Çin’in “Nostradamus’u” olarak anılan Jiang Xueqin, ABD’nin geleceğine ilişkin yeni açıklamalarıyla yeniden gündemde. Daha önce yaptığı bazı değerlendirmelerin sonraki gelişmelerle benzerlik gösterdiği öne sürülen Çin asıllı Kanadalı eğitimci ve siyasi yorumcu, bu kez 2027 yılı için oldukça çalkantılı bir tablo çizdi. Xueqin’in senaryosunda savaş, ekonomik kriz ve siyasi kutuplaşma birbirini tetikleyen gelişmeler olarak öne çıkıyor.
Jiang Xueqin’in “öngörüleri tutan isim” olarak anılmasının temelinde 2024 yılında yaptığı bir konuşma bulunuyor. Xueqin, Donald Trump’ın yeniden başkan seçileceğini ve ABD ile İran arasında büyük bir çatışma yaşanabileceğini öne sürmüştü.
Trump’ın 2024 seçimlerini kazanmasının ardından ve ABD-İran geriliminin yeniden gündeme gelmesiyle birlikte bu konuşma sosyal medyada tekrar yayıldı. Bunun üzerine Xueqin’in tahminlerinin gerçekleşen gelişmelerle örtüştüğü yönündeki yorumlar arttı.
Xueqin’in yeni değerlendirmelerinde 2027 kritik bir dönüm noktası olarak gösteriliyor. Akademisyene göre ABD’de siyasi kutuplaşma derinleşirken ekonomik sorunlar ve savaşın maliyeti toplumsal baskıyı artırabilir.
Xueqin, zamanla bir iç savaşın ortaya çıkmasına zemin hazırlayabilecek koşulların oluşabileceğini savunuyor. Senaryosunda protestolar, ayaklanmalar ve yerel çatışmaların birbirini takip edebileceğini öne sürüyor.
Xueqin’e göre ABD ile İran arasındaki olası çatışma hava saldırılarıyla sınırlı kalmayabilir ve kara operasyonuna dönüşebilir. Nisan ayında yayımlanan bir podcast yayınında da ABD’nin İran’da uzun süreli bir savaşa sürüklenebileceğini savunan akademisyen, dört yıllık bir savaşın dahi iyimser bir ihtimal olduğunu belirtti.
Xueqin, çatışmanın 10 hatta 20 yıl sürebileceğini öne sürerken, böyle bir savaşın Amerikan ordusunda ciddi bir personel ihtiyacı yaratabileceğini düşünüyor.
Bu noktada Xueqin, ABD’nin zorunlu askerlik sistemini yeniden uygulamaya koyabileceğini iddia ediyor. Senaryoya göre 18 yaşındaki erkeklerin dahi askere alınması gündeme gelebilir. Ancak bu değerlendirme, mevcut bir karar değil, Xueqin’in geleceğe ilişkin öngörüsü niteliğinde.
Xueqin’in senaryosunda göçmenlik politikaları da önemli bir yer tutuyor. ICE operasyonlarının özellikle büyük kentlerde yoğunlaşmasının siyasi gerilimi artırabileceğini savunan akademisyen, ardından Ulusal Muhafız birliklerinin şehirlerde daha fazla görevlendirilebileceğini öne sürüyor.
Ona göre savaş, ekonomik sıkıntılar, göçmenlik politikaları ve siyasi bölünme birleşerek kitlesel protestoların ve yerel çatışmaların önünü açabilir.
Xueqin, İran savaşının küresel ekonomiyi de etkileyebileceğini düşünüyor. Özellikle Hürmüz Boğazı’nın uzun süre kapanması halinde petrol ve doğal gaz arzında ciddi sorunlar yaşanabileceğini savunuyor.
Enerji maliyetlerinin yükselmesinin gübre ve tarım giderlerini artırarak gıda fiyatlarına da yansıyabileceğini belirten Xueqin, enerji krizinin ekonomik ve sosyal huzursuzluğa dönüşebileceğini öne sürüyor.
Xueqin’in öngörüleri 2027 ile sınırlı değil. Akademisyen, 2030’a doğru ABD ve Avrupa’da “küreselciler” ile “milliyetçiler” arasında daha büyük bir siyasi mücadele yaşanabileceğini iddia ediyor.
Ayrıca Trump’ın 2028’de üçüncü kez başkan olabileceği yönünde de tartışmalı bir senaryo ortaya atıyor. Ancak ABD Anayasası’ndaki iki dönem sınırı nedeniyle bu ihtimal mevcut hukuk düzeninde olağan bir seçim senaryosu değil.
Xueqin’in açıklamaları geleceğe yönelik siyasi ve jeopolitik tahminlerden oluşuyor. Bu nedenle söz konusu senaryoların gerçekleşip gerçekleşmeyeceği ancak ilerleyen yıllarda ortaya çıkacak gelişmelerle anlaşılabilecek.