sondakika.com
Son Dakika

Birleşik Metal-İş ve TTB: "İklim krizine karşı işçiyi koruyan özel yasa çıkarılmalı"

Aşırı sıcakların giderek büyüyen bir iş cinayeti ve halk sağlığı sorununa dönüştüğünü belirten iki kuruluş, yüksek sıcaklıklarda çalışmanın özel bir yasal çerçeveyle düzenlenmesini istedi. Uzmanlar mevzuatın yetersiz, en büyük risk altındaki mevsimlik tarım işçileri, göçmen işçiler ve diğer güven…

Kapak görseli son-dakika.com tarafından üretildi

Birleşik Metal-İş Genel Başkanı Özkan Atar, sendika genel merkezindeki ortak basın toplantısında Türkiye'de işçileri mesleki ısı stresine karşı koruyan, somut ve bağlayıcı üst sınırlar getiren özel bir yasal düzenleme bulunmadığını söyledi.

Atar, aşırı sıcakların yalnızca çalışma koşullarını ağırlaştırmadığını; sıcak çarpması, sıvı ve elektrolit kaybı, kalp ve damar sistemi üzerindeki yük ile iş kazaları ve meslek hastalıkları riskini de artırdığını belirtti.

"Mevcut yasa işçiyi yeterince korumuyor"

Birleşik Metal-İş'e göre 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu işverenlere genel yükümlülük getiriyor, ancak hangi sıcaklık düzeyinde çalışmanın durdurulacağı, ısıya maruz kalmanın nasıl ölçüleceği ve hangi önlemlerin zorunlu olacağı yasayla açık biçimde düzenlenmiyor.

Sendika; bilimsel ölçütlere dayalı ısıya maruz kalmanın azami sınırlarının belirlenmesini, bu sınırlar aşıldığında çalışmaların durdurulmasını ve işçilerin ücret kaybı yaşamadan çalışmaktan kaçınma hakkının güvence altına alınmasını istedi. Ayrıca gölgelik alanlar oluşturulması, ücretsiz içme suyu sağlanması, serinleme molalarının artırılması ve çalışma saatlerinin günün en sıcak dönemlerine göre yeniden düzenlenmesi çağrısı yaptı.

En kırılgan kesim: Tarım ve güvencesiz emekçiler

ANKA'nın haberinde ortak açıklamada, iklim krizinin etkilerinin yalnızca fabrikalarda çalışan işçilerle sınırlı olmadığı özellikle vurgulandı.

"Güvencesiz koşullarda istihdam edilen işçiler, göçmen işçiler ve mevsimlik tarım işçileri, gerekli koruyucu önlemlere ve eğitimlere sınırlı erişimleri nedeniyle aşırı sıcakların etkilerine karşı çok daha savunmasız durumdadır"

Geçici, kayıt dışı ve güvencesiz çalışma biçimlerinin bu riski daha da artırdığı vurgusu iklim krizine karşı alınacak önlemlerin yalnızca örgütlü sanayi işçilerini değil, açık havada çalışan milyonlarca emekçiyi de kapsaması gerektiğini ortaya koydu.

İklim krizinden etkilenenlerin çoğu güvencesizler

Yaz aylarında doğrudan güneş altında çalışan mevsimlik tarım işçileri, inşaat işçileri, belediye park ve bahçe çalışanları, yol bakım ekipleri, kuryeler ve posta dağıtıcıları, günün en yüksek sıcaklıklarına maruz kalan başlıca meslek grupları arasında yer alıyor. Ancak bu kesimlerin önemli bölümü sendikal örgütlenmeden ve düzenli iş sağlığı hizmetlerinden yararlanamıyor.

Türkiye'de toplu iş sözleşmesi güvencesinden yararlanan yaklaşık 2,5 milyon işçiye karşılık, aşırı sıcaklara doğrudan maruz kalan tarım, inşaat, ulaştırma ve diğer açık hava işlerinde çalışanların sayısı yaklaşık 9-10 milyonu buluyor. Mevsimlik tarım işçileri ile kayıt dışı çalışanların önemli bir bölümü sendikal koruma ve düzenli iş sağlığı denetimlerinden de yoksun. Bu nedenle iklim krizine karşı hazırlanacak işçi sağlığı düzenlemelerinin yalnızca örgütlü sanayi işçilerini değil, toplam istihdamın yaklaşık üçte birini oluşturan bu kesimleri de kapsaması gerektiği belirtiliyor.

TTB: Sorun yalnızca sıcak değil

Birgün'ün haberine göre basın toplantısında TTB Merkez Konseyi Üyesi Dr. Ertuğrul Oruç, yüksek sıcaklıkların etkisinin yalnızca sıcak çarpmasıyla sınırlı olmadığını belirterek, uzun süreli maruziyetin böbrek yetmezliği, akciğer hastalıkları ve bazı meslek hastalıkları açısından işçileri daha kırılgan hale getirdiğini söyledi.

"Sorun sadece sıcağa maruz kalmak değil. Nem, çalışma kıyafetlerinin kalınlığı ve işyerinin kendi koşulları da önemli."

Oruç, aşırı sıcaklardan korunmanın yalnızca tıbbi değil, aynı zamanda iş güvenliği ve örgütlenme meselesi olduğunu belirterek, işçilerin sendikalarda, işyeri hekimlerinin ise mesleki bağımsızlıklarını koruyacak biçimde örgütlenmesinin önemine dikkat çekti.

İstanbul Tabip Odası İşçi Sağlığı ve İşyeri Hekimliği Komisyonu Başkanı Dr. Nazmi Algan da işyeri hekimlerinin Ortak Sağlık Güvenlik Birimleri (OSGB) ile işveren arasında sıkıştığını belirterek, işçi sağlığını koruyacak önlemlerin ancak bağımsız mesleki denetim ve etkin kamu denetimiyle uygulanabileceğini ifade etti.

Avrupa'da ölümler arttı, Türkiye'de veri yok

Birleşik Metal-İş, Avrupa Sendikalar Konfederasyonu'nun (ETUC) verilerine göre Avrupa Birliği ülkelerinde sıcaklığa bağlı işyeri ölümlerinin 2000'den bu yana yüzde 42 arttığını hatırlattı. Türkiye'de ise sıcaklığa bağlı iş kazaları ve ölümlere ilişkin düzenli ve güvenilir resmî istatistiklerin bulunmadığına dikkat çekildi.

Atar, iklim krizinin çalışma yaşamını geri dönülmez biçimde değiştirdiğini belirterek, "Sıcakta çalışmaya karşı yasal koruma artık bir zorunluluktur," dedi ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nı işçilerin yaşamını koruyacak bağlayıcı düzenlemeleri gecikmeden hazırlamaya çağırdı.

Kaynak

Haberin tamamı, güncellemeleri ve fotoğraf galerisi için Bianet sayfasına gidin.

bianet.org · Haberi kaynağında oku

Aynı gelişmeyi verenler

2 kaynak

Gündem haberleri

Tümü