İstanbul Büyükçekmece’de 2024 yılında denizde elleri ve ayakları bağlanmış, halıya sarılı halde cansız bedeni bulunan Sedef Güler’in annesi Gülizar Sezer, tehdit mesajları aldıklarını söyleri. Gülizar Sezer, kızının ölümüne ilişkin davada yeni isimleri ve dosyadaki eksiklikleri gündeme getirmesinin ardından tehdit edildiğini açıklarken mesajların diğer kızının telefonuna geldiğini belirtti. ‘ADALET İSTİYORUM’ Cumhuriyet’e konuşan Gülizar Sezer, delil niteliğindeki halının kendisine “kişisel eşya” olarak teslim edilmesinin gözdağı olduğunu söyledi. Sezer, halının gönderilmesine tepki göstermek için geçen hafta yapılan eylemden sonra tehdit mesajlarının geldiğini dile getirerek “Bana doğrudan değil, diğer kızım üzerinden gönderildi.
Eylemlerden sonra da yine aynı şekilde kızımın telefonuna tehdit mesajları gelmeye başladı. Beni başından beri diğer kızım üzerinden susturmaya çalışıyorlar. ‘Sus, sesini kes, bu işi kurcalama. Elindekinden de olursun’ diyorlar.
Kızıma ‘Annenle seni de gömeceğiz’ diyorlar. Kardeşinin mezarını rahat bırakmayacaklarını söylüyorlar. Hem kardeşini kaybetti hem sürekli tehdit ediliyor.
Sedef’ime geç kaldılar, bu çocuğuma geç kalınmasına izin vermeyeceğim. Artık çocuğumu dışarı çıkaramaz hale geldim” diye konuştu. Tehditlerin, dosyada adı geçtiğini öne sürdüğü ancak kamuoyuna yansımayan kişilerden söz etmeye başlamasının ardından yoğunlaştığını ifade eden Sezer, “Çocuğumun üzerinde bulunan DNA örnekleri, kan izleri var.
Dosyada bir cinayetten daha bahsediliyor. Benim çocuğumun katilini yurtdışına kaçıran şahıs serbest. Bunların üzerine gittiğim için beni susturmaya çalışıyorlar” ifadelerini kullandı.
Tehditlerle ilgili suç duyurusunda bulunduklarını aktaran Sezer, kızının dosyasında hâlâ aydınlatılması gereken çok sayıda nokta bulunduğunu söyledi. Sezer, davanın kapatılmasına izin vermeyeceğini vurgulayarak, “Bu dosyada çok karanlık eller ve ortaya çıkmasını istemedikleri gerçekler var. Ben yalnızca kızım için adalet istiyorum” dedi.
İSTİNAFA TAŞINDI Sedef Güler dosyasında mahkeme, Yavuz Güngör için “kadına karşı kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet, Fırat Baykara’ya ise 18 yıl hapis cezası verilmesine hükmetmişti. Yavuz Güngör’ü yurtdışına kaçırmaya çalışan ve iddianamede “suçluyu kayırma” suçlamasıyla yer alan firari sanık Yiğit Hüseyin Ayvalık hakkında da yargılanmasının devamına ve tevkif kararı verilmişti. Geçen ay ise dosya istinaf mahkemesine taşındı.