Almanya’da aşırı sağcı AfD’nin Saksonya-Anhalt eyalet seçimlerinde elde ettiği sonuç, Berlin’de protesto edildi. Alman yeniden birleşmesinin simgelerinden Brandenburg Kapısı önünde düzenlenen gösteriye binlerce kişi katıldı. Berlin polisi, gösterinin başlamasından yaklaşık bir saat sonra, saat 19.00 sıralarında alanda yaklaşık 5 bin kişinin bulunduğunu bildirdi.
Eylemin ortak organizatörlerinden siyasi kampanya grubu Campact ise katılımcı sayısının 14 bine ulaştığını açıkladı. 2025’in başında, federal seçimler öncesinde muhafazakâr sağ ile aşırı sağ arasında olası bir ittifaka karşı Berlin’de düzenlenen gösterilere en az 100 bin kişi katılmıştı. Bu kez katılımın daha düşük kalması bazı göstericilerde hayal kırıklığı yarattı.
“BEŞ YIL SONRA BU HAKKI KULLANABİLECEK MİYİZ?” Gösteriye katılan Marie-Therese Hattendorf, katılımın düşük olmasının toplumun yeterince harekete geçtiğini göstermediğini söyledi. Öğretmen ve şiddetsiz iletişim eğitmeni olan Hattendorf, gösteriye demokratik hakkını kullanmak için katıldığını belirterek geleceğe ilişkin kaygısını dile getirdi. Hattendorf, “Gösteri yapma hakkımı kullanmak için buradayım.
Ancak gerçekten korkuyorum. Beş yıl sonra bunu hâlâ yapabilecek miyiz, bilmiyorum” dedi. 36 yaşındaki sol görüşlü aktivist, Almanya’daki siyasi atmosfer nedeniyle ülkede ne kadar daha yaşamaya devam edebileceği konusunda kaygı duyduğunu söyledi.
Yakın çevresindeki bazı kişilerin kendilerini artık güvende hissetmedikleri gerekçesiyle Almanya’dan ayrılmaya karar verdiğini ifade etti. “AÇIK BİR TOPLUM İSTİYORUZ” Gösteriye oğlu ve köpeğiyle katılan Alice de Saksonya-Anhalt seçimlerinin sonucundan üzüntü duyduğunu belirtti. Alice, “Herkesin kendisini hoş karşılanmış hissettiği açık bir toplumdan yanayım” ifadelerini kullandı.
68 yaşındaki Helen ise Alman seçmenlerin bir yandan demokrasinin zarar görmesinden korktuğunu, diğer yandan istemedikleri değişiklikler, baskılar ve zorunluluklardan kaygı duyduğunu söyledi. Helen, bu korkuların Saksonya-Anhalt seçimlerinde sandığa yansıdığını savunarak, göç ve eğitim politikalarının seçmenlerin başlıca kaygıları arasında bulunduğunu ifade etti.