Enflasyonla mücadele programı çerçevesinde sürdürülen sıkı para politikasında, finansal istikrar korunurken reel sektörün üretim ve ihracat çarklarını rahatlatacak yeni düzenlemeler masaya yatırıldı. Ekonomi yönetiminin önümüzdeki dönemde para politikası aktarım mekanizmasını ve piyasa likiditesini doğrudan etkileyen üç temel alanda esneklik sağlaması bekleniyor.
FONLAMA MALİYETİNDE KADEMELİ KALİBRASYON
EKONOMİ gazetesinden Merve Yiğitcan’ın Hazine ve Maliye Bakanlığı’na yakın reel sektör ve bankacılık kaynaklarına dayandırdığı habere göre, ilk düzenleme piyasanın fonlama yapısında gerçekleşecek. %37 seviyesinde bulunan politika faizi ile %40 seviyesinde seyreden gecelik fonlama faizleri arasındaki makasın kapatılması hedefleniyor. Gecelik faizlerin önümüzdeki haftalarda politika faizine hizalanacağı belirtilirken, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan da haftalık repoya dönüş değerlendirmesiyle bu esnekliğin sinyalini vermişti.
Masadaki bir diğer düzenleme ise kredi büyüme sınırlarını kapsıyor. Sanayici ve ihracatçının borçlanma ihtiyacını karşılayan yabancı para (YP) kredilerindeki aylık %0,5’lik katı sınırın esnetilmesi planlanıyor. Bununla birlikte KOBİ’lerin genel TL işletme kredilerine erişimini kısıtlayan büyüme limitlerinde de yumuşamaya gidilerek imalatçı şirketlerin sermaye ihtiyacına alan açılması amaçlanıyor.
Döviz kuru tarafında ise TL’nin reel değer kazanması stratejisinde ayarlamaya gidilmesi öngörülüyor. İhracatçıların rekabet gücü kaybı şikayetlerini dikkate alan ekonomi yönetimi, kurda ani sıçramalara izin vermeden, döviz hareketlerini enflasyon patikasıyla daha paralel bir çizgiye çekmeyi hedefliyor.
Piyasa likiditesini artırmayı, KOBİ’leri desteklemeyi ve ihracatçının marj kaybını önlemeyi amaçlayan bu esneklik adımları, Ankara kulislerinde AKP hükümetinin olası bir seçim takvimi öncesinde ekonomide hareket alanı oluşturma ve piyasaları rahatlatma hamlesi olup olmadığı sorusunu da gündeme taşıdı.