sondakika.com
Son Dakika

30 Ağustos’u kimler kutlamaz?

II. Viyana Kuşatması’nda başlayan 238 yıllık geri çekilme Mustafa Kemal ve askerlerinin olağanüstü mücadelesiyle Sakarya Meydan Savaşı’nda durduruldu.

Fotoğraf: Cumhuriyet

II. Viyana Kuşatması’nda başlayan 238 yıllık geri çekilme Mustafa Kemal ve askerlerinin olağanüstü mücadelesiyle Sakarya Meydan Savaşı’nda durduruldu. Düşmanın bütünüyle püskürtülmesi için stratejik planlama yapıldı ve 26 Ağustos’ta başlayan Büyük Taarruz, 30 Ağustos’ta Türk milletinin sömürgecilere ve işgalci ortaklarına karşı kesin zaferini duyurdu.

Böylesi büyük bir zaferi içimizde görünen ama gerçekte bizden olmayanlar kutlayamıyorlar. Kim bunlar? “NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!” DİYEMEYENLER Yaklaşık üç asırdır sömürgecilerin bölücü etnik propagandalarına maruz kalan ve sonunda kendini aslî gövdesinden ayrı konumlandıranlar, Türklük kavramıyla sorunu olanlar zaferimizi kutlayamaz.

Mustafa Kemal ’in Söylev ’deki ifadesiyle, Türk ulusuna karşı asırlar boyunca kurgulanan suikastın belgesi niteliğindeki Sevr Antlaşması, her ne kadar ardındaki niyeti gizlemek istercesine “barış” sözcüğünü içerse de tam bağımsızlık uğruna canını vermiş ve hala ölmeye hazır Kuvayımilliyecilerce reddedilmiştir. Mustafa Kemal’in öngördüğü gibi dağılan Osmanlı İmparatorluğu’ndan çıkarılan Türk yurdunun tapusu olan Lozan Antlaşması ’yla Türklerin topraklarında sömürgecilerin, yayılmacıların ve işbirlikçilerinin barınamayacağı duyurulmuştur. Türk ulusunu bir arada tutan harç ise “Ne mutlu Türküm diyene!” sözünde karşılığını bulur.

“Kürt siyasi hareketi” başlığı altında terör örgütü PKK’yı destekleyenler, destekleyenleri hoş görenler, I. Dünya Savaşı’nda Türk topraklarına saldırı düzenleyenlerin amacını bugün sistematize ederek farklı misyonlarla taşıyan emperyalistlerin işbirlikçileri, BOP eş başkanları ve proje ortakları 30 Ağustos’u kutlamaz. “YETMEZ AMA EVET”Çİ LİBERALLER “Askeri vesayet” diye diye “ordu-millet” tanımının ortadan kaldırılması için ellerinden geleni yapan FETÖ’cüler, “Ne istedilerse veren” Cumhuriyet karşıtları, güce tapan çıkarcılar Türk ulusunu bu topraklarda tutan 30 Ağustos’u kutlamaz.

TSK’nın onurlu subaylarına karşıdüzenlenen Ergenekon, Balyoz gibi kumpaslarda Taraf, Radikal vb. sözde basın, özde FETÖ ve BOP propaganda organlar ının yegâne temsilcileri, sözde aydın kimlikleri üzerinden örgütlü bir biçimde, yıllar boyunca topluma yalan, yanlış haber ve bilgi pompalayanlar bu zaferi kutlamaz. Zafer anmalarını ve kutlamalarını, “aşırı militarist” bulanların asıl sorun ettikleri şey, çok sevdikleri küresel emperyalizme, egemen güç odaklarına karşı böyle bir zaferin elde edilmiş olmasıdır. Onlar Türk ulusuna; ordusu, eğitimi, toplumdaki hassasiyetleri üzerinden yapılanlara onay vermek üzere her fırsatta kendilerini sömürgecilere sevdirmek için “Evet!” diye haykırdılar.

Ulusal/üniter devlet yapısına; insanların zihinlerini, düşüncelerini, benliklerini ve belleklerini istismara karşı korumaya çalışan devrimlere karşı atılan her olumsuz adımı desteklediler. Ancak yine de yapılanları yeterli bulmadılar. Türklüğün Anayasadan çıkarılmasına kadar mücadelelerinin devam edeceği de aşikâr.

İDEOLOJİSİZ, KEMİKSİZ, DEĞİŞKEN SİYASETÇİLER Karşı devrim adına, tarihî ve siyasi bilinçten yoksun bir biçimde, Türk ulusunu küllerinden yaratan büyük mücadeleyi kimi zaman ya görmezden geldiler ya da önemini hafifletmeye çalıştılar. Büyük Zafer için yapılması gereken kutlamalar, törenler çoğunlukla bağlamından koparıldı ya da türlü bahanelerle iptal edildi. Çekinmeden yurt dışındaki temsilciliklerde kutlanmaması için talimat verildiği bile gazetelere yansıdı.

Kişisel geleceklerini egemenlerle iş birliğine bağlayan “aidiyetsizler”, kendi çıkarlarını her şeyden üstte tuttuklarından emperyalist dostlarına karşı kazanılan ve yalnız vatanseverlere özgülenebilecek böyle tarihî bir başarıyı doğal olarak kutlamadılar; kutlamazlar. DİN İSTİSMARCILARI Osmanlı’nın özellikle son döneminde unutturulan Türk kimliğinin taşıdığı evrensel değerler, 30 Ağustos zaferinden bir süre sonra ilan edilen Cumhuriyet ile yeniden hayata geçirildi. Böylece insanların maneviyatlarını sömürerek bundan çıkar sağlayanlar, dini duyguların istismar edilmesini engelleyen Devrim Yasaları ’nın yolunu açan bu büyük zaferi ve devrimci büyük başkomutanını kutlamazlar.

İnsanlarımızı uygarlıktan, bilimden, eğitimden, gelişimden uzak tutarak onları hurafelerle donatmak isteyenlerin; İslam’da olmayan aracılık mertebeleri uydurarak dünyeviden uhreviye köprü olduğunu ileri sürenlerin; adeta ölülerin kayıkçısı Kharon ’a verilen altın sikkeler gibi haraç toplayarak hiç çalışmadan hayatlarını sürdürenlerin; gerçekte “cinsel istismar” ve “tecavüz” denmesi gereken çocuk yaşta evliliği olağan görenlerin; kadınların kamusal alanda görünürlüğüne karşı çıkarak köleliğin bu formda sürmesini isteyenlerin; yollarına kafası çalışan kimseler çıkmasın diye okulların yerine tarikat yuvalarını övenlerin; iktidarda ve devlet kurumlarında varlıklarına alan açarak cehalete kurumsallık kazandırmak isteyenlerin; bireyi ve hür iradesini hiçe sayan, bunun yerine yanmayan kefen, cennete götüren tabut, rüyada peygambere arkadaş eden takunya satabilecekleri halk kitleleri üreten zifiri karanlığın sürmesini arzulayanların 30 Ağustos’u kutlamaları beklenemez! FETÖCÜ SAHTE TARİHÇİLER “Keşke Yunan galip gelseydi.” demekle kalmayan, “30 Ağustos zafer değil, yenilgidir.” diyecek kadar kimliğini, amacını ortaya koyan, aklı kendinden menkul, tarihçi olmadığı halde tarihçi gibi davranarak, emperyalist yalanları aktaran, işgalci propagandalarını tekrar eden Kadir M. gibi provokatörler; FETÖ’ye yalnız kendini değil, kitaplarını da adayan FETÖ sempatizanı, aidiyetsiz kişiler, tarihçi olmadığı halde öyleymiş gibi davrananlardan Mustafa A. gibi tarih bezirgânları Türklerin bu büyük zaferini kutlamaz. Çünkü bu zafer Türk ulusunundur.

Kendini tam anlamıyla Türk ulusunun bir parçası olarak görmeyenler bu zaferin yarattığı mutluluğu ve coşkuyu hissedemez. Atatürk’ün dediği gibi “Zafer, zafer benimdir diyebilenindir.” BAŞKOMUTANLIK MEYDAN MUHAREBEMİZ İLE KAZANILAN ZAFER BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN! Varlığını Türk varlığına armağan edenlerin, emperyalistlere ve işgalci ortaklarına karşı verilen bu onurlu mücadelenin aklını ve ruhunu taşıyanların; kişisel ve dönemsel çıkarlarını değil, vatanını her şeyin üstünde görenlerin, ulusumuzu dirilten ve ülkemizi kuran Mustafa Kemal Atatürk’e tüm benliğiyle bağlı olanların; bilime ve bilgiye, gerçek eğitime ve eğitimliye saygı duyanların, ulusal belleğimiz olan arşivlere sahip çıkanların, belgeleri ve bilgileri tahrif etmeden, bilimsel etik ve terbiye ile okuyanların 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlu olsun.

Tek Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk’ün ve askerlerinin ruhu şad olsun.

Kaynak

Haberin tamamı, güncellemeleri ve fotoğraf galerisi için Cumhuriyet sayfasına gidin.

www.cumhuriyet.com.tr · Haberi kaynağında oku

Gündem haberleri

Tümü