Ceuta'ya vardığımda hükümeti protesto etmek amacıyla bir gösteri çağrısı yapıldığını öğrendim ve eylemi takip etmek üzere bölgeye gittim.Bu sırada İspanya İçişleri Bakanlığı, düzensiz göçmenlerin büyük bölümünün Fas'a geri döndüğünü açıklamıştı. Ancak protestoya katılanlar için bu açıklamanın bir karşılığı yoktu."Ceuta satılık değildir", "Pedro Sanchez istifa" ve "Ceuta birlik içinde, asla yenilmeyecek" sloganları atan göstericiler, kendilerini yalnız bırakılmış, küçük düşürülmüş ve ihanete uğramış hissettiklerini söyledi.Göstericilerden biri, "Bu kabul edilemez. İspanya'nın, Ceuta'da yaşananlardan habersiz olacak kadar etkisiz bir istihbarat teşkilatı olamaz," dedi.
İki gecedir uyuyamadığını söyleyen kadın, torunlarıyla birlikte evine kapanmak zorunda kaldığını anlattı.Elinde İspanyol bayrağı taşıyan bir başka gösterici ise Ceuta'nın askeri bir kent olduğunu belirterek, "Buradaki 3 bin askerin kenti korumak için görevlendirilmesi gerekirdi," ifadelerini kullandı.Göstericilerden biri, "Hiç kimse çıkıp en azından ne yapılacağını söylemedi. Bir plan açıklanmadı. Hiçbir şey yapılmadı," diyerek hükümetin göç politikalarını ve krizi yönetme biçimini sert sözlerle eleştirdi.Protestolarda öfkenin yanı sıra belirgin bir korku havası da hakimdi.
Bu kaygının temel nedenlerinden biri ise Ceuta'ya ulaşan göçmenlerin büyük bölümünün erkeklerden oluşmasıydı. Hükümet Temsilciliği'nin verilerine göre, aralarında en az bin refakatsiz çocuğun da bulunduğu sayısı net olarak bilinmeyen göçmen grubu hâlâ kentte bulunuyor. Göçmenlerin sahillerde, caddelerde, parklarda ve boş arazilerde dolaştığı görülüyor.Öğle saatlerinde 33 dereceyi bulan sıcaklık altında kentin ana caddelerinden birinde yürüyen Faslı bir göçmen ise, "Fas'ta para yok.
Bu yüzden İspanya'ya geldik. Ama burada bize çok kötü davranıldı," dedi.Liman yönüne doğru yürüyen bir başka göçmen de, "Babam ve bütün ailem yoksul. Şimdi buradayız ve hayatta kalmaya çalışıyoruz.
Sokakta uyuyoruz. Hayat burada çok zor ama..." ifadelerini kullandı."Burada kalmaya mı çalışacaksın, yoksa geri dönmek zorunda mı kalacaksın?" sorusuna ise, "Şimdilik buradayım. Burada ne kadar dayanabileceğimi bilmiyorum," yanıtını verdi.Kentte göçmenlerin hemen her yerde görülmesi, kendilerini ılımlı ve göçmenlere karşı anlayışlı olarak tanımlayan sakinler arasında dahi güvensizlik ve savunmasızlık duygusunu güçlendiriyor.Köpeğini gezdiren bir Ceuta sakini, "Kontrolün kaybedildiğini hissediyorsunuz.
Güvenlik güçlerinin duruma yetişemediğini düşünüyorsunuz," dedi. Aynı kişi, "Hem Fas'ta yaşayanların hem de burada yaşayanların güvenliği için sınırın sağlam şekilde korunması gerekiyor," ifadelerini kullandı.Kentte güvenlik güçlerinin yoğun varlığı ise bölge halkındaki endişeyi gidermeye yetmiyor. Bölgeye vardığım gün, şehir merkezindeki plajlardan birinde güvenlik güçlerinin bir grup göçmene yönelik operasyonuna tanık oldum.
Kısa süre sonra sınır kapısında ise bazı göçmenlerin otobüslerden indirilerek, birkaç gün önce İspanya'ya geçtikleri noktaya geri götürüldüğünü gördüm.Yaşananlar aynı zamanda insani bir trajediye de işaret ediyor. İspanyol yetkililere göre, sınır hattındaki ve bugün yüzer bariyerle korunan deniz geçişini yüzerek aşmaya çalışan en az 75 kişi hayatını kaybetti. Yetkililer, gerçek can kaybının daha yüksek olabileceğinden endişe ediyor.Ceuta'da kalan göçmenlerin önemli bir bölümü ise temel ihtiyaçlarını karşılayacak imkândan yoksun.
Sivil toplum kuruluşu Luna Blanca, krizin başladığı günden bu yana en az 4 bin kişiye yardım ulaştırdığını açıkladı. Haber için çekim yaptığım öğleden sonra, yaklaşık iki saat içinde 2 bin porsiyon yemek dağıtıldı.Kuruluşun koordinatörü Halima Ahmed Iacobi'ye, bu tür yardımların daha fazla göçmeni bölgeye çekebileceği yönündeki eleştirilerden endişe edip etmediğini sordum.Iacobi, göçmenlere süt, ekmek, kek ve bisküvi dağıtırken, "Her şeyden önce insanız. İnsanların açlıktan ölmesine izin veremeyiz.
Böyle bir durumda insanlık nerede kalıyor? Çekim etkisi tartışmasının ne önemi var?" yanıtını verdi.Iacobi, "Çekim etkisinin ne olduğunu biliyor musunuz?" diye sorarak sözlerini şöyle sürdürdü:"Göçmenler arasında sosyal medyada, İspanya'ya gelenlerin kırmızı halıyla karşılandığı, kendilerine 1.500 ya da 1.800 euro sosyal yardım verildiği, akla gelebilecek bütün sosyal haklardan yararlandırıldıkları ve çocukları için aşevlerinin bulunduğu yönünde söylentiler dolaşıyor. Bir tek otomobil ve tatil evi de verildiğini söylemedikleri kaldı.
İşte asıl çekim etkisi bu."Ceuta'da 30 saatten kısa süre kaldım. Bölgeden, krizin başlamasından dört gün sonra ayrıldım.Öfke, korku, kaygı, belirsizlik, güvensizlik, şaşkınlık ve merhamet duygularının iç içe geçtiği Ceuta'da, özerk yönetimin günlük yaşama yeniden dönebilmesi için önünde zorlu ve belirsiz bir süreç bulunuyor.