Barışa İhtiyacım Var Kadın İnisiyatifi, Meclis gündemine gelmesi beklenen "çerçeve yasa" tartışmalarına ilişkin yaptığı açıklamada, kamuoyuna yansıyan düzenlemelerin kalıcı barışın inşasına hizmet etmeyeceğini söyledi.
“Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi”nin tam metni
İnisiyatif, infaz ertelemesi ve siyaset yasağı gibi uygulamaların demokratik siyaset alanını daraltacağını savunarak, kadınların barış sürecinin tüm aşamalarında eşit söz ve karar hakkıyla yer alması gerektiğini vurguladı.
Açıklamada, kadınların uzun yıllardır barış mücadelesi yürüttüğü hatırlatılarak, Kürt sorununun demokratik ve siyasal yöntemlerle çözümü için çeşitli eylem ve kampanyalar düzenlendiği ifade edildi. Bir yıl önce Meclis önünde komisyon kurulması çağrısıyla bir araya geldiklerini, kurulan komisyonda rapor ve taleplerini sunduklarını anımsatan İnisiyatif, bu yıl da 11 Temmuz'da Meclis önünde düzenledikleri açıklamada yasal çerçevenin gecikmeden hazırlanmasını istediklerini belirtti.
İnisiyatif, çerçeve yasa taslağının henüz siyasi partilerle, ilgili kesimlerle ve kamuoyuyla paylaşılmadığına dikkat çekti. Kamuoyuna yansıyan bilgilerde ise silah bırakan kişiler için 5 ila 10 yıl infaz ertelemesi, 2 ila 3 yıl hak mahrumiyeti ve siyaset yasağı öngörüldüğü, bazı yöneticilerin ise düzenleme kapsamı dışında bırakılacağının yer aldığına işaret edildi.
Bu düzenlemelerin hukuki güvence sağlamadığı belirtilen açıklamada, mevcut yargı pratiği nedeniyle infaz ertelemesinin fiilen siyaset yasağına dönüşeceği savunuldu. Açıklamada, "Konuşmayacaksınız, örgütlenmeyeceksiniz, barış ve kadın özgürlük mücadelesinde yer almayacaksınız. Aksi halde ertelenen cezalar uygulanacak ve yeni davalarla karşı karşıya kalacaksınız" değerlendirmesi yapıldı.
"Barış sadece silahların susması değildir"
Barışın yalnızca silahlı çatışmaların sona ermesiyle sağlanamayacağı ifade edilen açıklamada, çatışmayı doğuran nedenlerin ortadan kaldırılması ve demokratik siyaset alanının genişletilmesi gerektiği vurgulandı. Dünyadaki barış süreçlerinde de demokratik hak ve özgürlükleri güçlendiren hukuki düzenlemelerin temel rol oynadığı belirtilerek, baskıyı artıran uygulamaların kalıcı barışa hizmet etmeyeceği kaydedildi.
İnisiyatif, Meclis'e sundukları raporda da yer verdiği talepleri yineleyerek, başta Terörle Mücadele Kanunu (TMK) olmak üzere temel hak ve özgürlükleri sınırlayan düzenlemelerin kaldırılmasını, infaz ertelemesi ve siyaset yasağı gibi koşullu hükümlerin yasa taslağından çıkarılmasını istedi.
"Kadınların olmadığı süreç gerçek barış getirmez"
Açıklamada, basına yansıyan bilgilere göre süreç kapsamında çeşitli komisyonlar kurulmasının planlandığı ancak bu yapılarda kadınların ve toplumun farklı kesimlerinin temsiline ilişkin bir güvence bulunmadığı belirtildi.
Kadınların barış süreçlerinin öznesi olduğuna dikkat çekilen açıklamada, Türkiye'nin taraf olduğu Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 1325 sayılı kararı hatırlatılarak kadınların müzakere, karar alma ve izleme mekanizmalarında yer alma hakkının uluslararası hukuk tarafından da tanındığı ifade edildi.
İnisiyatif, kurulacak tüm komisyon ve kurullarda kadınların eşit temsille yer alması gerektiğini belirterek, kadın hareketinin oluşturacağı bağımsız bir komisyonun da sürecin resmi izleme mekanizmasının parçası olması çağrısında bulundu.
Açıklamanın sonunda, silah bırakan kişiler arasında yönetici olup olmama ya da eylemlere katılım durumuna göre ayrım yapılmasının kalıcı barış açısından kabul edilemez olduğu söyledi.
Silah bırakanlara yönelik infaz ertelemesi ve siyaset yasağı gibi yaptırımların demokratik siyaset alanını yargı eliyle tehdit altında bırakacağı belirtilerek, barışın inşası ve kadın özgürlük mücadelesinin birlikte yürütülebilmesi için kapsayıcı ve güvenceli yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesi çağrısı yapıldı.
Barışa İhtiyacım Var Kadın İnisiyatifi, son olarak şöyle dedİ "Kadın dayanışmasıyla barışın inşasının öznesiyiz, barış için ısrar ediyoruz."