ÖSYM’nin 18 Ağustos’ta açıkladığı 2026-YKS yerleştirme sonuçlarının ardından üniversitelerin gözde bölümlerindeki değişim de dikkat çekti. Bilgisayar mühendisliği programlarında 2020’de taban puanına göre ilk sıraya yükselen Boğaziçi Üniversitesi, 2026’da Koç, İTÜ, Bilkent ve ODTÜ’nün ardından beşinci sırada kaldı. Bölümün taban başarı sırasındaki gerileme de tartışma yarattı.
Boğaziçi Üniversitesi’ndeki görevinden uzaklaştırılan Prof. Dr. Tuna Tuğcu, Cumhuriyet’e yaptığı değerlendirmede gerilemeyi Rektör Naci İnci dönemindeki yönetim anlayışıyla ilişkilendirdi.
“Türkiye’de tüm branşlarda birinci sırada yer alan bilgisayar mühendisliğinin taban sıralamasının 315’ten 4 bin 500’e düşmesi Naci İnci’nin bu politikasının doğrudan sonucu” diyen Tuğcu, “Sıralamadaki bu düşüşü tek nedene bağlamak doğru olmaz. Çok boyutlu bir kötülüğün sonucundan söz ediyoruz” ifadelerini kullandı. Tuğcu, akademisyenlerin yeniden atama ve yükseltmelerinin yapılmadığını, araştırma merkezleri ve laboratuvarlara erişimin engellendiğini, bazı akademisyenlerin görevlerine son verildiğini ve çok sayıda soruşturma açıldığını öne sürdü.
İnci’nin “Zaten bilgisayar mühendisliği kapansın” dediğini de ileri süren Tuğcu, yaşananların bölümün akademik ortamını doğrudan etkilediğini savundu. Profesörlük şartlarını sağlayan bazı akademisyenlerin yıllarca atamalarının yapılmadığını belirten Tuğcu, “Genç hocalar geleceksiz hale getirildi” dedi. Öğrencilere de yoğun baskı uygulandığını savunan Tuğcu; disiplin soruşturmaları, kulüp faaliyetlerine yönelik müdahaleler ve kampüs yaşamındaki kısıtlamalara dikkat çekti.
Tuğcu, tüm bu gelişmelere karşın bölümün hâlâ yüksek başarı sıralamasındaki öğrenciler tarafından tercih edilmesini önemli buldu. “Bu yaşananlara rağmen Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği taban puanının sadece 4 bin 500’e düşmesi büyük başarıdır” diye konuştu. ‘YALNIZCA BOĞAZİÇİ DEĞİL’ Yaşananların Türkiye’deki üniversitelerin genel durumundan ayrı düşünülemeyeceğini vurgulayan Tuğcu, “Bizler sadece Boğaziçi Üniversitesi için değil tüm akademi için bilimsel özerklik ve demokrasi istiyoruz” dedi. Tuğcu, “Özerk olmayan, kendi bilimsel, idari ve mali politikalarını belirleyip yönetemeyen üniversitelerden, ne kadar maddi imkân sağlanırsa sağlansın, bilim üretilemez.
Bilim serbest düşünce ve ifadenin olmadığı yerde yeşermez” diyerek sözlerini noktaladı.