Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Büyük Dairesi'nin, yaklaşık dokuz yıldır cezaevinde bulunan iş insanı ve insan hakları savunucusu Osman Kavala’nın tutukluluğunun hukuka aykırı olduğuna karar vermesine Ankara'dan sert tepki geldi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum, AİHM’nin Osman Kavala kararını “siyasi proje” olarak nitelendirerek, Türkiyenin Avrupa nsan Hakları Sözleşmesi'ne taraf olma durumunun "gözden geçirilebileceğini" belirtti."Belli ki Türkiye AİHS'e (Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi) taraf olma durumunu ve AİHM'e bireysel başvuru imkanını gözden geçirmeye zorlanıyor. Türkiye aleyhine siyasi hesaplarla kararlar verilmeye devam edilirse bu durumun kaçınılmaz hâle geleceğini tüm muhataplar bilmelidir. İş bu noktaya gelirse AİHM sisteminin çöküşü de önlenemez olur," ifadelerini kullandı.AİHM kararlarının ulusal mahkemeler açısından “esastan kesin bağlayıcılığının” bulunmadığı savunan Uçum, hiçbir uluslararası merciin Türk yargısına talimat veremeyeceğini belirtti.Uluslararası sözleşme ve mercilerin ulusal yargının bağımsızlığını ve asli niteliğini ortadan kaldıracak ya da zayıflatacak şekilde yorumlanamayacağı belirterek, “Asıl olan ulusal yetkililerdir, uluslararası düzenlemeler ve kararlar talidir," dedi.'AİHM de, AMOR da haddini bilsin'Uçum, Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Nacho Sanchez Amor’un sözlerini de sert şekilde eleştirdi.Amor’un açıklamalarını “küstah ve asılsız” olarak nitelendirerek, “Hiç kimse Türkiye Cumhuriyeti’nin Adalet Bakanına dil uzatamaz,” dedi.
Türk yargısının bağımsızlığının sorgulanmasına da tepki gösteren Uçum, bunun “kimsenin haddi ve vazifesi olmadığını” savundu.Uçum, Batı ülkelerini, AİHM kararlarının uygulanması konusunda “yanlı ve iki yüzlü” davranmakla suçladı.AİHM’in Kavala hakkındaki üçüncü kararıAİHM Büyük Dairesi, salı günü açıkladığı kararda, Türkiye'yi Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin beş ayrı maddesini ihlal etmekten mahkûm etti ve Kavala'ya 70 bin euro manevi tazminat ödenmesine hükmetti.Salı günkü karar, AİHM’in Kavala hakkında verdiği üçüncü karar oldu. Mahkeme, Aralık 2019’daki ilk kararında Kavala’nın tutukluluğunun özgürlük hakkını ihlal ettiğine hükmetmiş ve derhal serbest bırakılmasını istemişti.AİHM, Temmuz 2022’deki ikinci kararında ise Türkiye’nin 2019 tarihli bağlayıcı karara uyma yükümlülüğünü ihlal ettiğine karar vermişti. Mahkemenin dava sürecine ilişkin bilgi notunda Kavala'nın 18 Ekim 2017’den bu yana özgürlüğünden yoksun bulunduğu belirtildi.Örgütler, Avrupa Konseyi ile üye devletlerden AİHM kararının uygulanmasını sağlamak için ellerindeki bütün araçları kullanmalarını istedi.
Kavala davasının Türkiye ile ilişkilerde öncelikli gündem maddesi olarak tutulması çağrısında bulunuldu.HRW kıdemli hukuk danışmanı Aisling Reidy, "AİHM, son kararıyla birlikte üçüncü kez Kavala’nın derhal serbest bırakılmasına hükmetmiş oldu. Avrupa Konseyi ve üye devletlerinin, Osman Kavala’nın nihayet serbest bırakılmasını güvence altına almak için harekete geçmesi hayati önem taşıyor," dedi.Kavala, Gezi Parkı protestolarına ilişkin davada "hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs" suçlamasıyla 25 Nisan 2022’de ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmıştı.Dosyanın seyriKavala 18 Ekim 2017'den bu yana tutuklu.AİHM 10 Aralık 2019'daki ilk kararında, tutukluluğun 5. maddenin 1. ve 4. fıkralarını, ayrıca 18. maddeyi ihlal ettiğine hükmetmiş ve Türkiye'nin derhal tahliye sağlaması gerektiğini belirtmişti.Kavala tahliye edilmeyince Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi Şubat 2022'de dosyayı ihlal prosedürü kapsamında Mahkeme'ye taşıdı. AİHM 11 Temmuz 2022'de Türkiye'nin 2019 kararına uyma yükümlülüğünü yerine getirmediğine karar verdi.
Bu mekanizma AİHM tarihinde yalnızca ikinci kez kullanılmıştı.Kavala 25 Nisan 2022'de İstanbul'da ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı; karar temyiz ve istinaf aşamalarından geçerek kesinleşti.Salı günkü karar Büyük Daire'ye ait ve nihai; temyiz yolu kapalı. Uygulanması Bakanlar Komitesi'nin denetiminde olacak.