Birleşmiş Milletler'in (BM) New York'taki merkezinde başlayan 81. Genel Kurul'un Yüksek Düzeyli Haftası, küresel krizlerin yanı sıra Doğu Akdeniz ve Ege hattındaki diplomatik hareketliliğe ev sahipliği yapıyor.Ukrayna ve Orta Doğu gibi uluslararası başlıklar zirvenin öncelikli gündemini oluştururken, Yunanistan ve Kıbrıs yönetimleri, bu platformu hem ikili ilişkileri hem de Kıbrıs müzakerelerini uluslararası kamuoyunun gündeminde tutmak için kritik bir fırsat olarak değerlendiriyor.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Genel Kurul'daki hitabı, Ankara’nın son dönemde Ege'deki adaların silahsızlandırılması statüsü ve deniz yetki alanlarına yönelik hassasiyetleri, Atina'da yakından takip ediliyor.Türkiye dış politikasında bu başlıklar ulusal güvenlik çerçevesinde ele alınırken, Yunanistan tarafı diplomasi kanallarının açık tutulmasını ancak görüşme masasındaki temel anlaşmazlıkların özellikle deniz yetki alanları ve kıta sahanlığı konularında sürdüğünü vurguluyor.Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis'in Kaliforniya'da teknoloji sektöründen temsilciler ile temaslarının ardından New York'a geçmesi ve 24 Eylül Perşembe günü Genel Kurul'a hitap etmesi bekleniyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan ise 22 Eylül Salı günü sabah oturumunun dördüncü konuşmacısı olacak.Dolayısıyla iki liderin takvimlerin örtüşüp örtüşmeyeceği henüz netlik kazanmadı.
Miçotakis, hareket öncesinde iki lider arasında kesinleşmiş bir ikili görüşme (tet a tet) olmadığını belirtse de bu ihtimale kapıyı tamamen kapatmış değil.Güney Kıbrıs Cumhurbaşkanı Nikos Christodoulides ise New York’taki temaslarını adadaki müzakere süreçlerini canlı tutmak için kritik bir adım olarak değerlendiriyor.Christodoulides’in BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ve BM'nin Kıbrıski kişisel temsilcisi Maria Angela Holguin Cuellar ile yapacağı görüşmeler, taraflar arasındaki metodoloji ve güven artırıcı önlemlerin tartışılması açısından önem taşıyor.Geçtiğimiz hafta gerçekleştirilen liderler görüşmesinin ardından, 5+1 formatında resmi bir zirve için henüz zemin oluşmasa da, Lefkoşa yönetimi uluslararası toplumun desteğini arkasına alarak yeni bir diplomatik alan açmayı hedefliyor.Zirvenin bir diğer arka plan ayağını ise Doğu Akdeniz’deki enerji projeleri oluşturuyor.Christodoulides’in ExxonMobil ve Chevron gibi küresel enerji devlerinin üst düzey yöneticileriyle yapacağı görüşmeler, bölgedeki hidrokarbon arama faaliyetlerinin ve uluslararası ortaklıkların geleceği açısından başlıkları tetikliyor.Ankara’nın hak ve menfaatlerini koruma kararlılığıyla izlediği bu süreç, Yunanistan ve Güney Kıbrıs'ın Mısır gibi ülkelerle kurduğu üçlü mekanizmalarla birleştiğinde New York’u Doğu Akdeniz diplomasisinin de merkezine yerleştiriyor.Genel olarak New York’taki zirvenin çığır açması beklenmese de, kritik temaslar Ege, Doğu Akdeniz ve Kıbrıs dosyalarının önümüzdeki dönemdeki seyrini tayin edecek en önemli barometrelerden biri olmaya devam ediyor.