Çin'in kurulu güneş enerjisi kapasitesi ilk kez kömürlü termik santrallerin kapasitesini geride bıraktı. Dünyanın en fazla sera gazı salımına yol açan ülkesi olarak bilinen Çin'deki bu gelişme, enerji dönüşümü açısından önemli bir eşik olarak değerlendiriliyor.Çin'in enerji idaresinin verilerine göre, ülkedeki kurulu güneş enerjisi kapasitesi temmuz sonu itibarıyla yaklaşık 1.288 gigavata (GW) ulaştı. Kömürlü termik santrallerin toplam kurulu kapasitesi ise 1.285 GW seviyesinde kaldı.Böylece Çin'de güneş enerjisi, kurulu güç bakımından ilk kez kömürü geride bıraktı.Bu gelişme küresel iklim değişikliğiyle mücadele açısından da önem taşıyor.
Çin, dünyadaki yıllık sera gazı emisyonlarının yaklaşık yüzde 30'undan sorumlu ve dünyanın en büyük sera gazı yayıcısı konumunda.Ülkedeki yenilenebilir enerji yatırımlarının hızla büyümeye devam etmesi ve bunun kömürden elektrik üretimini azaltmaya başlaması halinde, sonuçların Çin sınırlarının çok ötesinde hissedilebileceği belirtiliyor.Kurulu kapasitenin yüksek olması daha fazla elektrik üretildiği anlamına gelmiyorÖte yandan, kurulu kapasite açısından güneş enerjisinin kömürü geçmesi, Çin'in artık güneşten kömürden daha fazla elektrik ürettiği anlamına gelmiyor.Güneş panelleri yalnızca yeterli güneş ışığı olduğunda elektrik üretebilirken kömürlü termik santraller günün çok daha uzun bir bölümünde ve ihtiyaç halinde çalıştırılabiliyor. Bu nedenle güneş enerjisinin kurulu kapasitesi daha yüksek olmasına rağmen kömür, Çin'in elektrik şebekesine sağlanan toplam enerji miktarında hâlâ çok daha büyük bir paya sahip.Yine de Çin'de ocak-temmuz döneminde güneş enerjisinden elektrik üretimi geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 15,5 arttı.Yedi aylık dönemde güneş enerjisinden toplam 802,4 teravatsaat (TWh) elektrik üretildi. Bu miktar, ülkenin toplam elektrik tüketiminin yaklaşık yüzde 13'üne karşılık geliyor.Çin'in elektrik sisteminin büyüklüğü dikkate alındığında, kömür kullanımında kalıcı bir düşüş sağlanması küresel karbondioksit emisyonları üzerinde önemli bir etki yaratabilir.Ancak bunun gerçekleşmesi için Çin'in yalnızca daha fazla güneş enerjisi santrali inşa etmesi yeterli olmayacak.En önemli sorunlardan biri, hızla büyüyen yenilenebilir enerji kapasitesinin elektrik sistemine entegre edilmesi.Küresel çapta sonuçları olabilirÇin'deki hızlı büyümenin küresel güneş enerjisi sektörü açısından başka sonuçları da olabilir.
Ülkenin devasa üretim kapasitesi, güneş panellerinin dünya genelindeki maliyetlerinin düşmesine katkıda bulunuyor ve teknolojinin daha geniş kesimler tarafından erişilebilir hale gelmesini sağlıyor.Ancak panellerin nerede üretildiği, kullanılan hammaddelerin nereden geldiği, ürünlerin ne kadar süre kullanılabildiği ve kullanım ömürlerinin sonunda yeniden kullanılıp kullanılamadığı ya da geri dönüştürülüp dönüştürülemediği de önem taşıyor.Güneş panellerinin üretiminin de karbon ayak izi varGüneş panelleri çalışırken doğrudan sera gazı salmasa da üretim süreçlerinin bir karbon ayak izi var.Hammaddelerin çıkarılması ve işlenmesi, panel üretimi, nakliye ve kurulum süreçlerinin tamamı enerji gerektiriyor. Özellikle güneş hücrelerinde kullanılan polisilikonun üretimi yüksek miktarda enerji tüketebiliyor.Bu enerjinin kömürlü termik santrallerden karşılandığı bölgelerde üretim aşamasındaki karbon ayak izi daha da büyüyebiliyor. Ancak panellerin kullanım ömürleri boyunca ürettikleri düşük karbonlu elektrik, üretim sırasında ortaya çıkan emisyonları zaman içinde telafi ediyor.