Abdulkadir Selvi'nin Hürriyet Gazetesi'ndeki yazısı şu şekilde
15 Temmuz’dan 3 gün sonraydı. Hürriyet Gazetesi Ankara Temsilciliği’nin güvenlik görevlileri “Eski bakanın korumaları size bir zarf bıraktı” diye aradılar. Getirmelerini söyledim.
İdris Naim Şahin alelacele bir açıklama yazıp göndermişti. 15 Temmuz darbe girişimini kınıyordu. Ülkenin darbe şartlarına getirildiğini belirterek, darbeyi püskürtmüş olan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a da laf sokuyordu. Ondan kim açıklama istemiş, kim görüşüne başvurmuş, niye böyle bir açıklama yapmış diye düşündüm dersem yalan olur. Hiç düşünmedim. Kızgınlıkla yırtıp attım. Kısa bir süre önce Zaman gazetesinin önüne koşup desteğe gittiği FETÖ’cüler darbeyi yapmış ama o hâlâ 15 Temmuz’a FETÖ darbesi diyemiyordu. Koluna saatini taktığı firari FETÖ’cü Ekrem Dumanlı’ya toz kondurmuyordu. Bir de darbeler kötüdür diye bir şeyler yazıp göndermişti.
(Eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, ifade vermek üzere Ankara Adliyesi’ne böyle gelmişti)
Senin desteklediğin, bakanlığın döneminde önemli görevlere atadığın FETÖ’cüler darbeyi yaptı, onlara hâlâ bir çift laf edemiyorsun diye aramayı düşünmedim değil. Ama değmezdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ordu mitinginde bu şahıs için “Bu seçimde buradan büyükşehir belediye başkan adayı olamayınca, istifa edip ayrıldı. Niye biliyor musunuz? Onun da şantaj kasetleri var. Onu da açıklayacaklar diye korkarak gitti, biliyorum” demişti.
Gerçeklerin er ya da geç ortaya çıkmak gibi bir huyu vardır derler. İdris Naim Şahin’in rezillikleri bir bir ortaya çıkmaya başladı.
Alihan Kuriş operasyonunda İdris Naim Şahin’e tahsisli araçla Hilmi Tuna Kuriş yurtdışına kaçmaya çalışırken yakalandı. Ondan sonra İdris Naim Şahin adına bakanlığı döneminde özel kaleminde çalışan Ömür Yücel üzerine tahsisli iki aracın daha olduğu tespit edildi. Bu araçlarla şantaj amacıyla fuhuş yaptırılmak üzere Berarus’tan getirilen kadınların taşındığı ortaya çıktı.
Meğer o araçlarla Belarus uyruklu kadınlar taşınmış. Bu kadınları Türkiye’de pazarlayan şahıs ise İdris Naim Şahin’in “Tanırım” dediği birisiymiş. Eski bakanın tanırım dediği kişinin mesleği devletin kayıtlarında fuhuş için Türkiye’ye getirdiği kadınları yüksek mevkilerdekilere sunup, kaydettiği görüntülerle şantaj yapmak. Bu mesleğin adını söylemeye gerek yok. Peki bunu nereden öğreniyoruz? İdris Naim Şahin’in savcılıkta verdiği ifadesinden.
Hem savcılıkta yöneltilen soruyu hem de İdris Naim Şahin’in savunmasını aynen aktarmak istiyorum.
“Soru-14.09.2011 tarihinde İstanbul muhabere Elektronik Şube Müdürlüğüne yapılan ihbar içeriğinde özetle; ‘Rüşvet ve Fuhuş Organizasyonunun içerisinde bulunan Süleyman Hilmi Kalcı isimli şahsın bazı elektronik firmaları arasında bağlantı kurarak ihale karşılığında firmalardan alınan paraları Ankara’daki iş bitiren üst düzey insanlara dağıttığı, Belarus’a gittiğini ve orada ayarladığı kadınları fuhuş için Türkiye’ye getirdiği, evine davet ettiği bürokratları gizli kamera ile görüntülediği ve bu görüntüler ile şantaj yaparak birçok kamu ihalesini istediği şahısların almasını sağladığı,bu işlerin getir götür işlerini Mehmet Özmen’in yaptığını, elektronik şirketlerin ihalelerini Nevzat Büküm’ün yaptığı’ şeklinde belirtilmiştir. İhbar içeriğinde adı geçen Mehmet Özmen isimli şahsın, size tahsisli araç ile Hilmi Tuna Kuriş ve Erhan Yılmaz isimli şahısları yurt dışına kaçırmak üzere hareket ettiği değerlendirilmiş, adı geçen şahısları naklederken 21.08.2026 tarihinde yakalanmışlardır. Konuyla ilgili savunmanızı yapınız.
Ama iş burada bitmiyor.
İdris Naim Şahin bakan olduğu dönemde özel kaleminde çalışan ve tahsisli iki aracı kullanan Ömür Yücel ise ifadesinde bakanın talimatıyla vize almaya çalıştığı Belaruslu kadınların isimlerini veriyor.
“Cennet Çalışmış isimli şahıs Belarus’taki Türk Konsolosu olarak bildiğim şahıstır. Bu yazışmaları hatırlıyorum. Tamamı bana aittir. İdris Naim Şahin’in arkadaşı olan Belarus’ta yaşadığını bildiğim Alex (Süleyman) tarafından iletilen konularla alakalı kendilerine yardımcı olunabilir mi diye konsolosumuz ile yapmış olduğum yazışmalardır. Tüm bu yazışmaları İdris Naim Şahin’in bilgisi dahilinde aracı olarak ben gerçekleştirdim.
Bu yazışmalarda Fatma Ovezova, Gulsum Ovezova, Gulnara Bahımora isimli şahıslar adına Türkiye’ye giriş vizesi Belarus Konsolosu ile bu konuda yazıştım. Bu yazışmalar sonucunda bu 3 kişinin vize başvuruları reddedildi.Ben bu yazışmalarda yardımcı olunması konusunda İdris Naim Şahin’in bilgisi dahilinde gerçekleştirdim.”
Bu arada İdris Naim Şahin’e tahsisli araç kaza yapıyor. Sorgusunda bu da soruluyor. Eski bakan ne cevap veriyor? Takip edelim. “8 Ağustos 2026 tarihinde benim adıma tahsisli 34 EMT 156 plakalı aracın kaza yaptığını bana Ömür Yücel söyledi. Bu aracı daha önce yukarıda anlattığım gibi Belarus’tan gelen misafirlerim kullanıyordu. Süleyman Hilmi Kalcı’nın bu kişilerle irtibatlı olduğunu tahmin ediyorum.”
Yukarıda Belarus’ta Alex olarak bilinen Süleyman Hilmi Kalcı’nın mesleği anlatılmıştı. Bakanın aracı onunla irtibatlı olan Belaruslu ‘misafirler!’ için kullanılyormuş.
Belarus’tan getirdiği kadınlara şantaj amaçlı olarak fuhuş yaptıran Alex rica ediyor. Türkiye Cumhuriyeti’nin İçişleri Bakanı olan İdris Naim Şahin de onların vizelerinin verilmesi için devreye giriyor. Bunlar resmi kayıtlara girenler. Ya bir de girmeyenler...
Peki bu kadınlar hangi şantaj olayında kullanıldı?
Rezil mi rezil bir durum.