Hürmüz Boğazı’ndaki çatışmaların ardından, dünya deniz ticaretinin ikinci şahdamarı olarak nitelendirilen Babülmendep Boğazı da kilitlenme noktasına geldi. Husilerin Kızıldeniz kıyısındaki stratejik Muhal Limanı’nı ele geçirmesi ve Suudi topraklarına füzeler yağdırması, Riyad’da kırmızı alarm verilmesine neden oldu.
“İKİNCİ BİR BÜYÜK TIKANMA NOKTASI OLUŞABİLİR”
ABD Özel Harekât Kuvvetleri Komutanı’nın eski danışmanı Seth Jones, CNN International’a konuştu. Jones, Husilerin geçmişte bu konumu İsrail’e ve Suudi Arabistan’a yönelik saldırılar düzenlemek için kullandığını belirterek, Kızıldeniz ve Umman Denizi’ndeki ABD donanma gemilerinin de hedef alındığını söyledi:
SUUDİ ARABİSTAN’DAN WASHİNGTON’A PEŞ PEŞE ÇAĞRI
Kriz öylesine derinleşti ki Suudi Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Washington hattını peş peşe iki kez bizzat arayarak doğrudan askeri destek talep etti. Ancak ABD Başkanı Donald Trump, doğrudan müdahale isteğini geri çevirdi. Bunun yerine ABD, Suudi Arabistan’da kurulan yeni bir ortak kuvvetler komutanlığı bünyesine yaklaşık 200 askeri personel ve 100’den fazla kıdemli danışman konuşlandırdı.
WASHİNGTON’IN ÖNCELİĞİ KIZILDENİZ ROTASI
Washington için en temel öncelik, küresel enerji akışının felç olmasını engellemek amacıyla Kızıldeniz rotasını ne pahasına olursa olsun açık tutmak. Amerikan ordusu, Pentagon’un yapay zekâ tabanlı Maven sistemine benzer bir altyapıyla Suudi ordusuna sahadan ve uydulardan anlık koordinat sağlıyor. Ancak geçmişteki sivil kayıp tartışmaları nedeniyle ABD, Suudi jetlerine havada yakıt ikmali vermiyor ve doğrudan bombardımana katılmıyor.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise Yemen sahasında Husileri yönlendiren yüzlerce İran Devrim Muhafızları subayı bulunduğuna dikkat çekti. Tahran’ın, müzakerelerin çökmesinin ardından Babülmendep’i kapatma planı yaptığı da istihbarata yansıdı.