Avrupa Birliği’nin Çin’e karşı hazırladığı “Made in Europe” sanayi politikası, Türkiye’nin otomotiv sektörünü de etkileyebilecek yeni kısıtlamalar getiriyor. Financial Times’ın haberinde göre Türkiye, İngiltere ve Japonya düzenlemenin dışında kalmamak için Brüksel nezdinde girişimlerini sürdürüyor. AB’nin planı Türkiye’yi vurabilir Avrupa Birliği, elektrikli araçlar ve temiz enerji gibi stratejik alanlarda kamu ihaleleri ile devlet teşviklerini Avrupa’da üretim yapan şirketlere yönlendirmeyi amaçlayan Sanayi Hızlandırma Yasası (Industrial Accelerator Act - IAA) üzerinde çalışıyor.
Düzenleme, Çin’in bu sektörlerdeki artan etkisine karşı Avrupa’daki üretim kapasitesini güçlendirmeyi hedefliyor. Ancak taslakta yer alan bazı hükümler, AB ile ticaret anlaşmaları bulunan ülkelerdeki üreticilerin desteklerden tam olarak yararlanmasını zorlaştırabilir. Özellikle araçların AB sınırları içinde monte edilmesini şart koşan hükümler ile AB dışındaki üreticileri bazı elektrikli araç teşviklerinden ve filo programlarından dışlayan yaklaşımlar Türkiye, İngiltere ve Japonya’daki otomotiv şirketleri açısından risk oluşturuyor.
Bu nedenle üç ülke, kendi otomotiv sektörlerinin yeni düzenleme kapsamına mümkün olduğunca geniş şekilde dahil edilmesi için görüşmeler yürütüyor. Türkiye, Gümrük Birliği üzerinden dahil edilmek istiyor Türkiye, AB ile Gümrük Birliği ilişkisi nedeniyle “Made in Europe” düzenlemesinin dışında bırakılmaması gerektiğini savunuyor. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, temmuz ayında gerçekleştirdiği Brüksel temaslarında Avrupa Parlamentosu, Avrupa Komisyonu ve otomotiv sektörünün temsilcileriyle konuyu görüştü.
Otomotiv İhracatçıları Birliği (OİB), Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) ve Taşıt Araçları Tedarik Sanayicileri Derneği (TAYSAD) de sürece ilişkin görüşlerini AB yetkililerine aktardı. Türkiye tarafı, 30 yılı aşkın süredir devam eden Gümrük Birliği entegrasyonunun Avrupa otomotiv sanayisinin rekabet gücüne katkı sağladığını vurguluyor. Ticaret Bakanlığı, Türkiye’nin “Made in EU” politikasına tam ve koşulsuz şekilde dahil edilmesini talep ederken otomotiv sektöründeki mevcut üretim ve tedarik zinciri entegrasyonunun korunmasını istiyor.
Türkiye ayrıca “Made in Europe” yerine daha kapsayıcı bir “Made with Europe” yaklaşımının değerlendirilmesini savunuyor. Otomotivde 54 milyar dolarlık ekonomi var Türkiye ile AB arasındaki otomotiv ticareti, yedek parça ve diğer ürünler dahil edildiğinde yıllık yaklaşık 54 milyar avro seviyesinde bulunuyor. AB’nin bu ticarette yaklaşık 2 milyar avroluk ihracat fazlası var.
Financial Times’a konuşan Ömer Bolat, Türkiye’nin düzenleme dışında bırakılmasının AB’nin kendi sanayi tabanına zarar vereceğini ifade etti. Türkiye, Çin için arka kapı olur mu? Düzenlemenin Türkiye’yi kapsaması konusunda AB içinde farklı endişeler bulunuyor.
Bazı yetkililer, Çinli otomotiv üreticilerinin AB yerine Türkiye gibi ülkelerde fabrika kurarak Avrupa pazarına erişim sağlamasından kaygı duyuyor. Otomotiv İhracatçıları Birliği Başkanı Kemal Yazıcı ise Türkiye’nin Çinli otomotiv üretimi için bir “arka kapı” olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtiyor. Yazıcı, Çin’in yurt dışındaki toplam yatırımları içinde Türkiye’nin payının yalnızca yüzde 0,1 olduğunu, Çin’in Avrupa’daki yatırımlarının ise Türkiye’deki yatırımlardan yaklaşık 38 kat daha yüksek olduğunu dile getirdi.
İngiltere ve Japonya da kapsam dışında kalmak istemiyor Türkiye’nin yanı sıra İngiltere ve Japonya da AB ile müzakereler yürütüyor. Japonya, otomotiv sektörünün düzenlemeden tam olarak yararlanmasını sağlayacak ikili bir anlaşma yapılmasını istiyor. Japon hükümeti, işletmelerinin düzenlemenin uygulanmaya başlamasından itibaren sisteme dahil edilmesini öncelikli hedefler arasında görüyor.
Uygulamanın 2027 başlarında başlaması bekleniyor. İngiltere Başbakanı Andy Burnham ise Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile yaptığı görüşmede Çin rekabetini hedefleyen düzenlemenin İngiliz otomotiv sektörünü olumsuz etkilememesi gerektiğini gündeme getirdi. İngiltere, konuyu kasım ayında AB ile gerçekleştirilmesi beklenen ilişkileri yeniden düzenleme görüşmeleriyle ilişkilendirmeyi planlıyor.
Kanada da sanayi politikalarını AB ile uyumlu hale getirerek düzenlemeye erişim sağlamak için görüşmeler yürütüyor. AB karar aşamasında “Made in Europe” kurallarının yasal altyapısını oluşturacak düzenleme üzerinde AB üyesi ülkeler ve Avrupa Parlamentosu ise müzakerelerini sürdürüyor. Düzenlemenin hazırlanmasına katkı sağlayan milletvekillerinden Christophe Grudler, “Made in Europe” ifadesinin Avrupa’daki üretim hedefiyle uyumlu kalması gerektiğini belirtiyor.
Grudler, istisnaların AB’ye komşu ülkelerle sınırlı tutulabileceğini savunuyor. Avrupa Komisyonu yetkilileri ise ticaret ortaklarının otomotiv sektörlerini kapsama alacak özel anlaşmalar konusunda görüşmelere açık olduklarını belirtiyor.