Batı Şeria'da iki Filistinli aileye yerleşimci ablukası beşinci gününde
- Yazan,BBC News TürkçeBildirdiği yer,Londra
- Yazan,BBC News Türkçe
- Bildirdiği yer,Londra
- Yayın tarihi12 Ağustos 2026Güncelleme 5 saat önce
- Okuma süresi 3 dk
İşgal altındaki Batı Şeria'da aşırı dinci Yahudi yerleşimciler tarafından evlerinde ablukaya alınan iki Filistinli aile için insan hakları örgütleri acil yardım çağrısında bulundu.
ABD Büyükelçisi Mike Huckabee olayı kınayan paylaşımında ablukacıları İsrailli teröristler olarak tanımladı.
Huckabee, İsrail polisi ve askerlerinin kendi girişimleri ile harekete geçtiğini söyledi.
Abluka altındakiler arasında ABD vatandaşı en az bir kişi var.
Yerleşimci ablukası Pazar gününden bu yana Nablus'un güneyindeki Kusra köyünde sürüyor.
Aşırılık yanlısı yerleşimciler, köyde yaşayan iki Filistinli ailenin evininin yakınına yeni bir yasadışı yerleşim kurdu.
Aileyi taciz eden yerleşimciler evlerin elektrik ve su hatlarını kesti.
- Bülent Arınç'ın gözünden AKP'nin 25 yılı: 'Sistemi düzeltin, ehliyete, liyakate, istişareye önem verin'
- Süleymancılar: ‘Kapalı kutu’ olarak tanımlanan cemaat hakkında neler biliniyor?
- Kardeş olup olmadıklarını öğrenmek için yasaları çiğnemek zorunda kalan çiftin sıra dışı hikayesi
- Mabel Matiz'e 'Ha Leylim' şarkısı için 'müstehcenlik' soruşturması
Filistinli aileler İsrail ordusundan yardım istese de gelen askerlerin yerleşimcilerle birlikte dua ederken çekilmiş görüntüleri ortaya çıktı.
Ordu yönetimi bu görüntülerle ilgili soruşturma başlatıldığını açıkladı.
Abu Ridi ve Hassan aileleri, su ve elektriklerinin kesilmesi, gıda stoklarının azalması sonrası sosyal medyadan yardım çağrısında bulundu.
Facebook'ta paylaşım yapan Qusay Abu Ridi, durumlarının kritik olduğunu yazdı.
Paylaşımda şunları dile getirdi: "Kendi evimizde, kendi toprağımızda yaşıyoruz. Güvende ve onurlu bir şekilde yaşama hakkından başka bir şey istemiyoruz."
Aysha Hassan da Reuters haber ajansına yaptığı açıklamada, yerleşimcilerin evin kapısını kırmaya çalıştıklarını ve "taş atmaya, küfretmeye ve hakaret etmeye başladıklarını" söyledi.
Ailesinin "korkudan ölmek üzere olduğunu, dehşete düştüğünü" belirtti.
- İsrailli yerleşimci: 'Tanrı bizi seçti, Filistinlilere saldırılar haklı bir intikam'
- Batı Şeria'daki Yahudi yerleşimciler Filistin köylerine saldırdı
İsrail ordusundan yapılan açıklamada da, bölgedeki yerleşimcilerin eylemleri için "yasa dışı, kınanması gereken ve kabul edilemez" denildi.
Ancak yapılan yetersiz müdahaleler yerleşimcileri bölgeden uzaklaştıramadı.
13 Ağustos'ta ordu sözcülüğü, yüzlerce askerin bölgeye sevk edildiğini duyurdu.
İsrail güçleri ayrıca işgal altındaki Batı Şeria'da baskınlarını sürdürerek en az 23 Filistinliyi tutukladı ve evleri yıktı.
Uluslararası hukuka göre Batı Şeria'daki tüm İsrailli yerleşimleri yasa dışı.
Birleşmiş Milletler bölgedeki durumun "kritik bir noktada" olduğu uyarısında bulundu.
İsrail güçleri, Nablus'un güneybatısındaki Tal köyünde, 24 Temmuz'da İsrailli yerleşimcilerle yaşanan bir çatışma sırasında öldürülen dört Filistinliden biri olan Faruk Ramazan'ın aile evini yıktı.
Söz konusu olayda iki İsrailli de hayatını kaybetmişti.
Salı günü BM Güvenlik Konseyi'ne Salı günü hitap eden Orta Doğu Barış Süreci Özel Koordinatör Yardımcısı Ramiz Alakbarov, Batı Şeria'nın "kırılma noktasında" olduğunu söyledi.
Alakbarov, İsrail güçleri ve yerleşimcilerin bu yılın başından bu yana işgal altındaki bölgede 18'i çocuk olmak üzere 76 Filistinliyi öldürdüğünü, yerleşimci şiddeti, yıkımlar ve tahliyeler nedeniyle ise neredeyse yarısı çocuk yaklaşık 3800 Filistinlinin yerinden edildiğini belirtti.
BM'nin, 2026 yılında yaklaşık 260 Filistin yerleşiminde can kaybı veya maddi hasarla sonuçlanan 1.430'dan fazla yerleşimci saldırısını belgelediğini ifade eden Alakbarov, bu saldırıların birçoğunun İsrail güçlerinin varlığı sırasında gerçekleştirildiğine dikkat çekti.