşfi önemli kılan nokta ise kalede bu tanrıya ait olduğu düşünülen başka eserler daha önce bulunmasına rağmen, tanrının adını açıkça taşıyan ilk yazılı kanıtın ortaya çıkmış olması. Böylece Jüpiter Dolichenus kültünün Apsaros'taki Roma garnizonunda varlığı doğrudan doğrulanmış oldu.
Jüpiter Dolichenus'un kökenleri, antik Kommagene'deki Doliche kentine, yani günümüzde Gaziantep'in bulunduğu bölgeye uzanıyor. Yerel bir fırtına tanrısından gelişen kült, Roma dünyasına yayıldı ve özellikle MS 2. ve 3. yüzyıllarda askerler arasında oldukça popüler hale geldi. Tanrı genellikle bir boğanın üzerinde, askeri kıyafetlerle ve elinde yıldırım ile çift ağızlı balta tutarken tasvir ediliyordu.
Altın levhanın bulunduğu bölgede dikkat çeken başka bir eser daha ortaya çıkarıldı. Arkeologlar boğanın üzerinde duran bir kartalı gösteren bronz figür buldu. Boğa ve kartal, Jüpiter Dolichenus'un tasvirlerinde kullanılan önemli semboller arasında yer alıyor.
Bu iki buluntu, Roma kalesinin içinde veya yakınında Jüpiter Dolichenus'a ayrılmış bir tapınma alanının bulunmuş olabileceği ihtimalini güçlendirdi. Ancak arkeologlar henüz tanrıya ait olduğu kesin olarak belirlenmiş bir tapınak yapısına ulaşamadı.
Apsaros Kalesi, Roma döneminde Karadeniz kıyısından Kafkasya'nın iç bölgelerine uzanan stratejik güzergâhı kontrol etmek amacıyla kurulmuştu. İkinci yüzyılda kaleyi ziyaret eden Roma valisi Arrian'ın kayıtlarında burada beş kohort askerin konuşlandırıldığı aktarılıyor. Yaklaşık 2 bin yıl önce bir kişinin tanrısına sunduğu küçük altın levha, şimdi bu askerlerin dini yaşamına ilişkin ilk doğrudan yazılı kanıtlardan birini oluşturuyor.