Komedyen Deniz Göktaş’ın tutukluluğuna yapılan itirazı değerlendiren İstanbul Asliye Ceza Mahkemesi bugün tahliye kararı verdi. Ancak Göktaş, Çorlu’daki Karatepe Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nden salıverilmeden önce, kendisine yöneltilen başka bir suçlama kapsamında yeniden tutuklandı.
Bugün tahliye kararının infaz hakimliğine ulaşmasının ardından Göktaş, SEGBİS aracılığıyla İstanbul 4. Sulh Ceza Hâkimliği önüne çıkarıldı. Medyascope’un haberine göre sorgu Göktaş’ın avukatına haber verilmedi; hâkimlikteki işlemleri için barodan bir avukat görevlendirildi.
Gerekçe “Daltonlar” şakasının onları övmek için yapıldığı vehmi
İkinci tutuklama kararına, Göktaş’ın “Ölü Deniz” gösterisinde Türkiye’de tetikçi kiralamanın ucuzlaması ve Telegram üzerinden suç örgütlerine ulaşılabilmesi üzerine yaptığı şaka dayanak gösterildi.
Göktaş, gösteride ikinci sıra bilet gelirleriyle bir tetikçi tutulabileceğini söyleyerek Telegram’da “Daltonlar” yazılıp Bitcoin’le ödeme yapıldığına ilişkin mizahi bir anlatım kullanmıştı.
İstanbul 4. Sulh Ceza Hâkimliği, bu ifadeleri “Daltonlar Çetesi isimli bilinen suç grubunun suç içerikli eylemlerini öven, meşru gösteren ve suça ulaşılmasını kolaylaştıran ifadeler” olarak değerlendirdi ve Göktaş’ın “kaçma ve delilleri karartma şüphesi” bulunduğu gerekçesiyle tutuklanmasına karar verdi.
Göktaş ise savunmasında sözlerinin suç örgütünü övme amacı taşımadığını, Türkiye’de suç ve şiddetin ucuzlamasına ilişkin mizahi bir eleştiri yaptığını söyledi.
Aynı gösteriden cümle cümle tutuklama gerekçesi
Göktaş hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Harbiye Açık Hava Tiyatrosu’nda sahnelediği ve daha sonra YouTube’da yayımlanan “Ölü Deniz” gösterisindeki sözleri nedeniyle soruşturma başlatmıştı.
Yurtdışında bulunduğu sırada soruşturmayı öğrendiğini açıklayan Göktaş, Türkiye’ye döneceğini duyurmuş; dönüşünde İstanbul Havalimanı’nda gözaltına alınmış ve 3 Temmuz’da tutuklanmıştı.
Savcılık sorgusunda kendisine, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a ilişkin esprileri, dini göndermeleri ve haşema üzerinden yaptığı mizah dahil gösterinin çeşitli bölümleri soruldu. Göktaş, sözlerinin mizah kapsamında olduğunu, Cumhurbaşkanı’na hakaret veya dini değerleri aşağılama kastı taşımadığını savundu.
Göktaş, “diktatör” sözcüğünü de “siyasal bir tespit” olarak kullandığını belirtti; haşema ile ilgili bölümde ise dini değerleri değil, izleyicilerin önyargılarını hedef alan bir mizah yaptığını söyledi.
Göktaş’ın avukatları temmuz sonunda da tutukluluğa itiraz etmiş ancak İstanbul 5. Asliye Ceza Mahkemesi talebi reddetmişti.
Avukatlar, Göktaş’ın soruşturmayı öğrenir öğrenmez yurt dışından kendi isteğiyle Türkiye’ye döndüğünü hatırlatarak kaçma şüphesi bulunmadığını; ilk tutuklama kararında kullanılan “eylemin toplumda oluşturduğu olumsuz tepki ve duygular” gerekçesinin Ceza Muhakemesi Kanunu’nda karşılığının olmadığını savunmuşlardı.
28 Ağustos’ta ise tahliye kararı çıkmasına karşın, karar uygulanmadan yeni bir suçlama yöneltilerek ikinci bir tutuklama kararı verilmiş oldu.
Göktaş, tutuklanmasının ardından kamuoyunda “kuyu tipi” olarak anılan Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na gönderilmişti. Cezaevinden avukatları aracılığıyla gönderdiği mesajlarda hem gözaltı hem de cezaevi koşullarını mizahi bir dille anlatmıştı.