sondakika.com
Son Dakika

Ankara'da "Keşmir Sömürü Günü" adlı program düzenlendi

Pakistan'ın Ankara Büyükelçiliği, "Keşmir Sömürü Günü" adlı etkinlik düzenledi.

Fotoğraf: Anadolu Ajansı

Büyükelçilik konutunda düzenlenen programa İslam Ülkeleri İstatistik, Ekonomik ve Sosyal Araştırma ve Eğitim Merkezi (SESRIC) Genel Direktörü Zehra Zümrüt Selçuk, Pakistan'ın Ankara Büyükelçisi Yusuf Cüneyd, Jeostratejik Öngörü Enstitüsü Başkanı Güray Alpar, Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Kaya ve çok sayıda davetli katıldı.

Etkinlik, Kur'an-ı Kerim tilaveti, İstiklal Marşı ve Pakistan milli marşının okunmasıyla başladı.

Büyükelçi Cüneyd, programdaki konuşmasında, bugün acı bir olayı anmak için bir araya gelindiğini ifade ederek "Yedi yıl önce, 5 Ağustos 2019'da Hindistan, Cammu Keşmir'in özel statüsünü tek taraflı olarak kaldırdı. Bu adım, Keşmir halkının kimliğini yok etmek ve bölgenin nüfus yapısını çoğunluktan azınlığa düşürmek amacıyla planlanmış sistemli bir adımdı." dedi.

Bölgede evlerin yıkıldığını, basın özgürlüğünün kısıtlandığını ve 8 binden fazla sosyal medya hesabının kapatıldığını, 80'den fazla gazetecinin uluslararası heyetle görüşmesinin engellendiğini anlatan Cüneyd, iletişim çağında gerçekleri gizlemenin mümkün olmadığını kaydetti.

Cüneyd, İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) kararlarının ve tüm İslam aleminin Keşmir halkının yanında olduğunun altını çizerek "Pakistan Hükümeti ve halkı olarak, Keşmirli kardeşlerimize verdiğimiz siyasi, ahlaki ve diplomatik desteği sonuna kadar sürdüreceğiz. Bu, bir lütuf değil, BM kararlarının ve kardeşliğimizin bize yüklediği bir sorumluluktur." diye konuştu.

Özellikle Gazze'de yaşananların, uluslararası hukukun nasıl çiğnendiğini gösterdiğini söyleyen Cüneyd, "İki nükleer güç olan Pakistan ve Hindistan arasında geçen yıl yaşanan askeri gerilim, sorunun ne kadar hassas olduğunu kanıtlamıştır. Bu nedenle, Cammu Keşmir meselesinin Birleşmiş Milletler (BM) kararları doğrultusunda çözülmesi, sadece Güney Asya için değil, tüm dünya barışı için hayati bir gerekliliktir." ifadelerini kullandı.

Selçuk da 2019'da Cammu Keşmir'in statüsünü değiştirmek amacıyla atılan yasa dışı adımların yıldönümü olduğunu vurgulayarak şunları aktardı:

“Bu vesileyle BM'yi ve uluslararası toplumu sorumluluk almaya çağırıyoruz. İslam Ümmetinin ortak sesi olan İİT, Cammu Keşmir konusunda ilkesel bir duruş sergilemiş ve Keşmir halkının BM Güvenlik Konseyi kararları çerçevesindeki self-determinasyon (kendi kaderini tayin) hakkını en üst düzeyde desteklemeye devam etmiştir.”

Uluslararası insani hukuk ilkelerinin, uzayıp giden tüm işgallerde eşit şekilde uygulanması gerektiğini belirten Selçuk, Filistin'de Gazze halkına yönelik devam eden İsrail saldırılarının da unutulmaması gerektiğini belirtti.

Selçuk, "Hem Keşmir hem de Filistin halkının mücadelesi, BM ve İİT Şartlarındaki temel ilkelerin savunulması gerektiğini bizlere hatırlatmaktadır." dedi.

Kaya da Türkiye ile Pakistan arasındaki ilişkilerin sadece diplomasi, ticaret veya anlaşmalardan ibaret olmadığını, yoksullukta ve varlıkta kalpleri bir atan iki milletin kardeşliği olduğunu kaydetti.

Türkiye'nin Keşmir halkının kendi geleceğini belirleme hakkını desteklediğine işaret eden Kaya, "Sorunun tüm bölgeye yayılma riskine dikkat çekiyoruz." diye konuştu.

“Yedi yıl önce, 5 Ağustos 2019'da Hindistan tam anlamıyla 'demografik terör' olarak nitelendirilebilecek bir adım attı. O güne kadar Hindistan Anayasası'nda kağıt üzerinde de olsa yer alan özerk statü (370. madde) kaldırıldı ve Keşmir'i tamamen mülksüzleştirme süreci başlatıldı. Mülk edinme hakları değiştirildi, Keşmirli olmayan devlet memurları atanarak bürokrasiye müdahale edildi, siyasi temsil hakları budandı ve Batı Şeria'daki İsrail işgal modellerine benzer şekilde demografik yapı değiştirilmeye çalışıldı.”

Alpay da Türkiye ile Pakistan arasındaki kardeşliğe değinerek bu kardeşliğin uzun yıllara dayandığını anlattı.

İki ülke arasında samimi ve içten kardeşlik bağının oluşmasının kolay olmadığını vurgulayan Alpay, Keşmir meselesinin sadece bölgeye has bir sıkıntı olarak düşünülmemesi gerektiğini ve çok kritik bir bölge olduğunu söyledi.

Alpay, 2025'de Hindistan'ın, bölgedeki su kaynaklarını Pakistan'a karşı silah olarak kullanmaya başladığını hatırlatarak bunun hayati derecede önemli olduğunu anlattı.

Kaynak

Haberin tamamı, güncellemeleri ve fotoğraf galerisi için Anadolu Ajansı sayfasına gidin.

www.aa.com.tr · Haberi kaynağında oku

Gündem haberleri

Tümü