Pekin genelinde milyonlarca salkım söğüt ve kavak ağacı, yaklaşık 22 milyon kişinin yaşadığı metropolün daha yeşil bir görünüme kavuşmasını sağlıyor. Ancak yeni bir araştırmaya göre bu ağaçların atmosfere saldığı doğal kimyasal bileşikler, kentteki ozon kirliliğinin beklenenden çok daha önemli bir kaynağı olabilir.Hakemli bilimsel dergi Science Advances'ta yayımlanan çalışma, sorunun yalnızca Pekin'le sınırlı olmadığını ortaya koydu. Araştırmacılara göre hızlı büyümeleri ve iklim koşullarına dayanıklılıkları nedeniyle dünyanın birçok kentinde tercih edilen bazı ağaç türleri, belirli koşullarda ozon oluşumunu artırabiliyor.Üstelik küresel ısınmayla birlikte yükselen sıcaklıkların bu etkiyi daha da güçlendirebileceği belirtiliyor.Ağaçlar hava kirliliğine nasıl yol açıyor?Buradaki kilit nokta, ağaçların doğrudan ozon üretmemesi.Ozon, bazı bitkilerin yanı sıra araçlar ve kimya endüstrisi gibi kaynaklardan salınan uçucu organik bileşiklerin (VOC), büyük ölçüde trafik ve sanayiden kaynaklanan azot oksitlerle (NOx) tepkimeye girmesi sonucunda oluşuyor.
Güneş ışığının da dahil olduğu bir dizi kimyasal reaksiyon, atmosferin yere yakın bölümünde ozon meydana gelmesine yol açıyor.Yüksek ozon seviyeleri insan sağlığı açısından tehlike oluşturabiliyor. Ozonun solunması hava yollarında iltihaplanmaya ve hasara neden olabiliyor, özellikle astım veya akciğer hastalığı bulunan kişilerde solunum güçlüklerini artırabiliyor.Ayrıca, araştırmacılar, kentteki bitki örtüsünün ozon oluşumuna katkısının tahmin ettiklerinden çok daha yüksek olduğunu gördü.Söğüt ve kavaklar öne çıkıyorBirçok ağaç türü atmosfere VOC salıyor ancak bazı türlerin emisyonları diğerlerinden çok daha yüksek.Özellikle dünyanın pek çok kentinde yaygın olarak dikilen söğüt (Salix) ve kavak (Populus) türleri, fotosentezin bir yan ürünü olarak ortaya çıkan ve bir VOC türü olan izopreni yüksek miktarlarda atmosfere bırakıyor.Araştırmacıların hesaplamalarına göre Pekin'deki ağaçların yaklaşık yüzde 35'i izopren salan türlerden oluşuyor.VOC'lerin yalnızca yüzde 10'u bitkilerden geliyorAraştırmacılar, Pekin'in farklı noktalarından hava örnekleri toplayarak VOC yoğunluklarını ölçtü ve kentteki izleme istasyonlarından ozon verilerini elde etti.Mayıs-Temmuz 2021 dönemini kapsayan verilere göre Pekin'deki toplam VOC emisyonlarının yaklaşık yüzde 10'u bitki örtüsünden kaynaklanıyordu. Geri kalan büyük bölümün kaynağını ise araç emisyonları ve endüstriyel kimyasallar gibi insan faaliyetleri oluşturuyordu.Ancak toplam emisyon miktarı, ozon oluşumuna yapılan katkıyı tek başına göstermiyor.Bunu hesaplamak isteyen araştırmacılar, VOC'lerin atmosferdeki hidroksil radikalleriyle ne kadar hızlı reaksiyona girdiğini inceledi.
Bu reaksiyonlar sonucunda oluşan peroksi radikalleri, havadaki azot oksitlerle tepkimeye giriyor ve güneş ışığının etkisiyle sonunda ozon oluşumuna katkıda bulunan bileşikler meydana getiriyor.Sonuç dikkat çekiciydi: Bitki örtüsü, ozon oluşumuna giden kimyasal süreçteki bileşiklerin yüzde 52'sinden sorumluydu. En büyük katkıyı ise izopren sağlıyordu.Başka bir ifadeyle, insan faaliyetlerinden kaynaklanan toplam VOC emisyonu bitkilerinkinden çok daha yüksek olmasına rağmen, bitkilerden salınan bileşiklerin ozon oluşturma potansiyeli çok daha güçlüydü.Sidney'de ağaçların yüzde 65'i izopren yayıyorAraştırmacılar daha sonra çalışmalarını Pekin'in dışına taşıyarak 24 megakentte dikilen ağaç türlerini inceledi ve bu kentlerin potansiyel izopren emisyonlarını hesapladı.Sonuçlar, incelenen kentlerin önemli bir bölümünde potansiyel izopren salımının Pekin'den bile yüksek olabileceğini gösterdi.Avustralya'daki Sidney ve Melbourne bunlar arasında yer aldı. Araştırmaya göre Sidney'deki ağaçların yaklaşık yüzde 65'i izopren salan türlerden oluşuyor.Araştırmanın sonuçları kentlerde ağaçlandırmanın azaltılması gerektiği anlamına gelmiyor.
Ağaçlar sıcaklıkların düşürülmesi, karbonun tutulması ve kent sakinlerinin aşırı sıcaklardan korunması gibi çok sayıda fayda sağlıyor. Bulgular daha çok, gelecekte kentler yeşillendirilirken hangi ağaç türlerinin dikildiğinin de hava kalitesi açısından dikkate alınması gerekebileceğine işaret ediyor.