ABD'de sol görüşlü Abdul El-Sayed'in Michigan ön seçimindeki zaferi neden tartışılıyor?
- Yazan,BBC News TürkçeBildirdiği yer,Londra
- Yazan,BBC News Türkçe
- Bildirdiği yer,Londra
- Yayın tarihi7 dakika önce
- Okuma süresi 2 dk
ABD Başkanı Donald Trump, Mısır göçmeni bir ailenin çocuğu olan Abdul El-Sayed'in de yarıştığı Michigan eyaletinde yapılan ön seçimin sonuçlarının Amerikan yaşam tarzını yok etme tehlikesi yarattığını öne sürdü.
Michigan'daki seçim Demokrat Parti'nin Kasım'daki ara seçimlerde yarışacak adaylarını belirlemek amaçlı yapıldı.
Sol eğilimli Demokrat aday El-Sayed, merkezde bir siyaset izleyen aynı partiden rakibi karşısında seçimi kazandı.
Kırk bir yaşındaki doktor; sağlık hizmetlerinin ücretsiz olması, İsrail'e yapılan koşulsuz yardımın sona erdirilmesi ve Trump'ın yasa dışı göçle mücadelesinde ön saflarda yer alan federal göçmenlik kurumu ICE'ın lağvedilmesi vaatleriyle kampanya yürüttü.
El-Sayed Kasım'da seçilmesi halinde, ABD Senatosu'nda görev yapan ilk Müslüman olacak.
Bu seçim Demokrat Parti'nin 2028 başkanlık seçimleri öncesi nasıl bir siyasi yönelim içine gireceği bağlamında da tartışılıyor.
El-Sayed kampanya süresince Demokrat Parti içindeki solcu siyasetçilerin desteğini aldı.
- Çerçeve yasa teklifi Meclis'te: Kimleri kapsıyor, hangi koşullar aranacak?
- FIFA Başkanı Infantino özür diledi
- 12 maddelik çerçeve yasa teklifinde neler yer alacak?
- Bir milyon euro ikramiye çıkan ve çöpe atılan bilet iki gün sonra bulundu
Bernie Sanders, Elizabeth Warren ve Alexandria Ocasio-Cortez gibi önde gelen isimlerin desteğiyle sol bir program üzerinden kampanya yürüttü.
Demokrat Parti'nin liderliğinin desteğini alan rakibi Haley Stevens karşısında zafer elde etti.
BBC'nin Kuzey Amerika muhabiri Anthony Zurcher, doktor olan El-Sayed'in katıldığı tartışmalarda ve mitinglerde daha yetenekli bir aday olduğunu kanıtladığına işaret etti.
Onun bu ön seçimi kazanmasının; devlet destekli sağlık sigortası, ilaç maliyetlerini düşürme çabaları, zenginlerden daha yüksek vergi alınması gibi politikalara Demokrat parti seçmenin sıcak baktığını gösterdiğini de değerlendirdi.
Sayed'in kampanyasının temeli olan "siyasetten parayı al, parayı halkın cebine koy" sloganı, sol eğilimli adaylar arasında sıkça kullanılan bir söylem haline geldi.
Abdul El-Sayed'in Kasım ayındaki ara seçimde Cumhuriyetçi Parti'den rakibi karşısında ne sonuç alacağı, 2028 başkanlık seçimlerini dahi etkileyebilir.
Çünkü Michigan'daki yarış, sol eğilimli bir adayın, oyların başa baş olduğu kritik bir eyalette alacağı sonuç açısından da izlenecek.
Şayet Kasım'daki ara seçimi Sayed kazanırsa, Demokrat Parti'nin sol kanadının eli, 2028 başkanlık seçiminde solcu bir adayın gösterilmesi konusunda güçlenebilir.
ABD Başkanı Donald Trump, Çarşamba günü yaptığı bir konuşmada, Michigan seçimlerini kendi tabanını sağlamlaştırmak için siyasi bir argümana dönüştürdü.
Trump, Demokrat Parti'deki solcuların sinsi bir komünizm tehdidini temsil ettiğini ve Amerikan yaşam tarzını yok etme tehlikesi yarattığını öne sürdü.
Bu sonuçların, Kasım ara seçimleri öncesinde Demokrat Parti için potansiyel olarak tehlikeli bir değişime işaret ettiğini savundu.
Abdul El-Sayed'i de hedef alan Trump, "İsrail'i sevmiyor. Yahudileri sevmiyor. Onlardan nefret ediyor. Kalbinde yanan bir tutkuyla onlardan nefret ediyor" dedi.
El-Sayed kampanya süresince antisemitizmi kınadı.
Bununla birlikte İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırısı ve Filistin topraklarını işgaline yönelik eleştirilerin antisemitizmle bir tutulmaması gerektiğini savundu