DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Cengiz Çandar, 'Terörsüz Türkiye' adı verilen açılım süreciyle ilgili Medyascope TV’den Ruşen Çakır’a açıklamalar yaptı. Çandar, yürürlüğe giren çerçeve yasanın, dağdakileri, PKK ile iltisak ve örgüt üyeliği iddiaları nedeniyle cezaevinde bulunanları ve yurt dışında sürgünde olanları kapsadığını belirtti. Binlerce insanın entegrasyonunun ve cezalarının ertelenmesinin söz konusu olduğunu vurgulayan Çandar, konunun ancak liderlerin onayıyla bitirilebileceğini ifade etti.
"PKK’nın bir lideri var İmralı Adası’nda bir de Kandil’de yönetici kadroları var. Bunlar 'peki' diyorsa konu bitmiştir" diyen Çandar şu ifadeleri kullandı:
Neye itiraz ediyorsunuz, ne oluyor yani? Türk milliyetçi canibinden gelen ülke bölünüyor (diye) saçmasapan, ne yasanın içeriğiyle, ne durumla ilgisi olmayan bir itiraz var. Kimi Kürt çevrelerinden kimi de Türk entelektüel çevrelerinden gelen ‘bu ne biçim, yani Kürtler, bunlar ne elde etti, bu böyle olur mu’… Yahu kardeşim bu bir örgütün ortadan kalkmasının hukuki düzenlemesi. Örgütün lideri peki diyor, yöneticileri peki diyor. Size ne oluyor peki? Beğenmiyorsanız dağlar sizi bekliyor. Buyrun çıkın, ne yapacaksanız yapın."
AKP'nin eski MKYK üyesi Şamil Tayyar, sosyal medya hesabından Çandar'ın sözlerini alıntılayarak 'tahrik edici' ve 'ağır provokasyon koktuğunu' belirtti. Tayyar, DEM Parti'nin genel olarak ayrıştırıcı dil kullandığını öne sürerek, sürecin sadece Külliye ve TBMM merkezli iki kurul temsilcileri tarafından bilgilendirilmesinin faydalı olacağını savundu. Sürecin enfekte olma ihtimalinin artacağını ve siyasi faturasının ağır olacağını belirten Tayyar, uyarıda bulundu.
Süreçte en zorlu parkur yeni başlıyor. Başarı için Terör örgütü PKK kadar DEM’in de silah bırakması gerekiyor. Mesela. DEM’li Cengiz Çandar’ın “beğenmeyen dağa çıksın” lafı, tahrik edici ve ağır provokasyon kokuyor. DEM’li Pervin Buldan’ın açıklamalarıyla AK Parti Genel Merkezi’nin bilgilendirme notu arasında da dağlar kadar fark var. AK Parti süreci aklı selimle yürütmeye özen gösterirken, DEM “ev sahibi” modunda ayrıştırıcı dil kullanıyor. Kişisel kanaatim; Süreçte ortak dil ve üslup oluşturulmalıdır. Külliye ve TBMM merkezli iki kurul temsilcileri dışında bilgilendirme yapılmamasında fayda görüyorum. Aksi halde sürecin enfekte olma ihtimali artar ve siyasi faturası ağır olur.