sondakika.com
Son Dakika

Artık maaşlı çalışmak uzun vadede ticaretten daha riskli ve güvencesiz görülüyor: Pazarcılık yeni umut

Asgari ücret ve ona yakın maaşlarla geçinmekte zorlanan yurttaşlar, düşük sermayeyle başlanabilen pazarcılığa yöneliyor. İstanbul Pazarcılar Odası Başkanı Mesut Şengün, farklı meslek gruplarından başvuruların arttığını belirtirken pazarcılar da artan maliyetler nedeniyle kazancın eskisi kadar yük…

Fotoğraf: Cumhuriyet

Yaşamını aydan aya aldığı maaşla sürdürenlerin yarısının asgari ve ona yakın ücretlere mecbur kaldığı Türkiye’de artık çoğu işkolu güven vermiyor. Banka hesabı ayın ilk haftasında sıfırlanan yurttaş bir çıkış yolu arıyor, hanelerde yeni iş fikirleri tartışılıyor. “Böyle ömür geçmez” diyenin aklına gelen ilk şey ise ticari faaliyetler arasında sermaye ihtiyacı görece düşük bulunan pazarcılık oluyor.

İstanbul Pazarcılar Odası Başkanı Mesut Şengün, son yıllarda farklı iş ve eğitim geçmişine sahip kişilerin odaya kayıt yaptırdığını, ayrıca çalışma saatleri ve gelir konusunda daha fazla kontrol sahibi olmak isteyenler tarafından pazarcılığın nasıl yapıldığına ilişkin araştırmaların arttığını belirtiyor. Bu süreçte ihtiyaç sahibi bazı kişiler henüz esnaf kaydı oluşturmadan, mevcut pazarcılardan yer kiralayarak satış yapmaya da yönelebiliyor. Şengün şunları anlatıyor: “Pazarcılık artık aileden geleneksel olarak sürdürülen bir meslek değil, geçim sağlama imkânı sunan bir alan olarak değerlendiriliyor.

Ancak hava şartlarından doğrudan etkilenen, fiziksel emek gerektiren ve ciddi işletme maliyetleri bulunan bir meslek olduğu gözardı edilmemeli. Yeni girişimciler pazar yerlerindeki rekabet koşullarını da hesaba katmalı.” REKLAMCI DA İŞLETMECİ DE VAR Tüm riskleri göze alıp işini bırakarak pazarcılıkta yol alanlar ise bazen zorlansalar da kendi kendilerinin patronu olmaktan mutlu; Türkiye’nin mevcut ekonomi ve çalışma koşullarında ücretle yaşamanın sürdürülebilir olmadığını belirtiyorlar. Onlardan biri 26 yaşındaki Ömer Faruk Özdemir.

Halkla ilişkiler ve reklamcılık bölümünden mezun olduktan sonra bu alanda iş aramış ama bulamamış. Bir zincir hazırgiyim markasının genel merkezinde, bilgi işlem biriminde bir süre çalıştıktan sonra ayrılmış. Pazarlarda kendi tezgâhında kadın giyim ürünleri satıyor.

Mutlu olduğunu belirten Özdemir, şunları söylüyor: “Üniversite mezunlarının çoğu okurken yapılan dört yıllık masrafı beş sene çalışıp çıkaramıyor. Asgari ücrete yakın bir maaş neye yetsin? Özel zevkleri kalmadı insanların.” Daha önce zabıta görevlisi olan K.Ö, yaşam pahalılığından dolayı işini bıraktığını söylüyor.

Kadın giyim ürünleri satan K.Ö., “Bir yere bağlı çalışırken maaştan maaşa zor döndürüyorsunuz. Ticaretin riski var elbette ama nakit akışından memnunum. Önceki hayatımdan daha başarılıyım” diyor.

Uzun yıllar lüks bir restoranın işletme müdürlüğünü yapan Evrim E. ise annesinin kanser tedavisi sürecine girmesiyle hem mesai düzeni hem de kazanç açısından işine güvenememiş. E.,“Tüm tedavi masraflarını pazarcılık yaparak karşıladım. Bu işte verdiğim zamanın karşılığını daha fazla alıyorum, daha özgürüm” dese de bu sene ülkenin ekonomik durumundan dolayı satışların çok düştüğünü ekliyor.

Buna karşın bu yıl pazarcılığa yeni başlayan çok sayıda insan farkettiğini belirten E’nin gözlemlerine göre yaygın sebep işten çıkarmalar. MALİYETLER ÇOK ARTTI İstanbul Pazarcılar Odası Başkanı Mesut Şengün’ün de pazarlardaki son duruma ilişkin aktarımları pek parlak değil. Esnafın artan üretici, hal, nakliye, mazot, belediye işgaliye bedelleri ve diğer işletme giderleri ile tüketicinin alım gücü arasında sıkıştığını vurgulayan Şengün şunları söylüyor: “Mağazalara kıyasla uygun fiyat arayışı nedeniyle pazara yönelimin arttığını gözlemliyoruz ancak bu durum son zamanlarda esnafın ciro ve kârına anlamlı bir artı olarak yansımıyor.

Esnaf maliyet artışlarının tamamını fiyata yansıtamazken tüketiciler de artık daha fazla fiyat araştırması yapıyor, zorunlu ihtiyacı kadar ürün alıyor.” ‘YURTTAŞ TEZGÂHA BAKIP GEÇİYOR’ CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, pazarda ürünün bol olduğunu ama fiyatların düşemediğini söyledi. “Pazarda ürün var ama emekli ve dar gelirli tezgâha bakıp geçiyor” diyen Gürer, üretim artsa da yüksek girdi maliyetleri, düşük alım fiyatları ve aracıların belirleyici olması nedeniyle tüketicinin ucuz gıdaya ulaşamadığını savundu. Gürer, tarımda planlı üretim, kamucu politikalar ve güçlü kooperatiflerin yaşama geçirilmesi gerektiğini söyledi.

Kamunun düşük alım fiyatı yanında geç fiyat açıklamasını piyasayı tüccarın şekillendirmesine yol açtığına da dikkat çekti.

Kaynak

Haberin tamamı, güncellemeleri ve fotoğraf galerisi için Cumhuriyet sayfasına gidin.

www.cumhuriyet.com.tr · Haberi kaynağında oku

Gündem haberleri

Tümü