sondakika.com
Son Dakika

Berlin: Elif Eralp'li Sol Parti yüzde 21 ile önde, CDU hemen arkasında, AfD yüzde 18'e dayandı

20 Eylül’de eyalet meclisi için sandığa gidecek Berlin’de, son anketlere göre Sol Parti ile CDU önde başabaş. AfD yüzde 17-18’le arkalarında. CDU ve SPD geriliyor. Yakın yarışta Türkiyeli, Kürt ve diğer göçmen kökenli seçmenlerin katılımı da önem kazanıyor.

Fotoğraf: Bianet

Almanya’nın başkenti, pazar günü sonucun birkaç puanlık farkla belirlenebileceği görülen bir eyalet seçimine gidiyor. Son anketlerin ortaklaştığı tabloda, Berlin’de geleneksel siyasal ağırlık merkezinin zayıfladığı, Sol Parti’nin solda, AfD’nin sağda büyüdüğü ve mevcut CDU-SPD hükümetinin çoğunluğunu kaybettiği bir yarış manzarası görünüyor.

Son BerlinTrend araştırmasında Sol Parti yüzde 21, CDU yüzde 20, AfD yüzde 18, Yeşiller yüzde 16, SPD yüzde 12, BSW yüzde 4 olarak ölçüldü. INSA’nın daha yeni araştırmasında ise CDU ile Sol Parti yüzde 20’de eşitlendi; AfD yüzde 18, Yeşiller yüzde 16, SPD yüzde 12, BSW ise yüzde 5 çıktı. BerlinTrend’in hata payı iki-üç puana kadar ulaşıyor; dolayısıyla ilk sıranın kime ait olduğunu söylemek henüz mümkün değil.

Ancak seçimin hangi yönde seyredeceği açık. 2023 seçimini yüzde 28,2 ile kazanan CDU yaklaşık sekiz puan gerilerken, Berlin’i savaş sonrası dönemin büyük bölümünde yöneten SPD yüzde 18,4’ten yüzde 10-12 bandına düşmüş durumda. Sol Parti yüzde 12,2’den yüzde 20’nin üzerine çıkarken AfD de 2023’teki yüzde 9,1’lik oyunu yaklaşık ikiye katlıyor.

Eralp seçmenin birincil sorununa sesleniyor

Sol Parti’nin ve başbakan adayı Elif Eralp’in yükselişi yalnızca AfD karşıtlığıyla açıklanmayacak kadar yaygın bir alanda sürüyor. Eralp’in kampanyasının belkemiğini oluşturan kira ve konut sorunu Berlin seçmeninin açık ara birincil gündemi.

Merkez çökerken Elif Eralp ve Sol Parti, Almanya’yı AfD korkusuna bırakmamaya kararlı

Infratest dimap’ın BerlinTrend araştırmasında seçmenlerin yüzde 32’si kentin en önemli siyasi sorunu olarak konut ve kiraları gösteriyor. Göç ve sığınmacılar yüzde 10, iç güvenlik ve suç ise yüzde 9’la çok geriden geliyor. Mevcut CDU-SPD hükümetinden memnun olmayanların oranı da yüzde 77.

Eralp bu alanda rakiplerinden daha ileri giden bir programla yarışıyor. Sol Parti, 2021’de Berlinlilerin referandumda kabul ettiği büyük konut şirketlerinin kamulaştırılması kararının uygulanmasını, 3 binden fazla konuta sahip şirketlerin toplumsallaştırılmasını, belediye konutlarında kira tavanını ve kiracıları koruyacak ayrı bir eyalet dairesinin kurulmasını istiyor.

Çarşamba akşamı RBB’deki son büyük televizyon tartışmasında da adayları birbirinden ayıran başlıca konu konut oldu. Eralp yaklaşık 220 bin konutun büyük emlak şirketlerinden kamunun denetimine geçirilmesini savunurken SPD adayı Steffen Krach, CDU adayı Stefan Evers ve AfD adayı Kristin Brinker kamulaştırmaya karşı çıktılar. Yeşiller adayı Werner Graf ise boş büroların konuta dönüştürülmesini önerdi.⁠

BerlinTrend’de Eralp’i iyi bir başbakan olarak görenlerin oranının yüzde 23’e yükselerek Evers’in yüzde 22’lik oranının hemen önüne geçmesi, adayın Sol Parti’nin parti oylarındaki yükselişe eşlik ettiğini gösteriyor. Bununla birlikte, adayların büyük bölümü seçmenler tarafından hâlâ yeterince tanınmıyor.

Kampanyanın son haftasına iki hafta önce Saksonya-Anhalt’ta AfD’nin yüzde 43,8’le birinci parti olmasının gölgesi düştü.

Berlin Hür Üniversitesi siyaset bilimcisi Thorsten Faas, bu sonucun ardından siyasal “momentumun AfD’de” olduğunu iddia ediyor. Faas’a göre seçmende öfke ve hoşnutsuzluk yüksek, partilere güven düşük; bu durum seçim kampanyasının son günlerini olağanüstü önemli hale getiriyor.

Eralp de iki seçimi doğrudan birbirine bağladı:

AfD’nin Berlin’deki yüzde 17-18 desteği Saksonya-Anhalt’taki sonuçtan çok uzak olsa da 2023’teki oyunun yaklaşık iki katı. Berlin Hür Üniversitesi’nden siyaset bilimci Julia Reuschenbach, kentin kozmopolit ve liberal kimliğinin onu konut, kamu hizmetleri, güvenlik ve göç konularındaki hoşnutsuzluklardan bağışık kılmadığına dikkat çekiyor.

Berlin AfD’sinin kampanyada görece düşük profilli bir görüntü vermesine karşılık, parti programında “remigrasyon” (göçmenlerin geldikleri yere gönderilmesi) kavramının açıkça yer alması, yaklaşık 4 milyon nüfuslu ve yoğun göçmen nüfus barındıran Berlin’de bu partinin yükselişine ayrıca anlam kazandırıyor.

Türkiyeli ve Kürt seçmene sandığa gitme çağrısı

Başa baş süren yarışta, hemen göze çarpmayan ama sonuca etkili olabilecek değişkenlerin başında göçmen kökenli seçmenlerin katılım oranları geliyor. Süddeutsche Zeitung'un seçim öncesi araştırmasına göre Berlin’de oy kullanma hakkına sahip yaklaşık her 5 kişiden biri göçmen kökenli ailelerden geliyor. Gazete, partilerin bu seçmenlere sistematik olarak ulaşmanın önemini daha yeni yeni kavradıklarına dikkat çekiyor.

Berlin-Brandenburg Türk Toplumu’na (TBB) göre kentte Türk, Kürt veya diğer etnik kimlikler arasında ayrım yapılmaksızın yaklaşık 200 bin Türkiye kökenli seçmen bulunuyor. Bu sayı Berlin’deki yaklaşık 2,49 milyon seçmenin yüzde 8’ini oluşturuyor. TBB, Türkiye kökenlilerin yoğun olduğu bazı seçim bölgelerinde katılımın yüzde 50’ye kadar gerilediğine dikkat çekerek herhangi bir parti lehine tutum almaksızın seçmeni sandığa çağırıyor.

Eralp bu alanda da en görünür kampanyalardan birini yürütüyor. “Migras Mobilize!” çağrısıyla göçmen kökenli Berlinlileri sandığa çağıran Sol Parti’nin seçim broşürleri, Almancanın yanı sıra Türkçe, Arapça ve İngilizce olarak da dağıtılıyor. Süddeutsche Zeitung’un izlediği kapı kampanyasında bir parti çalışanı, “İnsanlara Türkçe seslendiğimde büyük bir fark hissediyorum” diyor. SPD ve BSW de Arapça kampanya malzemeleri kullanıyor.

Kürt örgütleri de adaylarla görüşüyor. Almanya Kürdistanlı Ebeveynler Derneği Yekmal’ın Eralp ve diğer Kürt örgütleriyle 31 Ağustos’taki buluşmasında, Kürtçenin desteklenmesi ve kamu görevlilerinin ayrımcılıkla mücadele konusunda eğitilmesi, gelecekteki Berlin hükümetinden temel beklentiler arasında yer aldı.

Ancak Türkiyeli ya da Kürt seçmenin hangi partilere yöneleceğini gösteren güvenilir ve güncel bir araştırma yok. Şu an için ölçülebilir olan, göçmen kökenlilerin seçmenler içindeki büyüklüğü -yüzde 20- ve partilerin bu seçmeni sandığa götürmek için son günlerde artan çabası.

Saksonya-Anhalt seçimlerinin sonucu Sol Parti ile Sahra Wagenknecht İttifakı (BSW) arasındaki mesafeyi de iyice açtı.

Berlin BSW Eş Başkanı Alexander King, Wagenknecht’in Saksonya-Anhalt’ta üçüncü turda AfD adayının başbakan seçilmesine kapı açabilecek "çekimserlik" politikasını desteklemişti. Eralp bunun ardından BSW ile koalisyon ihtimalini kesin biçimde reddetti:

BSW’nin Berlin Parlamentosu’na girip giremeyeceği de belirsiz. BerlinTrend partiyi yüzde 4’le barajın altında gösterirken, son INSA araştırmasında ise yüzde 5’le sınırda göründü. Bu tek puanlık fark seçim sonrasındaki koalisyon matematiğini de değiştirebilir.

Berlin seçimindeki dikkat çekici tablo, CDU ve SPD’nin kaybettiği alanın ikiye bölünmesi.

AfD sağda 2023'te oyunu yaklaşık ikiye katlarken, Sol Parti solda benzer büyüklükte bir sıçrama yapıyor. Sol Parti’nin farkı, yükselişini seçmenin açık ara en önemli gördüğü sorun olan kiralar ve konut üzerine kurulu belirgin bir programla birleştirmiş olması.

Mevcut anketlere göre CDU-SPD hükümeti çoğunluğa ulaşamıyor. AfD ise diğer büyük partilerin koalisyon hesaplarından dışlanıyor. İki partili çoğunluk çıkmaması halinde ağırlıklı seçenekler Sol Parti-SPD-Yeşiller veya CDU-SPD-Yeşiller koalisyonları.

Kaynak

Haberin tamamı, güncellemeleri ve fotoğraf galerisi için Bianet sayfasına gidin.

bianet.org · Haberi kaynağında oku

Aynı gelişmeyi verenler

2 kaynak

Gündem haberleri

Tümü