Şanlıurfa’da 5,4 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Sarsıntı Diyarbakır, Mardin ve Elazığ’da da hissedildi. Depremin ardından açıklama yapan Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak, kentte can kaybı ve yıkım olmadığını belirtti.
Prof. Dr. Süleyman Pampal: Bu Deprem Sürpriz Değil
Deprem Uzmanı Prof. Dr. Süleyman Pampal, Şanlıurfa ve çevresinin önemli fay zonlarının etkisi altında olduğunu belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:
“Güneydoğu Anadolu bindirme zonu dediğimiz zonun tam da üzerinde bulunan bir bölge. Güneyde Arap levhası, kuzeydeki Anadolu levhasıyla sınır yani biraz hemen yakın, kuzeybatısından Doğu Anadolu Fayı geçiyor. Çelikhan, Urfa'ya çok yakın. Çelikhan'dan başlayıp Hatay'a kadar 6 Şubat'ta kırılan, 400 kilometreye yakın fayın ürettiği 7-8'lik deprem ve onun çevresindeki tali faylar. İkinci deprem 7,6'lık Çardak Fayı gene Çelikhan'a kadar geliyor. İşte Çelikhan hemen Urfa'ya yakın. Bir taraftan Doğu Anadolu Fayı'nın üreteceği depremlerin etkisi altında bu bölge. Daha önemlisi hemen bu Çelikhan civarından bir dirsek yaparak Hakkari civarından Körfez'e, Basra Körfezi'ne kadar inen Bitlis-Zagros ya da Güneydoğu Anadolu bindirme zonu dediğimiz zon. Yani levha sınırı. Çarpışma, kara kara, kıta kıta çarpışmasının gerçekleştiği, halen devam ettiği ve buna bağlı olarak ters fayların, bindirme dediğimiz fayların bulunduğu bir bölge. Burada bu türden depremler, hatta daha büyük depremleri her zaman bekleriz. Yani bizim için sürpriz bir deprem değil. Bundan sonra olursa o da sürpriz sayılmamalı.”
5,4’LÜK DEPREM HASAR OLUŞTURABİLİR Mİ?
5,4 büyüklüğündeki depremin hasar oluşturma potansiyeline ilişkin değerlendirmede bulunan Pampal, Türkiye'deki depremlerin genellikle sığ olduğunu belirtti:
“Türkiye'nin tüm depremleri aşağı yukarı 7-8 kilometre odak derinliğine sahip çok sığ depremler. Dar alanda yıkıcı etki üreten depremler bunlar. Bu depremi Kandilli 5,8 verdi, AFAD 5,4 verdi. Bu, bölgenin yapı stoku dikkate alınırsa kırsal kesimin, kerpiç yapılarında bir miktar hasara neden olabilir. O bakımdan özellikle kırsal kesimde çalışmaların yoğunlaştırılmasında yarar olabilir. Ama normal şartlarda hasar yapıcı bir deprem değildir. Yani yapılar depreme dayanıklı olduğu varsayıldığı takdirde. Ama bizim ülkemizin yapı stokunun gerçeği böyle değil maalesef. O bakımdan kırsal kesimde, kırsal köylerde bir miktar hasar muhakkak ki oluşur. Yani umarım can kaybı, yaralanmaya yol açmaz ama az ve orta hasarlı binalara rastlamak mümkündür.”
ŞANLIURFA’DA ZEMİN YAPISI DEPREMİN ETKİSİNİ DEĞİŞTİRİR Mİ?
Pampal, aynı büyüklükteki bir depremin farklı bölgelerde farklı hissedilebileceğini belirterek Şanlıurfa'nın zemin yapısına ilişkin şu bilgileri verdi:
“Şanlıurfa'da belli bölgelerin dışında zemin fena değildir. Kireçtaşı ağırlıklı formasyonlar vardır. Bir de Şanlıurfa'nın Bozova ilçesi biliyorsunuz, Atatürk Barajı'nın gövdesinin bulunduğu bölge. Yani çok yakındır. Bozova'nın hemen yakınında, Fırat Nehri'nin üzerinde ve o nedenle barajın yeri tespit edildiğinde bölgede çalışmalar yapmıştık. İTÜ'den arkadaşlar daha çok o bölgeyi çalıştılar ve barajın gövdesi için baraj yeri olarak seçilen yerde daha sonra ayrıntılı incelemeler sırasında Bozova Fayı'nın, aktif bir fayın varlığı tespit edildiği için baraj geriye, kuzeye doğru yeri değiştirildi ve maalesef 4-5 kat daha büyük gövde hacmi, dolgu hacmi yapılarak masraflı hale geldi ama yani bu fayın üzerine de baraj yapamazsınız. Burada Bozova Fayı oldukça büyük deprem üretme potansiyeli olan aktif bir fay. Urfa civarında aktif faylar var. Maalesef bu türden depremler olacak.”