sondakika.com
Son Dakika

Bakan Gürlek'ten Yazıcıoğlu açıklaması: Bu cinayeti çözmek boynumuzun borcu

Adalet Bakanı Akın Gürlek, "Bu cinayeti çözmek bizim boynumuzun borcu çünkü Muhsin Yazıcıoğlu gerçekten bu ülke için çok önemli bir şahıstı, bir karakterdi, bir siyasi liderdi." ifadelerini kullandı.

Fotoğraf: TRT Haber

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Bakan Akın Gürlek, BBP Kurucu Genel Başkanı merhum Muhsin Yazıcıoğlu'nun eşi Gülefer Yazıcıoğlu ve oğlu Fatih Furkan Yazıcıoğlu'nu Adalet Bakanlığı'nda kabul etti.

Görüşmede Gürlek, Faili Meçhul Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığının faili meçhul dosyalar üzerinde ayrıntılı inceleme yaptığını belirtti.

"Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu gerçekten ülkemiz için bir değerdi." ifadesini kullanan Gürlek, olayın başlangıçta bir helikopter kazası olarak aksettirildiğine dikkati çekti.

Faili Meçhul Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığında teknik ve alanında uzman isimlerin konuyu incelediğini aktaran Gürlek, şunları kaydetti:

"Tabii inceleyince bizim dikkatimizi bu işin bir kaza olmadığı, yani rahmetlinin belirli bir kesimin hedefine girdiği… Özellikle o tarihlerde 2007 ve 2010 tarihlerinde FETÖ silahlı terör örgütü palazlanmaya başladı. Biz nereden biliyoruz bunu? 2007 yılında Hrant Dink cinayeti. Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu da 2009 tarihinde bu örgütün hedefine giriyor.

Daha sonradan da örgütsel bir eylem olarak, bir organizasyon olarak söz konusu eylemin bir cinayet olduğu yönünde şu an çok derin bağlantılar var. Biliyorsunuz burada Ankara Başsavcılığımız özel bir ekip kurdu adliyede. Bakanlığımız haricinde Ankara Başsavcılığımızda olayı takip eden arkadaşlarımız var. İlk operasyonumuzu yaptık. Şu an itibarıyla dosyada 21 tutuklu şahıs var. Bunlar genelde asker ağırlıklı olan şahıslar. Bu operasyonların mutlaka devamı gelecek."

"Bu cinayeti çözmek bizim boynumuzun borcu"

Olaya ilk müdahale eden kaza kırım ekibi ile ilk gelen askeri ekibin de incelendiğini vurgulayan Gürlek, HTS kayıtlarının ve o tarihteki uçuş radar kayıtlarının silindiğinin tespit edildiğini belirtti.

"Bunların hepsi bir örgütsel çalışma." diyen Gürlek, şöyle devam etti:

"Biliyorsunuz helikopter pilotunun kendisi, bizzat eşi örgütle irtibatlı çıktı. Özellikle helikopter pilotunun olay günü örgütün mahrem imamlarıyla, Elazığ mahrem imamıyla telefonu, daha öncesinden de Adil Öksüz'le telefonları, toplantıları, Adil Öksüz'ün bu olay için Türkiye'ye gelmesi… Bunlar hepsi bize örgütsel bağlantıyı gösteriyor. Pilotun eşinin Adil Öksüz'ün evinde parmak izinin çıkması... İlk olay gerçekleştiği an olay yerine giden iki tane askeri personelin, helikopterin kara kutusunu söken ekibin, daha sonradan Cumhurbaşkanımızı 15 Temmuz'da Marmaris'teki konutunda derdest etmeye giden ekip olduğunu öğrendik.

Yani olaya baktığımız zaman büyük tabloda bunun bir FETÖ'nün örgütsel anlamda bir organizasyon, bir şema olduğunu gördük. İnşallah operasyonun devamı da gelecek. Şu an dediğim gibi 21 kişi tutuklu. Arkadaşlarımız yoğun olarak çalışıyor. Bu cinayeti çözmek bizim boynumuzun borcu çünkü Muhsin Yazıcıoğlu gerçekten bu ülke için çok önemli bir şahıstı, bir karakterdi, bir siyasi liderdi."

Gürlek, dosyayı açtıkları için kamuoyunda ciddi bir teveccüh bulunduğunu kaydederek, "Bu olayı çözmek zorundayız. Devlet çünkü ortada bir cinayet varsa bunu çözmek zorunda. Hele Muhsin Yazıcıoğlu cinayeti mutlaka çözülmesi gerekiyor. Bu devletin borcu, bizim de sizlere sözümüz olsun. Sonuna kadar gideceğiz." ifadelerine yer verdi.

Bakan Gürlek, helikopterin üstünden geçen uçağın pilotunun Yazıcıoğlu'nun hayatını kaybettiği kaza öncesinde Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) sözde TSK imamı Adil Öksüz ve sözde Hava Kuvvetleri imamı Kemal Batmaz'la o tarihlerde özel olarak görüştüğünün, olayın örgütsel bir eylem olduğunu gösterdiğine işaret etti.

15 Temmuz hain darbe girişiminden hemen önce FETÖ'nün sözde TSK imamları Öksüz ve Batmaz'ın Amerika'ya gittiklerini hatırlatan Gürlek, helikopter kazasının hemen öncesinde de aynı şekilde Öksüz'ün ABD'ye gittiğini ve kazadan önce döndüğünü tespit ettiklerini, bunun da olayın örgütlü olduğuna işaret ettiğini aktardı.

Gürlek, HTS kayıtlarının önemine dikkati çekerek, "İlk kimin kimle görüştüğü, hangi bazdan görüştüğü, yani örgütsel bir eylem olup olmadığını HTS kayıtlarından inceliyoruz. Yani radar kayıtları ve HTS kayıtlarının silinmesi tamamen o tarihlerde örgütün en önem verdiği konu." ifadesini kullandı.

"Bu eylemde görev alan kim varsa sonuna kadar gideceğiz"

Soruşturmanın yalnızca belirli bir kesimle sınırlandırılmayacağını vurgulayan Gürlek, olayda sorumluluğu bulunan herkesin araştırılacağını söyledi.

Gürlek, "Yani bizim size sözümüz, devlet olarak sözümüz. Burada dediğim gibi örgütsel anlamda bir eylem var. Bu örgütsel anlamda eylemin en karanlık noktasına kadar, yani bu eylemde görev alan kim varsa sonuna kadar gideceğiz, çözeceğiz. Karanlık bir nokta kalmayacak. Hem kamu vicdanı tatmin olacak hem inşallah sizin de vicdanınız tatmin olacak. Bu da bizim size sözümüz. Bizim görevimiz bu. Burada devlet şahıslara bakmaz. Eylemde sorumluluğu var mıdır, yok mudur?" değerlendirmesinde bulundu.

Konuyla ilgili kamu vicdanında her şeyin netleşeceğini belirten Gürlek, "Hem sizin vicdanınızda hem kamu vicdanında kesinlikle her şey berraklaşacak, aydınlanacak. Siz içinizi ferah tutun. Biz bu olayın peşindeyiz, arkasındayız." açıklamasını yaptı.

Bakan Gürlek, bu işin sonuna kadar gitmek için irade gösterildiğini ve kararlı duruş gösterdiklerini vurgulayarak, "Tekrardan başınız sağ olsun. Türkiye için gerçekten çok büyük bir kayıp, çok büyük bir değerdi rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu. Herkesin sevdiği güçlü bir liderdi. Allah rahmet eylesin. Ama devlet olarak biz bu cinayeti ortaya çıkartacağız. Yani karanlıkta bir şey kalmayacak." ifadelerine yer verdi.

"Adalet ve hak arayışımızı hiçbir zaman kaybetmedik"

Muhsin Yazıcıoğlu'nun eşi Gülefer Yazıcıoğlu da yıllar sonra ilk defa ciddi bir şekilde bu olayın üzerine gidilmesinin aileyi mutlu ettiğini belirterek, "Çok teşekkür ediyoruz bu konuda. O yıllara dönmek istemiyorum, o günlere. Çünkü bizzat orada yapılanlara şahit olduğum için. İnşallah umut ediyorum bu sefer gerçekleşir ve biz de rahat kafamızı yastığa koyarız." dedi.

Muhsin Yazıcıoğlu'nun oğlu Fatih Furkan Yazıcıoğlu da Bakan Gürlek'e kendilerini kabullerinden dolayı teşekkür etti. Muhsin Yazıcıoğlu vefat ettiğinde 14 yaşında olduğunu anımsatan Yazıcıoğlu, şunları kaydetti:

"Benim şu an ömrümün yarısını geçirdi bu vaka. Bununla beraber yaşıyoruz, bizim için tabii dün gibi bir hadise. Yalnız biz adalet ve hak arayışımızı gerçekten hiçbir zaman kaybetmedik. Umudumuzu kaybetmedik. Bir gün bunun da sırasının, vaktinin geleceğine, bu örgütün bir şekliyle bu dosyanın üzerindeki etkisinin kırılacağına inanıyorduk. İnşallah şimdi bundan sonraki süreçte başta siz olmak üzere, emeği geçen bütün herkese çok teşekkür ediyoruz. Şükranlarımızı sunuyoruz. Biz aynı zamanda burada diğer şehit ailelerimiz adına da bulunuyoruz. Onların da size selamlarını ve teşekkürlerini iletiyorum."

Kaynak

Haberin tamamı, güncellemeleri ve fotoğraf galerisi için TRT Haber sayfasına gidin.

www.trthaber.com · Haberi kaynağında oku

Aynı gelişmeyi verenler

5 kaynak

Gündem haberleri

Tümü