Ankara'da iş insanı N.Y. ile eşi S.Y.’nin 20 yıllık evliliklerinden iki çocukları oldu. İddiaya göre çiftin arasında uzun süredir devam eden anlaşmazlıklar, zamanla aile ilişkilerine de yansıdı.
N.Y., 2024 yılında annesinin hayatını kaybetmesinin ardından eşinin cenazeye katılmamasını gerekçe göstererek boşanma davası açtı. Dava dilekçesinde, eşinin yalnızca annesinin cenazesine değil, daha önceki düğün ve cenaze gibi ailevi etkinliklere de kendisiyle birlikte katılmadığını belirtti.
KAYINVALİDE TARTIŞMASI MAHKEMEYE TAŞINDI
S.Y. ise eşinden boşanmak istemediğini belirtti. Eşini sevdiğini belirten kadın, sorunun eşiyle değil kayınvalidesiyle yaşadığı anlaşmazlıktan kaynaklandığını ifade etti.
S.Y., kayınvalidesinin kendisine haber vermeden evine gelmesi üzerine tartışma yaşadıklarını ve bu sırada "Ne ölüme ne dirime gel" dediğini öne sürdü. Bu sözlerin ardından kayınvalidesinin cenazesine katılmadığını savunan S.Y., davanın reddedilmesini istedi.
Ankara Aile Mahkemesi, tarafların sunduğu delilleri değerlendirdikten sonra S.Y.’yi boşanmaya neden olan olaylarda tam kusurlu kabul etti.
Mahkeme kararında, "Ne ölüme ne dirime gel" söylemine kızan kadının bu nedenle eşinin annesinin cenazesine katılmamasının evlilik birliğini zedeleyen bir davranış olduğu belirtildi. Kararda, N.Y.’ye yüklenebilecek bir kusurun ise kanıtlanamadığı ifade edildi.
Boşanma kararı üst mahkemelere taşınırken Yargıtay da yerel mahkemenin kararını onadı. Böylece 20 yıllık evliliğin sona ermesine ilişkin karar kesinleşti.