Martin Luther King Jr.’ın 28 Ağustos 1963’te “Bir Hayalim Var” konuşmasını yaptığı Lincoln Anıtı önünde 63 yıl sonra binlerce kişi bu kez “March on Washington 2026: Defend the Vote – Washington Yürüyüşü 2026: Oyu Savun” çağrısıyla bir araya geldi.
Reuters ve Associated Press katılımı “binlerce” olarak bildirirken, yürüyüşü düzenleyen koalisyona 90’dan fazla ulusal ve yerel örgüt katıldı. National Action Network Başkanı Al Sharpton, özellikle güneydoğu eyaletlerinden binlerce sivil haklar aktivistinin otobüslerle Washington’a geldiğini söyledi.
Lincoln Anıtı’ndaki programın konuşmacıları arasında Vermont Senatörü Bernie Sanders, Temsilciler Meclisi üyesi Alexandria Ocasio-Cortez, Virginia Valisi Abigail Spanberger, New York milletvekili Yvette Clarke ile sivil haklar örgütlerinin yöneticileri yer aldı.
“Oyu savunmak demokrasinin temelini savunmaktır”
Yürüyüşün eş başkanlarından, Martin Luther King Jr.’ın oğlu Martin Luther King III, “Oyu savunmak demokrasimizin temelini savunmaktır” dedi; babasının konuşmasından 63 yıl sonra Washington’a yalnızca geçmişi anmak için değil, harekete geçmek için geldiklerini söyledi.
King III ve Arndrea Waters King’in yönettiği, demokratik katılım ve ekonomik adalet alanında çalışan Drum Major Institute, yürüyüşün iki ana düzenleyicisinden biriydi.
Diğer ana düzenleyici, Rahip Al Sharpton tarafından kurulan ve oy hakkı, polis hesap verebilirliği ve ırk ayrımcılığı alanlarında çalışan National Action Network (NAN) oldu.
Sharpton, “Oy hakkı gücümüzün temelidir ve eyalet meclislerinde parça parça aşındırılıyor” dedi; “Oy zayıfladığında diğer bütün haklar da kırılganlaşır” ifadelerini kullandı. AP’ye de bu yıl ilk kez Yüksek Mahkeme’nin Oy Hakkı Yasası’nın temel korumalarından birini etkisizleştirmesinin ardından yürüdüklerini söyledi.
Siyah, Latin ve emek örgütleri aynı platformda
Yürüyüş koalisyonunda ABD’nin başlıca siyah yurttaş hakları kuruluşları yer aldı.
NAACP, 1909’da ülkenin kurulmuş en eski ve en büyük siyah yurttaş hakları örgütlerinden biri. National Urban League, Afrikalı Amerikalıların eğitim, istihdam ve ekonomik hakları için çalışan ülke çapındaki en büyük ağlardan; National Council of Negro Women siyah kadınları temsil eden ulusal çatı örgütü, National Coalition on Black Civic Participation ise siyah seçmenlerin siyasal katılımına odaklanıyor.
Koalisyona ABD’nin en eski Latin yurttaş hakları örgütlerinden LULAC ile ülkenin en büyük Latin sivil toplum ağlarından UnidosUS da katıldı.
Emek hareketini ise yaklaşık 1,8 milyon üyeli American Federation of Teachers (AFT) ile federal kamu çalışanlarının en büyük sendikalarından biri olan American Federation of Government Employees (AFGE) temsil etti. Hukuk örgütleri, kiliseler ve yerel seçmen girişimleri de yürüyüşü destekledi.
Talepler: Oy Hakkı Yasası’nın güçlendirilmesi
Sivil haklar hukuk kuruluşu Legal Defense Fund’ın (LDF) Başkanı Janai Nelson, Kongre’den federal oy hakkı korumalarını güçlendirmeyi amaçlayan John R. Lewis Voting Rights Advancement Act tasarısını kabul etmesini istedi.
Nelson ayrıca eyalet düzeyinde oy hakkı yasalarının çıkarılması ve Yüksek Mahkeme için “bütünlük, hesap verebilirlik ve tarafsızlık” sağlayacak reformların gündeme alınması çağrısında bulundu.
NAACP Başkanı Derrick Johnson da Trump yönetiminin postayla oy kullanımına ilişkin düzenlemelerine karşı, “Halkın sesinin susturulmasına seyirci kalmayacağız” dedi. NAACP ile Lawyers’ Committee for Civil Rights Under Law ve Black Voters Matter, yönetimin postayla kullanılan oylara ilişkin düzenlemesine karşı yargıya başvuran kuruluşlar arasında yer alıyor.
Yürüyüşün başlıca hedeflerinden biri Yüksek Mahkeme’nin nisanda verdiği Louisiana'ya karşı Callais kararıydı.
Karar, 1965 tarihli Oy Kullanma Hakkı Yasası'nın 2. Maddesindeki seçim çevrelerinin düzenlenmesinin kullanılabileceği alanı daralttı. Ardından Cumhuriyetçilerin yönettiği bazı Güney eyaletleri Kasım ara seçimlerinden önce Kongre seçim çevrelerini yeniden haritalamaya başladı.
Louisiana’da siyahlar nüfusun yaklaşık yüzde 33’ünü oluşturuyor. Eyaletin altı Kongre bölgesinden ikisinin siyah çoğunluklu olması öngörüldüğü halde, Yüksek Mahkeme ikinci bölgenin oluşturulmasında ırka aşırı ağırlık verildiğine hükmetti.
Karardan etkilenen Demokrat Temsilciler Meclisi üyesi Cleo Fields, kendi bölgesinin parçalanması üzerine, “Yalnızca sınırları yeniden çizmekle kalmadılar" ve yüz binlerce siyah aileye “söz ve karar haklarının her an ellerinden alınabileceği” mesajının verildiğini savundu.
Alabama milletvekili Shomari Figures de çoğunluğu siyah seçmenlerden oluşan bölgesinin yeniden bölgelendirme planlarının hedefinde olduğunu söyledi. Figures, Montgomery’de başlayan 1955 otobüs boykotundan Sivil Haklar Yasası ve Oy Hakkı Yasası’na uzanan mücadeleyi hatırlattı.
Oy hakkının yanında ekonomik ve sosyal talepler
Yürüyüşün resmî çağrısı oy hakkının yanı sıra fırsat eşitliğinin korunmasını ve ekonomik olarak onurlu bir yaşamı da temel hedefler arasında saydı.
Yürüyüşü düzenleyenler bu başlık altında adil ücret, ulaşılabilir konut, sağlık hizmetleri ve gıda güvenliği taleplerini sıraladı. Sharpton, Trump yönetiminin göç politikaları ile Sağlık Yardımı (Medicaid) ve Karşılanabilir Bakım Yasası'nın (Affordable Care Act) sağladığı sağlık sübvansiyonlarından yapılan kesintilerin de farklı toplumsal kesimleri yürüyüşte buluşturduğunu söyledi.
Trump yönetimi ve Cumhuriyetçiler seçim kurallarındaki değişiklikleri seçim güvenliğinin artırılması, seçmen kimliklerinin doğrulanması ve seçim sistemine güvenin güçlendirilmesi gerekçeleriyle savunuyor.
Cumhuriyetçi yönetimler, yeniden seçim çevresi davalarında bölgelerin oluşturulmasında ırkın belirleyici ölçüt hâline getirilmesinin Anayasa’nın eşit koruma ilkesine aykırı olduğunu ileri sürüyor.
Trump yönetimi ayrıca posta yoluyla oy kullanmanın seçim güvenliği açısından risk oluşturduğunu savunurken, sivil haklar ve seçmen örgütleri ise kitlesel posta oyu sahtekârlığına ilişkin kanıt bulunmadığını ve federal yürütmenin eyaletlerin seçim yetkilerine müdahale ettiğini belirtiyor.
28 Ağustos 1963’te “İş ve Özgürlük İçin Washington Yürüyüşü”ne katılan yaklaşık 250 bin kişi Lincoln Anıtı önünde toplanmış, Martin Luther King Jr. burada ünlü “Bir Hayalim Var” konuşmasını yapmıştı.
Yürüyüşü izleyen dönemde ABD toplumsal ve siyasal tarihinin dönüm noktaları arasında sayılan 1964 Sivil Haklar Yasası ile 1965 Oy Hakkı Yasası kabul edildi.
2026 yürüyüşünün organizatörleri de 28 Ağustos tarihini bu tarihsel bağ nedeniyle seçtiklerini belirterek buluşmayı yalnızca bir yıl dönümü anması değil, oy hakkının korunmasına yönelik yeni bir seferberlik olarak tanımladı.