Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) adındaki her iki değeri de arata arata 25. yıla giriyor. Başta iktidar medyası olmak üzere çeyrek asra ilişkin haberlerde başı şu çekiyor: AKP’ye katılacak belediye başkanları... Liste toto gibi, uzayıp gidiyor.
Hızını alamayıp büyükşehir belediye başkanlarından söz eden var. Alt sınır 10, üst sınır 30’u geçiyor! AKP Türkiye’ye yeni bir şey katamayınca Türkiye AKP’ye bir şeyler katmaya çalışıyor olmalı!
Partinin resmi sitelerindeki haberlere göre yarınki başlıca kutlama saat 17.30’da Ankara’da millet bahçesinde miting. Gerek bu mitingin tanıtımında gerekse Anadolu illerindeki parti örgütlerinin videolarında ağırlıklı olarak yatırımlar, uçaklar ve otomobiller var. Bunlar elbette ülkenin kazanımıdır.
Ancak bu tanıtımlarda şöyle mutlulukla AKP bayrağı sallayan bir emekli, coşkuyla yürüyen bir genç grup göremedik. Ya akıllarına gelmedi ya bulamadılar! Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarında en büyük iki sorun şu: Adalet ve kalkınma!
Artık ekonominin de birinci sorunu adalet! Türkiye dünyada da öngörülebilir olmayan ülkelerden biri. Tavuklara bile kayyumun atandığı bir ülkeye yerli-yabancı hangi girişimci güvenle gelir!
Kalkınmayı genellikle rakamsal büyüme anlıyoruz. Oysa kalkınma özünde insanın mutluluğu, bu alanlardaki endekslerde ulaşılan yer. AKP’nin en büyük iddiası şuydu: 2023 hedefleri!
Merak eden o hedeflere baksın, çok büyük bölümünde yarısına kadar gelebildik. Ekonomide ilk ona girecektik, geleneksel 15- 20. sıra arasında gidip geliyoruz. O da refahla değil, rakamsal büyüklüklerle! *** 25 yıl Türkiye Cumhuriyeti tarihinin yaklaşık dörtte birlik bir dilimine denk geliyor.
Bu zaman diliminde rejimden toplumsal yaşama kadar pek çok alan için söylenecekler var. Bugünü AKP’nin kendisine biçtiği gündeme ayıralım; transferlere! AKP ile siyasi tarihimizde yaşanmamış tonlarca durumla karşı karşıya kaldık.
Bu döneme damgasını vuracak AKP icadı şu: Kelepçe mi rozet mi? Seçim belediye başkanının. 14 Ağustos’ta rozet seçenlere kırmızı halılar, gür alkışlar ve ampullü rozetler var.
Son iki yılda İYİ Parti, CHP, Yeniden Refah Partisi, Gelecek Partisi, DEVA’dan 14 milletvekili AKP’ye transfer edildi. Asıl mücadele belediye başkanlarında. AKP 31 Mart 2024 seçimlerinde kaybettiği belediyeleri transfer ve tutuklama operasyonlarıyla bir bir geri alıyor.
Arama motoruna herhangi bir partiden “AKP’ye geçen belediye başkanı” diye yazdığınızda yanıtsız kalmıyorsunuz. Sayı 80’i buldu. Bu rozetlemelerin ideolojik bir temeli de yok.
Özlem Çerçioğlu ’ndan Burcu Köksal ’a siyasal yaşamını AKP’yi yenmeye adamış pek çok belediye başkanı direnmeyi değil, dilenmeyi seçti! Bir de AKP’ye geçenler, “Alnım ak” demiyorlar mı? Bize kadar ulaşan kulis bilgilerine göre belediye başkanı transferlerinin sancıları da var.
Büyük kentlerden ilçelere AKP örgütleri rozet takan belediye başkanları için, “Biz zaten önümüzdeki seçim burayı alacaktık. Yoksa aday o mu olacak” diye söyleniyormuş. Onlara çoğunlukla şu garanti verilmiş: - Merak etmeyin onu seçimde aday göstermeyeceğiz!
O bize şimdi lazım! *** AKP büyüyor ama gelişmiyor... Türkiye’yi kucaklamak üzere yeni stratejiler üretmiyor, rantı bölüştürüyor. Türkiye’nin sorunların çözmek üzerine değil, kullanmak üzere çok ustaca algılar üretiyor.
Rakiplerini aşağı çekerek kendisini tek ve seçeneksiz hale getirmek istiyor. AKP son yılların 14 Ağustosları gibi bu 14 Ağustos’ta da transferlerle büyümeye çalışıyor. Buna obezleşme denir!
Tedavisi zordur!