Bakan Ersoy, Ahmet Halûk Dursunun aziz hatırasını yaşatmak amacıyla gerçekleştirilen Haluk Dursun Sergisi ve Belgesel Gösterimi programında yaptığı değerlendirmede, ülkenin geleceği için beslediği idealleri sahiplenerek hocanın emanetini omuzladıklarını belirtti.Dursunun tarihî milletin hafızası, kültürü ise bu hafızanın dili olarak ele aldığını ifade eden Ersoy, bu değerlerin geleceğe ulaşmasının teminatı olarak gençlere güvendiğini söyledi.Bir insanın en büyük eseri yetiştirdiği insanlardır. diyen Bakan Ersoy, Haluk Hocanın bu noktada benzersiz bir sanatkâr olduğunu belirterek öğretmeye duyduğu tutku nedeniyle öğrenmeye asla ara vermediğini vurguladı.Dursunun, gönül coğrafyasının ve medeniyet birikiminin bilinmesi gereken değerlerini kendi heybesinde topladığını ifade eden Ersoy, bir ömür vakfettiği birikimini öğrencilerine aktarmanın, anlatmanın ve anlamalarını sağlamanın mesaisini yürüttüğünü kaydetti. Ersoy, Kültür ve Turizm Bakanlığında üstlendiği görevlerde de ilmî birikimini devlet hizmetiyle buluşturduğunu belirtti.Fikirden Esere Kalıcı Bir MirasBakan Ersoy, Ahmet Halûk Dursunun kültürel kalkınmanın toplumun topyekûn harekete geçmesiyle mümkün olacağı gerçeğine vakıf olduğunu belirterek Ayasofyada yürüttüğü çalışmalardan Topkapı Sarayında başlattığı Saray Derslerine, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığının kuruluşundan gençleri tarihimizin kurucu şehirleriyle buluşturan projelere kadar attığı her adımda bu gayenin gereğini yerine getirdiğini ifade etti.Dursunun makamların geçici, fikirden esere milletine kazandırdıklarının ise kalıcı olduğunu bildiğini kaydeden Ersoy, bu kazanımları kalıcı kılacak olanların gençler olduğuna inandığını belirtti.Bu nedenle gittiği her yerde gençlerle bir araya gelmeye, onları dinlemeye ve onlarla aynı yolda yürümeye büyük önem verdiğini vurgulayan Bakan Ersoy, Bilgiyi kürsülerde bırakmadı; Anadolunun şehirlerine, üniversitelerine, müzelerine ve tarihî mekânlarına taşıdı. dedi.Türkiyenin Aydınlık Geleceğine Giden Yolun Buradan Geçtiğini Bilen Bir ÂlimdiHaluk Hocanın gençlere duyduğu derin sevgi, sarsılmaz güven ve onlara karşı taşıdığı sorumluluk bilincinin bir eğitimci ve devlet adamı olarak yürüttüğü çalışmaların özünü teşkil ettiğini belirten Ersoy, gençlerle omuz omuza durmanın ve onlarla hemhâl, hemdert olmanın Dursunun hayatında özel bir yere sahip olduğunu söyledi.Ersoy, Türkiyenin aydınlık geleceğine giden yolun buradan geçtiğini bilen ve bunun gereğini yerine getiren bir âlimdi Ahmet Haluk Dursun. ifadelerini kullandı.Bugün, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğanın liderliğinde Türkiye Yüzyılına emin adımlarla ilerlerken gençleri bu büyük yürüyüşün asli sahibi hâline getirmenin gayretini verdiklerini belirten Bakan Ersoy, sorumluluk alanlarındaki her sahada gençlerin önünü açmak; fikirden eyleme, düşünceden üretime her sürecin parçası olmalarını sağlamak için çalıştıklarını kaydetti.Yeni turizmcilerin, yeni sanatkârların ve yeni kültür insanlarının bayrağı devralmasının mücadelesini verdiklerini ifade eden Ersoy, Cumhurbaşkanı Erdoğanın gençlere yönelik Israrla hayal kurmanızı, hayallerinizin peşinden koşmanızı istiyorum. Hedefiniz olmadan hayatınıza yön veremezsiniz. sözlerini hatırlattı.Gençlerin hayallerini gerçeğe dönüştürmeleri için desteklerini sonuna kadar sunduklarını belirten Ersoy, Dün böyleydi, bugün böyledir ve kimsenin şüphesi olmasın ki yarın da böyle olacaktır. dedi.Bakan Ersoy, Prof.
Dr. Ahmet Halûk Dursunun devlet adamlığı, akademisyen kimliği, kültür tarihçiliği ve özellikle gençlere adanmış yüreğiyle milletin hafızasında daima yaşayacağını belirterek bu hafızayı her daim diri tutmanın gereğini yapmaya devam edeceklerini ifade etti.Ersoy, Dursunu bir kez daha rahmet ve minnetle yâd ederek Mekânı cennet, ruhu şad olsun. ifadelerini kullandı.Hayatı, Eserleri ve Kültür Dünyası Üç Bölümde AnlatılıyorAnkara Resim ve Heykel Müzesindeki sergi, Coğrafyadan Coğrafyaya, Nesilden Nesile, Zamanı Aşan Bir Kültür Köprüsü, Gönül Elçisi; Ahmet Halûk Dursun kavramsal çerçevesiyle üç bölümden oluşuyor.Serginin ilk bölümünde Prof. Dr.
Ahmet Halûk Dursunun akademik hayatından fotoğraflar yer alırken ikinci bölümünde 18 dakikalık otobiyografisi ziyaretçilerle buluşuyor. Üçüncü bölümde ise Dursunun kitapları sergileniyor.Sergi, medeniyet mirasını genç dimağlara aktarmayı hayatının merkezine alan Dursunun İstanbul ve Balkanlar başta olmak üzere kültür coğrafyasına yaklaşımını da yansıtıyor. İstanbul Boğazının erguvanlarından Boğaziçi Derslerine, Rumeli bilincinin ve coğrafi hafızanın canlı tutulmasına yönelik çalışmalarından yazılı basın, televizyon, radyo ve akademi dünyasındaki faaliyetlerine kadar kültür hayatında bıraktığı izler ziyaretçilere aktarılıyor.Ömrünün sonuna kadar gençlerle bağını koparmayan Prof.
Dr. Ahmet Halûk Dursunun geride bıraktığı öğrencileri, eserleri ve entelektüel mirası da serginin temel anlatısını oluşturuyor.