Üniversite öğrencileri için barınma, eğitim hayatının en temel sorunlarından biri haline geldi. İstanbul başta olmak üzere büyük kentlerde yüksek kira ve yurt ücretleri öğrencilerin bütçelerini zorlarken kalabalık yurt odaları ve güvenlik sorunları da barınma seçeneklerine ilişkin kaygıları artırdı. Öğrenciler, ev bulma sürecinde ev sahipleri tarafından karşılaştıkları tutumların da sorunun önemli bir parçası olduğunu belirtti.
Öğrencilerden biri, üniversite yaşamında ev ve yurt arasında tercih yapmak zorunda kaldıklarını ancak her iki seçeneğin de farklı sorunlar barındırdığını söyledi. Kira, fatura ve ev masraflarının öğrenciler için ciddi bir yük oluşturduğunu belirten öğrenci, daha düşük kiralı bölgelerde ise güvenlik sorunlarının öne çıktığını ifade etti. Kâğıthane’de yaşadığını ve çevresinde kavga ve gürültü gibi sorunlara tanık olduğunu anlatan öğrenci, “Bir öğrenci olarak burada kendimi güvende hissetmek istiyorum” dedi.
Yurtlarda da güvenlik konusunda endişeler yaşadığını belirten öğrenci, öğrenci olmayan kişilerin yurtlara girebildiğini gördüğünü söyledi. “Biz güvende miyiz, üniversite boyunca güvenli bir şekilde okulumuza devam edebilecek miyiz?” diye soran öğrenci, güvenliğin gençler için en temel ihtiyaçlardan biri olduğunu vurguladı. ODALAR KALABALIK Üç yıl üniversite yurdunda kaldığını belirten başka bir öğrenci ise kalabalık odaların yarattığı sorunlara dikkat çekti.
Odalarda 6, 8 ve 9 kişinin kaldığını söyleyen öğrenci, bu koşulların zamanla zorlayıcı duruma geldiğini anlattı. Yurtların deprem güvenliği açısından bazı öğrenciler tarafından tercih edildiğini ancak kalabalık yaşam koşullarının öğrencilerin psikolojisini ve ders çalışma düzenini olumsuz etkilediğini belirten öğrenci, “Yurtta kalmak net bir çözüm müdür?” diye sordu. Özel yurtta kalan bir başka öğrenci de yurtlardan genel olarak memnun olduğunu ancak fiyatların yüksek olduğunu söyledi.
Özel yurt ücretlerinin bazı durumlarda ev kiralarını dahi aştığını belirten öğrenci, fiyatların düzenlenmesi gerektiğini ifade etti. Barınma sorununun bir diğer boyutunu ise ev sahiplerinin öğrencilere yaklaşımı oluşturdu. Öğrenciler, ev kiralarken daha seçici davranıldığını, bazı ev sahiplerinin öğrencilere karşı farklı kurallar uyguladığını ve emlak piyasasında çeşitli sorunlarla karşılaştıklarını anlattı.
Bir öğrenci, ev sahiplerinin öğrenciler konusunda daha anlayışlı olması gerektiğini belirterek, “Biz de öğrenciyiz, bu ülkenin evladıyız, sonuçta vatandaşız” dedi. Öğrenci, iki tarafın karşılıklı anlayış göstermesi durumunda hem öğrencilerin ev bulmasının hem de ev sahiplerinin güvenle kiralama yapmasının mümkün olacağını söyledi. Bir başka öğrenci ise ev sahiplerinin koyduğu kuralların öğrencilerin kendi evlerinde dahi rahat hareket etmesini kısıtladığını ifade etti.
ORTAK TALEP Yüksek barınma giderleri öğrencilerin sosyal hayatını da etkiledi. Öğrenciler, yurt ve ev masraflarının yanı sıra ulaşım, yemek ve diğer temel ihtiyaçların da bütçelerini tükettiğini söyledi. Bir öğrenci, arkadaşlarıyla plan yaparken dahi bütçelerini hesaba katmak zorunda kaldıklarını belirterek bazı günler dışarıda hiçbir şey tüketmeden evde yemek yediklerini anlattı.
Öğrencilerin ortak talebi ise barınma maliyetlerinin azaltılması, yurtların güvenliğinin artırılması ve ev kiralama süreçlerinde öğrencilere yönelik ayrımcı tutumların sona ermesi oldu.