Milyonlarca turistin her yıl akın ettiği Efes Antik Kenti , devasa sütunlarının ve mermer caddelerinin ardında hâlâ pek çok sır saklıyor. Sadece bir antik kalıntıdan ibaret olmayan bu görkemli şehir; gladyatörlerin ayak izlerinden antik dönemin lüks yaşamına kadar, tarihin en çarpıcı detaylarını barındırıyor. Tarihi M.Ö.
6000'li yıllara dayanan Efes, İyonya'nın on iki şehrinden biri olmasının yanı sıra, Roma İmparatorluğu'nun Asya eyaletinin de başkentiydi. Ticaretin, dinin ve kültürün merkezi olan bu eşsiz kent, bugün bize o ihtişamlı günlerden çok daha fazlasını fısıldıyor. CELSUS KÜTÜPHANESİ'NİN SAKLI KİMLİĞİ Efes denilince akla ilk gelen ikonik yapı şüphesiz Celsus Kütüphanesi'dir.
İhtişamlı ön cephesiyle ziyaretçileri büyüleyen bu yapı, aslında sadece 12 bin parşömen rulosuna ev sahipliği yapan bir bilgi yuvası değildi. Kütüphane, aynı zamanda Roma senatörü Celsus Polemeanus'un anıtsal mezarıdır. Celsus'un kurşun bir tabut içindeki lahdi, kütüphanenin görkemli yapısının hemen altında, derin bir tonozun içinde yüzyıllardır sessizce yatmaktadır.
Antik dönemde kütüphane ile genelevin yan yana bulunması ve aralarında gizli bir tünel olduğu efsanesi de, buranın gizemini artıran detaylar arasında yer alıyor. YAMAÇ EVLER: ANTİK ÇAĞIN LÜKS REZİDANSLARI Efes'in gerçek elitlerinin nasıl yaşadığını görmek istiyorsanız, rotanızı Yamaç Evler'e çevirmelisiniz. Kuretler Caddesi üzerinde yer alan bu özel alan, Roma döneminin zengin sınıfına aitti.
Yerden ısıtma sistemleri, sıcak ve soğuk suyun aktığı hamamları, birbirinden zarif taban mozaikleri ve duvar freskleriyle Yamaç Evler, antik çağın lüks rezidans kültürünü gözler önüne seriyor. Bu evlerin duvarlarında yer alan ve dönemin günlük yaşamına dair ipuçları veren grafitiler (duvar yazıları) ise, tarihin en ilginç dedikodularını günümüze taşıyor. BÜYÜK TİYATRO: SANATTAN KANLI ARENAYA Panayır Dağı'nın eteklerine kurulan, 25 bin kişilik kapasitesiyle antik dünyanın en büyük açık hava tiyatrolarından biri olan Büyük Tiyatro, muazzam akustiğiyle bugün bile hayranlık uyandırıyor.
Ancak bu devasa yapı, sadece felsefi tartışmalara veya tiyatro oyunlarına sahne olmadı. Roma döneminde tiyatronun orkestra bölümü yüksek duvarlarla çevrilerek, gladyatör dövüşleri ve vahşi hayvan avları için kanlı bir arenaya dönüştürüldü. Basamaklarında otururken, binlerce yıl öncesinin tezahüratlarını ve kılıç seslerini hayal etmek mümkün.
LİMAN CADDESİ'NİN KAYBOLAN SULARI Efes'in altın çağında, kralların ve imparatorların kente giriş yaptığı ana arter olan Arkadiane (Liman Caddesi), gece karanlığında bile meşalelerle aydınlatılan dünyanın ilk ışıklandırılmış sokaklarından biriydi. Bir zamanlar Ege Denizi'nin serin sularının vurduğu bu mermer döşeli liman, bugün denizin kilometrelerce çekilmesiyle sessizliğe bürünmüş durumda. Küçük Menderes Nehri'nin taşıdığı alüvyonların limanı doldurması, Efes'in denizle olan bağını kopardığı gibi, kentin çöküşünü de hızlandıran en büyük doğal felaket oldu.