sondakika.com
Son Dakika

Bilim insanları yanıtı buldu: Kilo verdikten sonra neden geri alıyoruz?

Yeni bilimsel değerlendirmeler, kilo vermenin yalnızca irade gücüyle açıklanamayacağını ortaya koydu. Araştırmacılara göre beyin, hormonlar ve yaşam koşulları kilo kaybını zorlaştırırken, obezite biyolojik ve toplumsal boyutları olan karmaşık bir sağlık sorunu olarak ele alınmalı.

Fotoğraf: Cumhuriyet

Uzun yıllar boyunca kilo vermek, daha az yemek ve daha fazla hareket etmek anlayışıyla açıklansa da son yıllarda yayımlanan bilimsel çalışmalar, sürecin çok daha karmaşık olduğunu ortaya koyuyor. Araştırmalara göre beyin, hormonlar, genetik yapı ve çevresel etkenler, hem kilo kaybında hem de verilen kilonun korunmasında belirleyici rol oynuyor. ScienceDaily'nin The Conversation kaynaklı değerlendirmesine göre, insan bedeni kilo kaybını kimi zaman hayatta kalmaya yönelik bir tehdit olarak algılıyor.

Bu durumda açlık hissi artarken yüksek kalorili besinlere yönelme eğilimi güçleniyor, enerji harcaması ise azalıyor. BEYİN ESKİ KİLOYU KORUMAYA ÇALIŞIYOR Araştırmacılar, insan bedeninin enerji depolama mekanizmalarının, yiyeceğin kıt olduğu dönemlerde hayatta kalmayı sağlamak için geliştiğini belirtiyor. Ancak günümüzde yüksek kalorili besinlere kolay erişim ve hareketsiz yaşam biçimi, geçmişte avantaj sağlayan bu sistemlerin kilo vermeyi zorlaştırmasına neden oluyor.

Değerlendirmeye göre beyin, kişinin ulaştığı yüksek kiloyu bir tür referans noktası olarak kabul edebiliyor. Kilo kaybı yaşandığında ise vücut, bu durumu telafi etmek amacıyla iştahı artıran ve enerji tüketimini azaltan mekanizmaları devreye sokuyor. Bu nedenle birçok kişi, eski beslenme düzenine dönmese bile verdiği kiloyu korumakta güçlük yaşayabiliyor.

Bilim insanları, bu biyolojik mekanizmanın diyet sonrasında yeniden kilo almanın yalnızca irade eksikliğiyle açıklanamayacağını gösterdiğini vurguluyor. ZAYIFLAMA İLAÇLARI NASIL ETKİ EDİYOR? Obezite tedavisinde kullanılan Wegovy ve Mounjaro gibi ilaçlar, bağırsaklardan salgılanan ve beyne tokluk sinyali gönderen hormonların etkisini taklit ederek iştahı azaltıyor.

Böylece kilo kaybına katkı sağlıyor. Ancak araştırmacılar, bu ilaçların herkeste aynı sonucu vermediğine dikkat çekiyor. Bazı kişiler tedaviyi yan etkiler nedeniyle sürdüremezken, bazı hastalarda beklenen düzeyde kilo kaybı sağlanamıyor.

Tedavi sonlandırıldığında ise iştahı düzenleyen biyolojik mekanizmaların yeniden devreye girmesi, verilen kiloların geri alınmasına yol açabiliyor. Bilim insanları, gelecekte geliştirilecek tedavilerin yalnızca iştahı baskılamakla kalmayıp beynin eski kiloya dönme eğilimini de uzun vadeli olarak değiştirebilmesini hedefliyor. SAĞLIK YALNIZCA KİLO DEĞİL Değerlendirmede, sağlıklı olmanın yalnızca tartıdaki rakamla ölçülemeyeceği de vurgulanıyor.

Düzenli fiziksel aktivite, dengeli beslenme, yeterli uyku ve ruh sağlığının korunmasının; kilo büyük ölçüde değişmese bile kalp-damar sağlığı, kan şekeri dengesi ve metabolik sağlık üzerinde önemli yararlar sağladığı ifade ediliyor. Uzmanlar, kısa sürede yüksek miktarda kilo kaybı vadeden katı diyetler yerine sürdürülebilir yaşam alışkanlıklarının benimsenmesini öneriyor. Düzenli yürüyüş, uyku düzeninin korunması ve beslenmede çeşitliliğin artırılması, uzun vadede hem kilo kontrolünü hem de genel sağlığı destekleyen temel adımlar arasında gösteriliyor.

OBEZİTE TOPLUMSAL KOŞULLARDAN DA ETKİLENİYOR Araştırmacılar, obezitenin yalnızca bireysel tercihlerle açıklanamayacağını belirtiyor. Sağlıksız gıdaların ucuz ve kolay erişilebilir olması, çocuklara yönelik gıda reklamları, uzun çalışma saatleri, yoksulluk ve kentlerin hareketsiz yaşamı teşvik eden yapısı gibi etkenlerin de kilo artışında önemli payı bulunduğu ifade ediliyor. Bu nedenle daha sağlıklı okul yemekleri, çocuklara yönelik sağlıksız gıda reklamlarının sınırlandırılması, standart porsiyon uygulamaları ve yürüyüş ile bisiklet kullanımını teşvik eden kent planlamalarının obeziteyle mücadelede etkili olabileceği belirtiliyor.

Araştırmacılar, obezitenin kişisel bir başarısızlık değil; beyin, genetik özellikler ve çevresel koşulların birlikte şekillendirdiği biyolojik ve toplumsal bir sağlık sorunu olduğunun altını çiziyor.

Kaynak

Haberin tamamı, güncellemeleri ve fotoğraf galerisi için Cumhuriyet sayfasına gidin.

www.cumhuriyet.com.tr · Haberi kaynağında oku

Gündem haberleri

Tümü