Esenyurt KYK Erkek Öğrenci Yurdu'ndan ücret gecikmesi gerekçesiyle çıkarılan Burak Başer, 7 Kasım 2022'de barınma hakkı için yurt önünde oturma eylemine başladı. Başer'in başlattığı eylem, birçok öğrencinin yaşadığı barınma sorununu dile getirmesine neden oldu.
“Yurtta kalmak istiyorum” dedi, 10 yıl ceza aldı: Burak Başer Dosyası Yargıtay’da
Başer, eyleminin altıncı haftasında, 15 Aralık 2022'de gözaltına alındı ve dört gün sonra tutuklandı. Başer, cezaevindeyken açtığı davayı kazandı. İdare Mahkemesi, Başer'i haklı buldu ve 8 Kasım 2023'te tahliye oldu. Tahliyesinin ardından okuluna dönen Başer, 6 Şubat 2024'te tekrar tutuklandı.
Yeniden tutuklanan Başer’e “örgüt üyeliği” ve “örgüte finansman” suçlamalarıyla 10 yıl 6 ay hapis cezası verildi. Karar istinafta onandı, dosya Yargıtay aşamasında.
Başer halen Kocaeli Kandıra Cezaevi’nde (resmi adıyla Kocaeli 1 No’lu F Tipi Cezaevi) tutuluyor. 19 yaşında cezaevine giren Başer’in, eğer Yargıtay cezasını onarsa 29 yaşında tahliye olacak.
Dosyada “örgüte finansman” suçlamasına dayanak olarak, cezaevindeki bir mahpusa gönderilen iki ayrı 200 TL’lik (toplam 400 TL) para transferi gösterildi. Savcılık, bu ödemeleri örgütsel bağ kapsamında değerlendirdi. İddianamede, Başer’in yeşil gömlek giydiği fotoğrafın “savaşçı bir kanaate” işaret ettiği öne sürüldü.
Tutuklu öğrenci Başer’den davaya çağrı: Gelin bir de benden dinleyin
Başer'den mektup...
İki yıldan fazla süredir cezaevinde olan Burak Başer, bianet'e gönderdiği mektubunda Akbelen'de, Ankara'da öğretmenler ve madencilerin hakları için verdiği mücadeleyi hatırlatıyor.
Bugün Anadolu’nun dört bir yanında hak ve adalet mücadelesi sürüyor. Akbelen’de, Ordu Perşembe Yaylası'nda, Varto’da, Rize Pazar’da köylüler, Ankara’da öğretmenler ve madenciler, kuyu tiplerinde ve diğer hapishanelerde tutsaklar direniyor. Akbelen halkı diyordu bize; "Bu zeytinlik yasası çıkarsa Anadolu dağları emperyalistler için delik deşik edilecek." Bugün bunu yaşıyoruz. Madenciler diyordu bize; "Yerin yedi kat altında ter akıtıyoruz. Patronlar dökülen alın terimizden, kanımızdan kasalarını dolduruyorlar. Bu da yetmezmiş gibi hakkımızı isteyince işe gitmedik diye dava açılıyor." Kuyu tiplerinde tutsaklar haykırıyor; "Kuyularda bizi diri diri mezara gömmelerine izin vermeyeceğiz." İçeriden dışarıya direniş dalgası dövüyor duvarları. Ve direnişlerimiz, birliğimiz kazanmamızı sağlayacak gücümüzdür. Bugün Marmara 6 No’lu L Tipi Hapishanesi’nde arkadaşlarımız kilitlendikleri 8 metrekarede en temel haklar için direniyorlar. Tacettin Eral Şahin, Can Dursun, Hasan Basri Yıldız, Emircan Yazı, Cemil Kurt ve Engin Ateş süresiz açlık grevindedir. Ayrıca Sincan Kadın Kapalı Hapishanesi’nde suçlu kimliği uygulamasına karşı da Gözde Tolga süresiz açlık grevindedir. Hz. Ali yıllar önce "Görmek istemeyen göze ışık ne yapsın?" demiştir. Egemenler bizi görmek istemiyor. Ancak halkın tüm kesimlerinin bir araya gelerek yaydığı ışığı zalimler bile görmezden gelemez. Bir yerde bir çığlık yükseliyorsa oradan ne oluyor diye sormalıyız. Çünkü o çığlık yalnızca kendi gelecekleri için atılan bir çığlık değildir. Bir ülkenin çığlığıdır. Arkadaşlarımızın açlık grevi direnişi bu çığlığın bir parçasıdır. Sizden isteğimiz bu çığlığı duymanız ve duyurmanızdır. Çalışmalarınızda başarılar diliyoruz, kolay gelsin.