DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan , dün yapılan Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısına ilişkin parti genel merkezinde basın toplantısı düzenledi. Manisa Turgutlu'daki silahlı okul saldırısıyla konuşmasına başlayan Doğan, Ne yazık ki iyi bir haberle başlayamıyoruz eğitim ve öğretime dair dedi, şöyle konuştu: İkisi ağır olmak üzere 11 öğrenci yaralı. DEM Parti olarak yaralanan öğrencilere acil şifalar diliyor, ailelerine, sevenlerine ve tüm eğitim çalışanlarına geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz.
Okullarda yaşanan bu şiddet karşısında öfkeliyiz, kızgınız ve artık isyan ediyoruz, artık yeter diyoruz. Kelimeler boğazımızda düğümleniyor, çok zorlanıyoruz böylesi anlarda. Ancak bu olayların da münferit olmadığını ne yazık ki biliyoruz.
Bu konuda çok uyarıda bulunduk. Alınmayan önlemler sonrası sistematik bir şiddet döngüsü içerisinde yaşıyoruz. OKULLARDAKİ ŞİDDET MÜNFERİT DEĞİL Doğan, Şanlıurfa Siverek ve Kahramanmaraş'ta da yaşanan okul saldırılarının ardından okullardaki şiddetin münferit olmadığının özellikle altını çizdiklerini söyleyerek DEM Parti olarak sahaya gittik; sahadan raporları kamuoyuyla ve yetkililerle paylaştık, araştırma ve soru önergeleri verdik.
Ancak sonuç ne yazık ki değişmedi. O günden bugüne çocukların can güvenliği, eğitim hakkı, yaşam hakkı, en güvende olmaları gereken, kendilerini en güvende hissetmeleri gereken eğitim kurumlarında, okullarda bu mekanların korunması için ne tür tedbirler alındı? Demek ki alınan kararlar, yapılan okul güvenlik protokolleri bu saldırıları engelleyemiyor.
Değiştirilmesi gereken bir şiddet kültürü ve politikası var ne yazık ki bu ülkede diye konuştu. SİLAHSIZLANMAYA İLİŞKİN SOMUT GELİŞMELER BEKLİYORUZ DEM Parti İmralı Heyeti'nin kanun kabul edildikten sonra Abdullah Öcalan ile yaptığı ilk görüşmeye atıfta bulunan Doğan, şu ifadelere yer verdi: Bu görüşmenin, silahsızlanmaya dair ilgili taraflar arasında -yani devlet yetkilileri, Sayın Öcalan ve hareket yönetimi arasındaki- temaslar sürüyor. Tarafların zaman zaman konuya dair yaptıkları açıklamalardan da bu temasların ve silahsızlanmayla ilgili çalışmaların sürdüğünü görmek mümkün.
Önümüzdeki günlerde yine silahsızlanmaya dair önemli gelişmelerin olmasını bekliyoruz. Çünkü silahsızlanmaya ilişkin saha çalışmaları karşılıklı bir şekilde yürütülüyor. Yani bunun için kurulu mekanizmalar çalışıyor.
Kamuoyuyla paylaşılabilecek somut gelişmeler olduğunda silahsızlanmaya ilişkin, bunlar kamuoyuyla paylaşılacaktır. Pratik olarak alanda yürütülen çalışmaların karşılık bulması ve etkin bir şekilde devam edebilmesi için Sayın Öcalan'ın söz konusu kurulda silahsızlanma ve yasallaşma koordinatörü olarak çalışmalara resmen başlaması son derece olumlu bir etki yaratacaktır. SÜREÇ, ÇATIŞMADAN DEMOKRATİK SİYASETE GEÇİŞ SÜRECİ Doğan, bu konuda Merkez Yürütme Kurulu'nda yapılan değerlendirmeyi paylaşarak Silahsızlanma ve yasallaşma çalışmalarına böylelikle katkı sunacak birtakım çalışma gruplarına da ihtiyaç olacak.
Onların da belirlenebilmesi için, oluşturulabilmesi için ve hızla bu çalışmaların sonuca doğru ilerleyebilmesi için önemli olacak bu gelişmeler. Öcalan'ın rolünü konuştuğumuz zaman tek boyutlu değil, çeşitli boyutlarıyla birlikte konuşmak gerekiyor. Bir yandan silahsızlanma, bir yandan siyasallaşma.
Çünkü bu süreç, çatışmadan demokratik siyasete kalıcı bir biçimde geçiş süreci. Tüm mekanizmaların da buna uygun bir şekilde çalışması gerekiyor dedi. KURULLAR ÇALIŞMALARINI HIZLANDIRMALI Takip ve Değerlendirme Kurulu'nun ilk toplantısını 24 Ağustos'ta yaptığını hatırlatan Doğan, Ancak henüz kurulan bu dört alt komisyonun kimlerden oluşacağına ve nasıl çalışacağına dair kamuoyuna herhangi bir açıklama yapılmadı ya da bu konuya ilişkin herhangi bir bilgilendirme sunulmadı.
Bizler parti olarak bu kurulların etkin bir biçimde, eş güdümlü, birbiriyle koordineli bir şekilde çalışmasının çok önemli olduğunu düşündüğümüzü daha önce de ifade etmiştik. Bunu yineliyoruz. Aynı zamanda bu kurulların çalışmalarına ilişkin kamuoyuna bilgilendirme yapmanın da önemli olduğunu; kimlerden oluştuğunu, nasıl çalışacağını, bu eş güdümün ve koordinasyonun nasıl sağlanacağının da bir an önce kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini düşünüyoruz.
Artık kurullar çalışmalarını hızlandırmalı, mekanizmalar etkin bir biçimde işletilmeli, hukuki süreç tamamlanmalı, demokratikleşme adımları atılmalı diye konuştu. İZLEME KOMİSYONU'NDA ADİL TEMSİLİYET OLMALI 1 Ekim'de başlayacak olan yeni yasama döneminin hayırlı olması dileklerini ileten Doğan, bu kurullarla birlikte çalışmasını bekledikleri bir başka kurulun da TBMM'de kurulacak olan İzleme Kurulu olduğuna dikkati çekerek şunları kaydetti: Çerçeve yasaya göre, Meclis Başkanı'nın da ifade ettiği üzere bir İzleme Kurulu'nun oluşması gerekiyor ve bu İzleme Kurulu'nun çalışmalarının da Meclis açıldıktan hemen sonra kuruluş çalışmalarının tamamlanması gerekiyor. Yani bunu da zamana yaymamak gerekiyor ki bu kurullar birbiriyle koordineli bir biçimde çalışabilsinler, eş güdümle ilerleyebilsinler.
Yine İzleme Komisyonu ile ilgili söylemek istediğimiz çok önemli bir not var. O da adil bir temsiliyetle üyeliklerinin oluşturulması. Kapsayıcı, katılımcı bir şekilde, tıpkı Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nda işte katılımcılık, kapsayıcılık esas alındı.
Aynı şekilde katılımcılığın, kapsayıcılığın esas alınması gerektiğini düşünüyoruz. Adil bir temsiliyetin oluşturulması gerektiğini düşünüyoruz. Atılacak her adımın bir sonraki adımı tamamlayacak ve sürecin bütünlüklü bir biçimde ilerlemesini sağlayacak şekilde planlanması gerektiğini düşünüyoruz.
ANAYASA MAHKEMESİ VE AİHM KARARLARI EKSİKSİZ UYGULANMALI Doğan, demokratikleşme başlığını vurgulayarak Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun ortak raporundan bu yana gündeme alınan, beklenen ve uygulanması talep edilen, bizim tarafımızdan da takip edilen ve uygulanmasının çok önemli olduğunu düşündüğümüz bir başlık. Barış, aynı zamanda insanların haklarının tanındığı, mağduriyetlerin giderildiği ve geleceğe güvenle bakabildikleri bir siyasal ve toplumsal düzeni ifade eder. Burada yargı meselesi de çok önemli bir başlık olarak karşımızda duruyor.
Tartışmalı hale gelmiş bir yargıdan adil işleyen, tarafsız ve bağımsız bir yargıdan artık bahsetmemiz gerekiyor. Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının eksiksiz bir biçimde uygulandığı, ivedilikle uygulandığı bir dönem olmalı bu dönem. Hukukun üstünlüğünün herkes için istisnasız bir biçimde işletilmesi gerekiyor dedi.
GÖÇ HİKAYESİ OLAN BİR SİYASETÇİNİN TOPLUMSAL DESTEK BULMASI ANLAMLI Almanya Berlin'de Sol Parti ve Elif Eralp'in başarısını kutlayan Doğan, Eralp'e dayanışma ve başarı dileklerimizi bir kez de bu kürsüden Merkez Yürütme Kurulumuz adına iletmek istiyoruz. Yüzümüzü güldüren bir sonuç. Göçmen ve göç karşıtı politikaların dünyanın birçok yerinde güç kazandığı bir dönemde tam da bunlara karşı mücadele eden genç bir kadının bu kadar güçlü bir şekilde bir başarı elde etmiş olması, ayrımcılığın ve dışlayıcı söylemlerin yaygınlaştığı bir dönemde çok büyük bir umut tazeledi.
Göç hikayesi olan bir siyasetçinin bu denli güçlü bir toplumsal destek bulması da hem anlamlı hem de bir mesaj içeriyor. Bu mesajı herkes doğru okumalı, doğru değerlendirmelidir diye konuştu. SİLAHSIZLANMAYA İLİŞKİN ŞU ANDA BİR TARİH YOK Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Doğan, silahsızlanmaya ilişkin önümüzdeki günlerde somut adımların gelip gelmeyeceği ve bir tarih olup olmadığı üzerine, Silahsızlanmaya dair önümüzdeki günlere ilişkin şu anda bizde bulunan bir tarih yok.
Yalnızca basın toplantısının ilk başında da ifade ettiğim gibi tarafların yaptıkları açıklamalar var. Sahada pratik olarak karşılıklı yürütülen çalışmalar var. Ancak biz önümüzdeki günlerde silahsızlanmaya ilişkin somut gelişmelerin olabileceğini bekliyoruz ve bu gelişmeler de kamuoyuyla paylaşılacaktır dedi.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın silahsızlanmanın örgütün feshi sonrasında hızla gerçekleşmesi yönündeki açıklamasına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Doğan, Kendisine olduğu gibi katılıyoruz. Gönül isterdi ki silahsızlanma örgüt kendisini feshettiğini ilan ettikten hemen sonra gerçekleşebilseydi. Ancak biz bu kürsüden de çeşitli yerlerden de şu uyarıyı yaptık: 'Yasal çerçeve hızla çıkartılmalı, silahsızlanmanın takvimi geciktirilmemeli, çatışmadan demokratik siyasete kalıcı bir biçimde geçişin olanakları oluşturulmalı' dedik.
Oluşturulmadı. Keşke oluşturulsaydı diye konuştu. TAKVİM BELLİ OLSUN, YOL HARİTASI ÇIKSIN Örgütün mayıs ayında kongresini topladığını, fesih kararı ve silahlı mücadeleye son verdiğini söylediğini belirten Doğan, 11 Temmuz'da silahların yakılarak imha edildiğini ve kendilerinin de orada bulunduğunu ifade etti.
Doğan, Oradan da bir çağrıda bulundular. Dediler ki 'Biz hazırız, demokratik siyasete katılım için hazırız. Ve bunun için gerekli hazırlıkların yapılmasını istiyoruz.' Nasıl olacak?
Bu koşullarda nasıl geri dönüş sağlayabileceğiz? Ya da geri dönüş hangi koşullarda gerçekleşecek? Silahların devreden çıkarılması için hangi mekanizmalar kurulacak dedi.
Doğan, sürecin sözün ötesine geçemediğini belirterek şu ifadelere yer verdi: Şimdi biz tüm bunları tartıştık, konuştuk ama sözün ötesine ne yazık ki bir yılı aşkın bir zaman geçilemedi ve daha geçen aylarda çerçeve yasa çıktı. Dolayısıyla bazı konularda hıza ihtiyaç olduğunu biz de tespit ettik. Biz de bunu söyledik.
Şimdi hepimizin gönlü barıştan ve demokrasiden yanaysa, silahların tümden devre dışı bırakılmasından yanaysa şimdi artık hızlandıralım. Kurullar etkin bir biçimde çalışsın, takvim belli olsun, yol haritası çıksın ve geri dönüşler başlasın artık. Hangi koşullarda başlayacak, nasıl başlayacak tartışmasındansa uygulamaya geçmek gerekiyor.
Çünkü gök kubbe altında bu konuya dair söylenmedik hiçbir şey kalmadı. Sayın Fidan da meseleyi gayet iyi bilenlerden birisi, iç ve dış dinamikleriyle birlikte gayet iyi bilenlerden birisi. Dolayısıyla yapılması gerekenler ortada.
Bizim de çağrımız bunların hızla yapılması, silahsızlanma ve siyasallaşmayla ilgili tüm engellerin ortadan kaldırılmasıdır. TÜRKİYE'NİN DEMOKRATİK BİR ANAYASAYA İHTİYACI VAR Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum'un yazısına atıfla kendisine yöneltilen Cumhurbaşkanlığı adaylığı ve anayasa konusundaki soruları yanıtlayan Doğan, Cumhurbaşkanlığı adaylığı konusunda henüz Merkez Yürütme Kurulu (MYK) veya Parti Meclisi'nin bir değerlendirme yapmadığını belirtti. Doğan, Bir kere henüz gündemde seçim yok.
Ayrıca gündemde seçim olmadığına ilişkin açıklamayı bizzat iktidar partisi yetkilileri de yapıyorlar. Ama bir yandan seçim olursa kendi adaylarına ilişkin açıklama yapıyorlar, bu kendi takdirleri dedi. Anayasa konusunda Türkiye'nin yeni bir anayasaya ihtiyacı olduğunu belirten Doğan, bunun DEM Parti'nin mücadele alanlarından biri olduğunu söyledi.
Doğan, anayasa yapım sürecinin de demokratik ve katılımcı olması gerektiğini ifade ederek Henüz böyle bir tartışma açılmadı ama bir anayasa tartışması açılırsa -ki açılması gerektiğini düşünüyoruz- elbette biz bu tartışmanın bir tarafıyız, öznesiyiz. Bu bizim mücadelemizin varlık nedenlerinden biri ve Türkiye'de demokratik bir anayasaya ihtiyaç var. Nasıl yapılır, hangi yöntemle yapılır, bunları da önümüzdeki günlerde tartışırız ifadelerini kullandı.
HERHANGİ BİR PAZARLIK KONUSU DEĞİLDİR Anayasa konusunda herhangi bir pazarlık veya gizli ajandalarının olmadığını vurgulayan Doğan, sözlerini şöyle sürdürdü: Bizim barış ve demokrasi gibi bir derdimiz var. Eşit yurttaşlık gibi bir derdimiz var. Bunun mücadelesini veriyoruz ve Türkiye'de herkesin eşit yurttaş olarak hissedebileceği bir toplumsal ve siyasal düzenin oluşması gerektiğini düşünüyoruz.
Bizim için herhangi bir pazarlık konusu değil, hak ve özgürlük mücadelesidir. ASLINDA MESELE SADECE SEÇİM TARİHİ DEĞİL Muhalefetin erken seçim çağrılarına ilişkin soruya Doğan, Bu yöndeki çağrılarını meşru buluyoruz; ancak bizim için asıl mesele yalnızca bir seçim tarihi belirlemek değil, o seçime giderken demokratik koşulların sağlanıp sağlanmayacağıdır. Halkın sandığa özgürce yansıtabileceği bir ortamın inşası her şeyden önemlidir yanıtını verdi.