sondakika.com
Son Dakika

Çıraklık başka, çocuk işçiliği başka

Yaz tatilinde kısa süreli ve güvenli bir ortamda çıraklık yapmak çocuğa emeğin değerini, para yönetimini, sorumluluk almayı ve insan ilişkilerini öğretebilir. Ancak çalışma, çocuğun sosyal yaşamını elinden alıyor ve ekonomik bir zorunluluğa dönüşüyorsa artık gelişim deneyiminden değil çocuk işçil…

Fotoğraf: Cumhuriyet

Ömür Kurt omur@cocuklarlabiromur.com Türkiye’de kavramlarla ilgili çok ciddi bir karmaşa var. İyi niyetli bir kavram bile yanlış kullanıldığında son derece kötü anlamlara gelebiliyor. Yaz tatillerinde çocukların bir yerde çıraklık yapmasıyla, o çocuğun çalıştırılması arasında da büyük fark var.

Eğer bir çocuk, bir mesleği deneyimlesin diye onu yaz tatili süresince bir işyerinde çıraklığa verirseniz ona büyük bir yararınız dokunacaktır. Ancak onu, bütün sosyal yaşamını elinden alacak şekilde çalıştırırsanız bu “çocuk işçiliğe” dönüşecektir. YAZ TATİLİNDE ÇIRAKLIK YAPSIN Bir çocuğun “çocuk işçi” mi yoksa “çırak” mı olduğunu anlamanın bir yolu var.

Örneğin bir anne baba, çocuğunu, bir yaz işletmesinde garsonluğa vermiş olsun. Çocuk her gün orada birkaç saat çalışıyor, kazandığı harçlığı kendi kendine biriktiriyor, günün geri kalanında da diğer sosyal faaliyetleri yapıyorsa burada bir “çocuk işçiliği”nden söz edilemez. Ancak bir çocuğun sabahtan akşama değin çalışıp kazandığı parayı da ailesi alıyorsa, orada çocuk işçiliği meydana gelir.

Aradaki temel fark budur. ÇIRAKLIK YAPMANIN YARARLARI Yaz tatilinde bir işyerinde kısa süreliğine çıraklık yapan bir çocuk, paranın hangi emekle kazanıldığını öğrenir. Sonra o parayı gelişigüzel harcamaya çekinir ve planlama yapmayı da öğrenir.

Bir müşterinin nasıl karşılanması gerektiğini, müşteriyle nasıl konuşulacağını, işleri sıralamanın önemini, kişisel temizliğin değerini, tertibi düzeni ve en önemlisi de kendi ayakları üzerinde durmak zorunda kalacağı zaman nelerle karşılaşabileceğini öğrenir. YAŞAM DENEYİMİ İÇİN BİR ÖRNEK Babam bir koltuk tamircisiydi. Bütün çocukluğum onun dükkânında geçti.

Benim için orası çıraklık yaptığım ya da çalıştığım bir yer değildi. Yaşantımın bir parçasıydı. Yaz tatillerinde erkenden dükkâna gider, önce kapının önünü süpürür, sonra içeriyi düzenlerdim.

İnsanın kapısının önünü temiz tutmasının bütün yaşamını etkileyebileceğini o yıllarda anlamamıştım. Ancak bugün kapısının önünü süpüren bir çocuğun, doğanın da sokağın da temiz olması için çabaladığını deneyimliyorum. İnsanlarla konuşurken seçtiğim sözcüklerden yaşamımı düzenlemeye kadar birçok alanda, o dükkânda edindiğim tecrübelerin karşılığını görüyorum.

GÜVEN DUYGUSU ÇOK ÖNEMLİ Elbette anne babaların bu çağda en büyük sorunu güven. Kendi evladına güvenen anne baba, çocuğunu güvenle teslim edebileceği, çocuğun güvenle çıraklık yapabilecğei bir yer bulmakta zorluk çekiyor. Hukuki sorunlar, suçlunun aklanması, suça bulaşan insanların korunması ve daha birçok konu, toplumda ailelerin çocuğunu güvenle teslim edeceği bir iş yeri bulmakta zorlanmasına da neden oluyor.

Güvenin tesis edilmesi ise hukuki düzenlemelerle mümkün. ÇOCUĞU TAKİP ETMEK ŞART Kuşkusuz ki her anne baba çocuğunu takip etmeli, onu anlamalı ve onunla açık iletişimde olmalı. Eğer bir çocuk, yaşadığı deneyimleri ailesiyle açık bir şekilde paylaşabiliyorsa, çocuğun kendine olan güveni de artar.

Okullar açılmadan önce kısa süreliğine de olsa, bir çocuğun bir işi deneyimlemesi, orada yaşadıklarını ailesiyle paylaşması da gelişimi için önemlidir. Buna fırsat verirken çocuğu uzaktan izlemek ve onunla güvenli bir sohbet ortamı içinde olmak da şarttır. EVDE DENEYİN Sonbahara hazırlık Çocukların doğayı koruması için doğayı tanıması gerekir.

Bu hafta çocuklarınıza ağaç türlerini tanıtın ve çocuğun keşfettiği ağaçlarla ilgili yazılar yazmasını isteyin. HAFTANIN KİTABI “Okyanus Kitabım” çocukların sualtı dünyasını keşfetmesini sağlıyor. Yayınevi: İş Bankası Kültür Yayınları Yazan-resimleyen: Rudi Haig-Clare Beaton Çeviren: Ali Berktay Yaş: 3+ Sayfa: 32 HAFTANIN ETKİNLİĞİ Açıkhava müzesi gezisi Bu hafta çocuklarla birlikte bir açıkhava müzesi gezin.

Termessos örenyeri, Nemrut örenyeri, Pamukkale ya da Kapadokya örenyeri ya da Hattuşa örenyerini dolaşabilirsiniz. Böylece çocuklar müzelerin sadece binaların ardında değil, doğanın içinde olabileceğini de görecekler. HAFTANIN ŞARKISI Bu hafta çocuklarınızla ve torunlarınızla birlikte Camille Saint-Saens’ın “Hayvanlar Karnavalı” adlı klasik müzik eserini dinleyin ve bu beste hakkında hakkında sohbet edin.

Kaynak

Haberin tamamı, güncellemeleri ve fotoğraf galerisi için Cumhuriyet sayfasına gidin.

www.cumhuriyet.com.tr · Haberi kaynağında oku

Gündem haberleri

Tümü