sondakika.com
Son Dakika

Bir trilyon dolarlık büyük yarış

Bu yarış başka. Ar-Ge yarışı.

Fotoğraf: Cumhuriyet

Bu yarış başka. Ar-Ge yarışı. Yani bilim ve teknolojide yeni ürünler elde etmek için harcanan dolarlardan bahsediyoruz.

Herkese Bilim Teknoloji dergisi bu sayısında kapak ve dosya konusu olarak dünyada da büyük yankı uyandıran Ar-Ge harcamalarının vardığı nokta: Yılda 1 trilyon dolar. Yok, daha önemlisi, ABD zaten bu kadar parayı harcıyordu. Şimdi Çin’in de 1 trilyon doları aşan bir Ar-Ge harcaması ile ABD’yi kıl payı da olsa geçmesi.

Dünya toplam Ar-Ge harcamasını merak eder misiniz? 3.8 milyar dolar. 3.8 trilyonun dağılıma bakın: 1 trilyon dolar ABD 1 trilyon dolar Çin 600 milyar dolar Avrupa Birliği 700 milyar dolar diğer OECD ülkeleri 400 milyar dolar OECD dışındaki ülkeler (Çin hariç) GSYH içindeki Ar-Ge paylarına bakalım: İsrail yüzde 6.8; Güney Kore yüzde 5.1; OECD yüzde 2.7; Çin yüzde 2.7: AB yüzde 2.1; Türkiye yüzde 1.46.

ÇİN KALİTEDE KOŞUYOR Küresel güç dengelerinin değişmesinde şüphesiz savunmada güçlü olmanın ötesinde, Ar-Ge harcamalarının ülkelerin sivil hayata yönelik önemli büyük ekonomik değerler de yaratması ve güçlü ekonomi yaratması. Derlenmesine yardımcı olduğum yazı, Çin’in son 20 yılda tarihte görülmemiş bir yükseliş yarattığına işaret ediyor. Tabii Ar-Ge derken paralar temel bilimsel araştırmalara, tıbba, fiziğe, kimyaya ve teknoloji geliştirmelere akıyor.

Temel bilimsel araştırmalarda, dünyanın en önemli araştırma makalelerinin yayınlamadığı dergilerde Çin makalelerinin durumu şöyle: PATENT ŞAMPİYONU “2019 yılında dünyanın en çok atıf alan, yani dünyada bilimcilerin kendi araştırmalarında kullandıkları makaleler sıralamasında yüzde 1’lik dilimde, ABD’yi geride bıraktı, yani dünya liderliğine yükseldi.” 2024’te ise Nature Index verilerine göre dünyanın en seçkin bilimsel dergilerindeki yayın sayısında da ABD’nin önüne geçti. 2024’te Çinli kurumlar yaklaşık 1.8 milyon patent başvurusu yaparken ABD’de bu sayı yaklaşık 603 bin olarak gerçekleşti. Patent, yenilik üretmek demek.

Yani: Bilimsel üretimin ağırlık merkezi giderek Asya’ya kayıyor. Bu sonuçlar, OECD’nin Main Science and Technology Indicators 2026 raporunda yayımlandı. SAVUNMA PAYI ARTTI Rapor diyor ki: Dünya genelinde Ar-Ge sisteminin yapısı değişiyor.

Toplam Ar-Ge harcamalarının yaklaşık dörtte üçü artık özel sektör tarafından gerçekleştiriliyor. Buna karşılık birçok ülkede kamu Ar-Ge bütçeleri daralırken ayrılan kaynakların giderek daha büyük bölümü savunma teknolojilerine yöneliyor. Saptama: 21. yüzyılda ülkelerin zenginliğini belirleyecek temel unsur doğal kaynaklar değil, bilgi üretme kapasitesi.

Bilim, artık yalnızca laboratuvarların konusu değil; ekonomik rekabetin, jeopolitik mücadelenin ve refahının en önemli belirleyicisi oldu. Dosya yazısından: Bugün yapay zekâdan kuantum bilgisayarlara, yarı iletkenlerden biyoteknolojiye kadar kritik teknolojiler yalnızca ekonomik büyümenin değil, ulusal güvenliğin de temel unsurları olarak görülüyor. Bu nedenle Ar-Ge bütçeleri artık yalnızca bilim politikalarının değil, dış politika ve güvenlik stratejilerinin de ayrılmaz bir parçası haline gelmiş durumda.

Yarın: Türkiye’nin durumu.

Kaynak

Haberin tamamı, güncellemeleri ve fotoğraf galerisi için Cumhuriyet sayfasına gidin.

www.cumhuriyet.com.tr · Haberi kaynağında oku

Gündem haberleri

Tümü