ChatGPT, Gemini, Grok gibi yapay zekâ destekli sohbet botları artık yalnızca bilgi edinmek veya basit sorular sormak için kullanılmıyor. İnsanlar bu araçlarla giderek daha kişisel konular hakkında konuşuyor, özel hayatlarındaki sorunları anlatıyor, çeşitli meseleler hakkında fikir alıyor ve hatta kimseyle paylaşmadıkları düşüncelerini bu "sanal dostlara" yazabiliyor. Çoğu kişi bunu yaparken, bu ABD'de yaşananlar, durumun hiç de öyle olmadığını somut bir şekilde ortaya koyuyor.
ABD'de ortaya çıkan yeni örnekler, ChatGPT gibi sohbet botlarıyla yapılan konuşmaların adli davalarda delil olarak kullanılabildiğini, kamu davalarında mahkeme tarafından talep edilebildiğini ve bazı durumlarda doğrudan kolluk kuvvetlerinin eline geçebildiğini gösteriyor. Üstelik bu konuşmalar, avukat, doktor veya terapistle yapılan görüşmeler gibi özel bir ayrıcalıkla da korunmuyor. ChatGPT Konuşmaları Mahkemede Delil Olarak Kullanılıyor Bunun somut örneklerinden biri geçtiğimiz günlerde ABD'de yaşandı.
15 yaşındaki bir çocuk, ailesi ve çevresindeki insanlarla paylaşmadığı bazı düşüncelerini ChatGPT'ye yazdı. Bu konuşmalar daha sonra çocuğun taraf olduğu bir davada savunma uzmanlarının hazırladığı rapora girdi. Üstelik bunun gerçekleşmesi için mahkemenin OpenAI'dan özel bir kayıt istemesi gerekmedi.
Polis, kişinin telefonuna veya bilgisayarına yasal olarak erişebildiği durumlarda sohbet geçmişini cihazın kendisinde bulabiliyor. Nitekim bu olayda da öyle oldu. Bir diğer dikkat çekici örnek Missouri'de yaşandı.
Missouri Eyalet Üniversitesi öğrencisi Ryan Schaefer, kampüs otoparkında 17 araca zarar vermekle suçlandı. Schaefer, polisin telefonunu incelemesine izin verdi ve memurlar, olaydan kısa süre sonra ChatGPT'ye yazdığı mesajları buldu. Mesajlarda Schaefer, yaptıklarının ortaya çıkıp çıkmayacağını sorguluyordu.
Bu konuşmalar soruşturmanın bir parçası oldu ve Schaefer daha sonra ağır hasara yol açan mala zarar verme suçunu kabul ederek beş yıl denetimli serbestlik cezasına çarptırıldı. Yapay Zekâ Şirketleri de Konuşmaları Yetkililerle Paylaşabiliyor Bazı durumlarda sohbet kayıtlarının kullanıcının telefonundan değil, yapay zekâ şirketlerinden alınması da söz konusu olabiliyor. Örneğin OpenAI, sistemlerinde tehlikeli davranışlara işaret eden konuşmaları tespit etmek için otomatik sistemler kullandığını ve belirli durumlarda bu konuşmaların şirket çalışanları tarafından incelenebildiğini söylüyor.
Şirket, bir konuşmanın başkalarına yönelik gerçek bir risk oluşturduğuna karar verilmesi hâlinde kolluk kuvvetleriyle iletişime geçiyor. Florida'daki bir vakada bunun gerçekleştiği görüldü. Bir ChatGPT kullanıcısının eski kız arkadaşına zarar verme planlarından defalarca bahsetmesinin ardından OpenAI durumu FBI'a bildirdi.
FBI da bilgileri yerel polise aktardı. Polis, söz konusu kişiyi tespit ederek hakkında işlem başlattı ve ChatGPT konuşmalarının tehditlerin güvenilirliğini desteklediğini belirtti. Şüpheli daha sonra suçunu kabul etti ve sekiz yıl denetimli serbestlik cezasına çarptırıldı.
Diğer yandan OpenAI'ın şeffaflık adına paylaştığı veriler de devlet kurumlarından gelen kullanıcı bilgisi taleplerinin arttığını gösteriyor. Şirket, 2025'in ikinci yarısında 80'den fazla hesabın verilerini hükümet ve kolluk kuvvetleriyle paylaştığını açıkladı. Bu sayı, bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla dört kattan fazla artış anlamına geliyor.
ChatGPT gibi botlarla yapılan konuşmaların delil olarak kullanılması, özellikle adli suçlar söz konusu olduğunda yararlı görülebilir. Ancak bu tarz uygulamaların, baskıcı rejimler tarafından yönetilen ülkelerde farklı şekillerde silahlandırılabileceğini de unutmamak gerekiyor. Bu durum dünya genelinde de bu şekilde değerlendirildiği için, bu tarz sohbet botlarıyla yapılan konuşmaların ne ölçüde korunması ve özel tutulması gerektiğine dair bir tartışma da başlamış durumda.