sondakika.com
Son Dakika

‘Boşluğa Atlayış’

Önce bu yazıyı yazdığım günlerdeki sıkıntılı havadan söz etmeliyim.

Fotoğraf: Cumhuriyet

Önce bu yazıyı yazdığım günlerdeki sıkıntılı havadan söz etmeliyim. Yağmur bulutları dolaşıyor ama yere kadar inmiyor. Herkes bunalımda.

Meğerse bu hava eyyamı bahur olarak tabir edilen Arapça kökenli bir söz olup yaz mevsiminin en sıcak, boğucu ve bunaltıcı günleri anlamına gelirmiş. Halk arasında “Afrika sıcakları” ya da “çöl sıcakları” olarak da biliniyor. Kuzey Yarımküre’de her yıl genellikle temmuz ayının sonu ile ağustos başı arasında görülüyor.

Umarım bu satırları yazdığım sırada artık bitmek üzeredir! Çağdaş Türk müziğinin ikinci kuşak bestecilerinden İlhan Usmanbaş (1921-2025) ile pek çok kez sohbet etmiştim, bağlı olarak birçok makale ve üç kitap yazmıştım. Telefon sohbetlerimizden aklımda kalanlardan bazılarını da iyi ki not etmişim.

Bir konuşmamızda, neler yapıyorsunuz bugünlerde, diye sormuş, ben de “Para pul getirmeyen işler” demişim. Hocanın yanıtı ise şöyle: “Zarar yok efendim, memlekette o kadar çok paralar kazanılıyor ki!” Bir başka konuşmamız icracılar üstüneydi. 2000 yılında İlhan Bey’e Boğaziçi Üniversitesi fahri doktarasını vermiştik.

O da çok güzel bir konuşma yapmıştı. “Evet, biz besteciler bir şeyizdir! Bizi yaşatanlar ise icracılardır.

Onlar eseri son safhada görürler” demişti. İlhan Bey için ilk yazdığım kitap Sevda Cenap And Vakfı’ndan onur ödülü münasebetiyle çıkmıştı. Sonra genişletilmiş olarak Yapı Kredi Yayınları’ndan çıkan 365 sayfalık kitabım iki baskı yaptı.

Bunun da ikincisi genişletilmiş baskıydı. İlhan Bey bu son baskıyı şöyle imzalamış: “Sevgili Evin , İlhan Usmanbaş diye birini tanımıyorum. Okuduktan sonra belki tanırım.” O kitapların bir özelliği arka kapaklarında bir zarfın içinde hem kendi konuşma sesinin hem de eserlerinin var oluşuydu.

Türk Beşlerinin her birisi İlhan Bey’in hocası olmuştu. Bugünkü çağdaş müziğimizin önde gelen bestecileri de İlhan Bey’in son dönem öğrencilerinden oluşur: Hasan Uçarsu, Özkan Manav, Aykut Köksal, Mehmet Nemutlu, Ahmet Altınel, İpek Mine Sonakın. Aykut Köksal ve Mehmet Nemutlu şu sıralarda “Boşluğa Atlayış” başlıklı bir kitap yayımladılar.

Daha doğrusu bir nehir söyleşisi içinde onun kimi yapıtını incelemişler. Arketon Yayınları’ndan çıkan kitabın editörü Aslı Uzdil, yayın koordinatörü Pınar Gökbayrak. Kitap, yazarların buluşmalarına göre bölümlere ayrılmış: İlk bölüm 1.

Buluşma başlığını taşıyor. 1940’lar sonrasının Türkiye’sinde sanatsal üretim ve sosyolojik yapının nasıl biçimlendiğini konuşuyorlar. Bülent Arel ile Usmanbaş’ın ve Ertuğrul Oğuz Fırat ’ın yazışmaları gündeme geliyor.

Usmanbaş’ın “Altı Prelüd” ve “Küçük Gece Müziği” gibi yapıtları inceleniyor. 2. Buluşma ’da Yaylı Dördül-47 ve Keman Konçertosu ele alınmış.

İlhan Bey söze şöyle başlıyor: “Bizim kuşakta folklor etkisini doğrudan doğruya aktarmaya karşı çıkan bir eğilim vardı. Hiç değilse bende!” Konuşma buradan Arel ve Mimaroğlu ’na açılıyor. 3.

Buluşma Birinci Senfoni, Viyolonsel ile Piyano için Müzik No.2 incelenirken Usmanbaş müziğinin daha soyutlaşmaya başladığı belli oluyor. Kemal İlerici ve Türk müziği üstüne araştırmalarının etkileri. E.O.

Fırat ile o derin konuları kapsayan mektuplaşmaların başladığı dönem. Bütün sanat dallarındaki akımların koşut olarak İlhan Bey’in müziğinde de yansıması. 4.

Buluşma “Viyolonsel ile piyano için müzik No.1”, “Üç Müzikli Şiir”, “Keman ile Piyano için Beş Etüd”. Burada Usmanbaş’ın eşzamanlılık üstüne gösterdiği duyarlılık ele alınmış. Aykut Köksal, edebiyatta 1950’lerde başlayan İkinci Yeni akımının bütün sanat dallarına etkisine değiniyor ve yine Usmanbaş’ta odaklanıyor.

5. Buluşma: Bence en önemli kırılma burada ortaya çıkıyor: Solo piyano için “Ölümsüz Deniz Taşlarıydı” ve “Soruşturma”. Benim İlhan Usmanbaş için yazdığım kitabın da başlığı: “Ölümsüz Deniz Taşlarıydı”.

6. Buluşma ’da “Raslamsallar” ve “Senfonik Bölüm” i ncelenmiş. 7.

Buluşma en zengin bölüm: Parçalanan Sinfonietta, Bale İçin Müzik-Çeşitlemeler, Şenlikname ve Bakışsız Bir Kedi Kara, ele alınmış. 8. Buluşma: Necatigil’in şiiri “Kareler” üstüne yazılmış.

Şiir-müzik dostluğu karşımıza çıkıyor. 9. Buluşma “Yaylı Dördül ‘70” ve “Gençliğe Hitabe” yi ele alıyor.

10. Buluşma “Dört kolay 12-Ses Parçası”, Devr-i Kebir ve Bas KlarinetxBas Klarinet adlı yapıtlar inceleniyor. 11.

Buluşma “Saksofon dördül ”ü ve Monoritmica’yı inceliyor. 12. Buluşma sadece Üçüncü Senfoniyi ele almış; 13.

Buluşma “Yurtta Sulh Cihanda Sulh” ve “Saxmarim” i içeriyor. 14. Buluşma “Partita ‘alcoarci’” ve Arp ve Yaylılar için Konser Aryası.

Arketon Ses’in yayını bence çağdaş müzik meraklılarının kitaplığında bulunması gereken çok önemli bir çalışma.

Kaynak

Haberin tamamı, güncellemeleri ve fotoğraf galerisi için Cumhuriyet sayfasına gidin.

www.cumhuriyet.com.tr · Haberi kaynağında oku

Gündem haberleri

Tümü