sondakika.com
Son Dakika

Bir yolcu gemisi hangi koşullarda sefere çıkabilir?

Filo Jet gemi kazasının ardından yolcu gemilerinde güvenlik ve denetim süreçleri gündemde. Deniz İşçileri Platformu’ndan Filiz Tilki, yüzlerce yolcu taşıyan bir geminin hangi koşullarda sefere çıkabileceği ve bu süreçte hangi güvenlik mekanizmalarının devreye girmesi gerektiğini bianet'e anlattı.

Fotoğraf: Bianet

Girne-Taşucu seferine 30 Ağustos'ta çıkan Filo Jet, hareketinden kısa süre sonra su alarak alabora oldu. 267 kişinin bulunduğu feribot, 514 metre derinliğe battı. Son bilgilere göre kazada 8 kişi hayatını kaybetti, 20 kişi ise hâlâ kayıp.

İngiltere merkezli denizcilik veri sağlayıcısı Lloyd’s List Intelligence’ın hazırladığı kaza raporunda, feribotun iki dalganın ardından alabora olduğuna ilişkin basına yansıyan açıklamaya yer verilirken, kazanın kesin nedeninin ise henüz belirlenmediği ve soruşturmanın sürdüğü belirtiliyor.

Deniz İşçileri Platformu üyesi Filiz Tilki, mürettebatın eğitim ve belgelendirilmesinden gemilerin teknik denetimlerine kadar sefere çıkmadan önce yerine getirilmesi gereken koşulları anlattı.

Yolcu gemilerinde mürettebat hangi yeterliliklere sahip olmalı?

Tilki'nin aktardığına göre yolcu gemilerinde çalışan mürettebatın sahip olması gereken yeterlilikler, gemide üstlendikleri göreve göre değişiyor. Gemilerde görev yapan personelin eğitim ve belgelendirilmesine ilişkin uluslararası standartları belirleyen STCW Sözleşmesi de yolcu gemilerinde çalışanlar için görevlerine göre özel eğitim yükümlülükleri öngörüyor.

Bunlar arasında yolcu gemilerindeki acil durumlara ilişkin eğitimlerin yanı sıra kalabalık yönetimi, kriz yönetimi ve insan davranışları eğitimleri bulunuyor. Yolculara doğrudan hizmet veren personelin ise acil durumlarda iletişim kurma ve yolcuların güvenliğini sağlama konularını kapsayan eğitimler alması gerekiyor.

Uluslararası Denizcilik Örgütü'nün (IMO) STCW Kodu A-V/2 düzenlemesine göre, yolcu gemilerinde acil durumlarda yolculara yardım etmekle görevlendirilen personelin kalabalık yönetimi eğitimi alması zorunlu tutuluyor.

Eğitim; acil durum ve tahliye planlarının bilinmesi, yolcuların toplanma ve tahliye alanlarına yönlendirilmesi, kaçış yollarının açık tutulması, özel yardıma ihtiyaç duyan kişilere destek olunması ve paniğin önlenmesi gibi başlıkları kapsıyor.

STCW kapsamında gerekli eğitimlerin tamamlandığının belgelendirilmesi de gerekiyor. Böylece mürettebatın üstlendiği göreve ilişkin eğitimi alıp almadığı belgeler üzerinden kontrol edilebiliyor.

Tilki de yolcu gemilerinde çalışacak personelin yolcu gemisi deneyimine sahip olması gerektiğini belirterek, “Kaptanların ve zabitlerin de ayrıca almaları gereken sertifikalar var” dedi.

Mürettebat sayısı nasıl belirleniyor?

Yolcu gemilerinde bulunması gereken mürettebat sayısının yolcu sayısına göre belirlenen sabit bir oran üzerinden hesaplanmadığını belirten Tilki, asgari mürettebatın geminin özelliklerine göre belirlendiğini söyledi.

Tilki, bu bilgilerin geminin Asgari Emniyetli Donatım Belgesi'nde (Minimum Safe Manning Document) yer aldığını belirtti.

Tilki'nin sözünü ettiği belge, Denizde Can Emniyeti Uluslararası Sözleşmesi'nin (SOLAS) gemilerin donatılmasına ilişkin V/14 düzenlemesinde de yer alıyor. IMO'nun asgari emniyetli donatım ilkelerine göre mürettebat belirlenirken geminin büyüklüğü ve tipi, teknik özellikleri, seferin niteliği ve faaliyet gösterdiği bölge gibi unsurlar dikkate alınıyor.

Dolayısıyla bir gemideki mürettebatın mevzuata uygunluğu yalnızca toplam kişi sayısıyla değil, gemi için belirlenen asgari personel sayısının yanı sıra bu personelin görevleri ve sahip olması gereken yeterlilikler üzerinden değerlendiriliyor.

Girne’deki feribot kazasında kaybolan kişiler hakkında neler biliyoruz?

Gemilerin teknik uygunluğu nasıl denetleniyor?

Tilki, yolcu gemilerinin her sefer öncesinde kapsamlı bir teknik denetimden geçmediğini, geminin teknik uygunluğunun belirli aralıklarla yapılan kontroller ve düzenlenen belgeler üzerinden takip edildiğini belirtti. Bu süreçte klas surveyleri, bayrak devleti denetimleri ve liman devleti kontrolleri (Port State Control) gibi farklı mekanizmaların devreye girdiğini aktardı.

Tilki, bu denetimlerde geminin tipine ve tabi olduğu mevzuata göre gövde, makineler, teknik ve emniyet sistemleri ile su geçirmez bütünlüğe ilişkin unsurların incelendiğini söyledi.

, geminin gövdesi, makineleri ve teknik sistemlerinin klas kuruluşunun belirlediği teknik standartlara uygunluğunun kontrol edildiği bir denetimdir. Survey sonucunda geminin klas durumunun devam edip etmeyeceği değerlendirilir.

nde, geminin bayrağını taşıdığı devlet, geminin tabi olduğu ulusal ve uluslararası güvenlik kurallarına uygunluğunu denetler.

işlemleri devletin kendi yetkilileri veya yetkilendirdiği tanınmış kuruluşlar tarafından gerçekleştirilebilir.

, bir devletin limanına gelen yabancı bayraklı gemilerin uluslararası denizcilik kurallarına uygunluğunu denetlediği kontrol mekanizmasıdır. Geminin teknik durumu, belgeleri ve mürettebatı kontrol edilebilir.

Gemi su aldığında ne yapılmalı?

Geminin seyir sırasında su almaya başlaması halinde alınacak önlemlerin geminin durumu ve bulunduğu koşullara göre değiştiğini belirten Tilki, öncelikle su almanın kontrol altına alınması ve geminin stabilitesinin korunması gerektiğini söyledi.

Tilki, böyle bir durumda izlenebilecek adımları şöyle anlattı:

Uygun sığlık varsa gemiyi karaya oturtmak, rota ve sürati değiştirmek, su almayı kontrol altına almak ve geminin stabilitesini korumak için gerekli operasyonları gerçekleştirmek gerekiyor. Otoritelere durum bildirilmeli ve yardım talep edilmeli. Gerekli olması halinde ise geminin emniyetli biçimde terki sağlanmalı.

Tilki, Filo Jet özelinde ise limana geri dönmenin de değerlendirilmesi gereken seçeneklerden biri olduğunu belirtti.

Kaynak

Haberin tamamı, güncellemeleri ve fotoğraf galerisi için Bianet sayfasına gidin.

bianet.org · Haberi kaynağında oku

Aynı gelişmeyi verenler

5 kaynak

Gündem haberleri

Tümü