Almanya, Beşar Esad sonrası dönemde Suriyeli sığınmacılara yönelik politikalarını sıkılaştırıyor. Federal Göç ve Mülteciler Dairesi'nin (BAMF) mülteci statüsünü geri aldığı Suriyelilerin sayısı giderek artıyor.BAMF'ın koruma statülerini daha katı bir incelemeye tabi tutmasıyla birlikte, 2026’nın ilk 6 ayında dosyası ele alınan 8 bin 320 Suriyelinin yüzde 23,2’sinin koruma hakkı iptal edildi.Bu durum, oranın kısa süre içinde hızla arttığını gösteriyor. 2025 yılının tamamında, yapılan incelemeler sonucunda Suriyeli sığınmacıların yalnızca yüzde 3,7’si koruma statüsünü kaybetmişti, 2024’te ise bu oran yüzde 3,1 seviyesindeydi.
Bu yılın Mayıs ayında ise iptal oranı zaman zaman yüzde 30’un üzerine çıkmıştı.BAMF incelemeleri genişletiyorŞam’daki iktidar değişiminin ardından BAMF, ülkedeki belirsiz durum nedeniyle Suriyelilerin iltica başvurularına ilişkin kararları başlangıçta büyük ölçüde askıya almıştı. Ancak kurum, karar alma süreçlerini yeniden başlattı ve buna paralel olarak önceden verilmiş koruma haklarının incelemesini de genişletti.İptal prosedürleri başlangıçta çoğunlukla suçlulara, "kamu güvenliği için tehlike oluşturan kişilere" (Gefährder) ve yetkililerin Suriye’ye seyahat ettiğini tespit ettiği kişilere odaklanıyordu.Federal Hükümet’in verilerine göre, Haziran ortasından bu yana sürece başka gruplar da dahil edildi. Bunlar arasında iltica süreci 21 aydan uzun sürenler ve idare mahkemelerinin, yapılan "ihmal davası" (Untätigkeitsklage) sonrasında BAMF’ı karar almaya zorladığı vakalar yer alıyor.Ayrıca, yetkililerin değerlendirmesine göre özel koruma ihtiyacı bulunmayan ve Suriye’de kendi geçimini sağlayabilecek durumda olan Suriyeliler de bu durumdan etkileniyor.
Menşe ülkede mevcut bir ailevi veya sosyal ağın bulunması da değerlendirmede rol oynayabiliyor.Bu eğilim yeni iltica kararlarında da kendini gösteriyor. Federal Hükümet’e göre, Suriyeli başvuru sahipleri için son ret oranı yüzde 68,6’ya ulaştı. Böylece Suriyelilerin iç savaş nedeniyle vakaların çoğunda en azından ikincil koruma elde ettiği eski uygulama önemli ölçüde değişmiş oldu.Koruma statüsünün iptali otomatik sınır dışı anlamına gelmiyorAncak koruma statüsünün iptal edilmesi, ilgili kişinin Almanya’yı terk etmek zorunda olduğu anlamına gelmiyor.
Burada belirleyici olan, başka bir oturum izninin gündeme gelip gelemeyeceğidir. Örneğin, istihdam odaklı bir oturum izni şartlarını karşılayan kişiler, belirli koşullar altında Almanya’da yasal olarak kalmaya devam edebilirler.Buna ek olarak, Suriye’ye sınır dışı işlemleri şu ana kadar istisna niteliğinde. Geçtiğimiz yıl, Suriye iç savaşının başlangıcından bu yana ilk kez bir Suriyeli Almanya’dan ülkesine sınır dışı edildi.
2026’nın ilk yarısında ise yalnızca üç sınır dışı işlemi daha gerçekleşti. Almanya, geri gönderimler için Suriye makamlarıyla iş birliği yapmaya bağımlı durumda.Almanya’da yaklaşık 500 bin Suriyeli hâlen koruma statüsüne sahip. Bu ölçek göz önüne alındığında, şu ana kadar gerçekleşen iptal sayıları nispeten düşük kalıyor.UNHCR verilerine göre, Esad rejiminin sona ermesinden bu yana 1,6 milyondan fazla Suriyeli mülteci, çoğunlukla komşu ülkelerden olmak üzere evlerine geri döndü.
En büyük geri dönüş dalgası doğrudan komşu ülkelerden gerçekleşti. Yaklaşık 638 bin kişi Türkiye’den, 626 bin kişi Lübnan’dan ve 285 bin kişi Ürdün’den geri döndü.Almanya’da ise geri dönüş hareketi genel olarak çok daha düşük seviyede kaldı: 2025 yılında 3.678 kişi yalnızca devlet destekli REAG/GARP programı aracılığıyla gönüllü olarak Suriye’ye döndü. Eyalet programları üzerinden veya kendi imkanlarıyla yapılan ve toplam sayısı kayıt altına alınmayan geri dönüşler de bu sayıya dahil.Sınır dışı sayıları önceki yıllara göre daha düşükAlmanya’dan yapılan genel sınır dışı sayılarında da son dönemde bir düşüş görüldü.
Federal İçişleri Bakanlığı verilerine göre, 2026’nın ilk yarısında 9 bin 663 kişi sınır dışı edildi. Bu sayı, 11 bin 800’den fazla kişinin sınır dışı edildiği önceki yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 18 daha az. Böylece birkaç yıldır süren artış trendi şimdilik kesintiye uğradı: 2025’te toplamda yaklaşık 22 bin 800 kişi, 2024’te 20 binden fazla kişi ve 2023’te yaklaşık 16 bin 400 kişi sınır dışı edilmişti.Geçerli bir kural olarak, pasaport veya geçerli kimlik belgeleri olmadan Almanya’dan sınır dışı edilmek kural olarak kolayca mümkün olmuyor.Afganistan konusunda da siyasi söylemler ile fiili sınır dışı uygulamaları arasında genel olarak bir uyumsuzluk bulunuyor.Federal İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt (CSU), Haziran ayında Afganistan’a neredeyse haftalık sınır dışı uçuşlarının yapılacağını duyurmuştu.Ancak uygulamanın hayata geçirilmesi hâlâ belgeler ve Afgan makamlarıyla iş birliği gibi faktörlere bağlı durumda.
21 Haziran ile 28 Temmuz arasında yalnızca 31 kişiyi taşıyan tek bir büyük charter uçuşu gerçekleştirilebildi. Dublin Kuralları çerçevesinde planlanan geri gönderimlerde de zorluklar yaşanıyor. İtalya, 19 Ağustos için planlanan ilk 3 göçmeni geri almayı reddediyor.İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, bu durumu diğer nedenlerin yanı sıra, çok sayıda mültecinin Alman sivil toplum kuruluşlarına ait gemilerle İtalya’ya getirilmiş olmasıyla gerekçelendiriyor.