Barışa İhtiyacım Var Kadın İnisiyatifi, Amed’deki Çand Amed Kongre Merkezi’nde düzenlediği basın toplantısıyla şüpheli kadın ölümlerine, üniformalı erkek şiddetine ve devlet destekli grupların baskılarına dikkat çekti.
JinNews'in haberine göre, inisiyatif adına açıklama metnini okuyan Berfin Atlı, kente barışın inşasında sorumluluk almak amacıyla geldiklerini belirterek kayıp ve şüpheli kadın ölümlerine dair dosyaların etkin bir şekilde yeniden incelenmesi çağrısında bulundu.
Atlı, bölgede silahlı erkeklerin konuşlandırılma biçimi nedeniyle cinsel şiddetin bir savaş silahı olarak kullanıldığına vurgu yaptı.
Barışa İhtiyacım Var Kadın İnisiyatifi olarak Amed’deydik.
Barışın yolunun acıyı görmekten, duymaktan ve hakikatin peşinden gitmekten geçtiğini biliyoruz. Savaşın şiddeti; cezasızlık politikaları ve erkek egemenliğiyle kadınların hayatına ve bedenlerine taşınıyor. pic.twitter.com/jULH4xadm6 — Barışa İhtiyacım Var Kadın İnisiyatifi (@inisiyatif2025) August 30, 2026
Kadınların yaşam alanlarına ve bedenlerine yönelik saldırıların yapısal hale gelmesini engellemenin tek yolunun gerçek bir barış mücadelesi olduğunu ifade eden Atlı; Sur başta olmak üzere kentte 2015 sonrası artan radikal İslamcı grupların kadınların kıyafetlerine, yaşam tarzlarına ve kamusal alandaki varlıklarına müdahale ettiğini söyleyerek bu grupların cezasızlık politikalarından güç aldığını belirtti.
Cezasızlığın yeni kadın cinayetlerine kapı araladığını ihraç polis Cemil Koç örneğiyle açıklayan Atlı, Temmuz 2023'te 8. kattan düşerek ölen Ejegül Ovezova’nın dosyasının şiddet görüntülerine rağmen "intihar" denilerek kapatıldığını hatırlattı. Aynı şahsın Temmuz 2025’te İstanbul’da Ayşe Tokyaz’ı katlettiğini ve bir suç ağıyla bedenini ortadan kaldırdığını belirten Atlı, zamanında etkin soruşturma yürütülmüş olsaydı Tokyaz’ın bugün hayatta olacağını vurguladı. Ayrıca Rojin Kabaiş dosyasına da değinilerek, bedeninde iki farklı erkeğe ait DNA bulunması ve tıbbi ilaçlarla ilgili soru işaretlerinin halen çözülmediği hatırlatıldı.
Yaşananların münferit vakalar olmadığını ve güvenlikçi politikaların şiddet düzenini beslediğini altını çizen İnisiyatif, taleplerini şöyle anlattı:
- Kadınların söz sahibi olduğu bağımsız hakikat komisyonlarının kurulması ve savaş suçlarının belgelenmesi,
- Kayıp ve şüpheli kadın ölümü dosyalarının kadın örgütlerinin müdahilliğiyle yeniden açılması,
- Koruculuk sistemi, kayyım rejimi ve militarist politikaların sonlandırılması,
- Kadın ve gençleri sürükleyen uyuşturucu ve fuhuş ağlarının kolluk/kamu bağlantıları dâhil araştırılması.
Açıklama, üzeri örtülmek istenen hakikatin peşinde adalet mücadelesinin süreceği vurgulanarak tamamlandı. Zorla kaybedilen, katledilen tüm kadınlar ve çocuklar için mücadeleye devam edeceklerini belirten Atlı, Amed’de yaşayan kadın ve öğrencilerin yanında olacaklarını ve özel savaş politikalarına karşı duracaklarını vurguladı.
Rojin Kabaiş’in kaybolduğu gün yaptığı son yazışmalara ulaşıldı