sondakika.com
Son Dakika

Denizden güneş enerjisi üreteceklerdi ama evdeki hesap çarşıya uymadı

Fotoğraf: Sözcü

Dünyanın en yoğun nüfuslu ada devletlerinden biri olan Singapur, karasal alan yetersizliği nedeniyle yenilenebilir enerji yatırımlarını deniz yüzeyine taşıdı. 2030 iklim hedeflerine ulaşmak amacıyla Johor Boğazı’na kurulan 5 megavat kapasiteli yüzen güneş enerjisi santrali, sert deniz şartlarına direnç göstermeyi başarsa da tropikal deniz canlılarının istilası nedeniyle teknik aksaklıklarla karşı karşıya kaldı.

Yaklaşık 725 kilometrekarelik yüzölçümüne sahip ülkede, çatı tipi güneş panellerinin ulusal enerji hedeflerini karşılamada yetersiz kalması üzerine enerji şirketi EDP APAC, Woodlands kıyısı açıklarında dev bir proje hayata geçirdi. Yapılan çalışmalar sonucunda deniz tabanına özel germe halatlarıyla sabitlenen sistem; 30 bin duba üzerine yerleştirilmiş 13 binden fazla fotovoltaik panel, 40 merkezi inverter ve bir ana trafordan oluşturuldu.

Yaklaşık 12 dönümlük bir akvatoryumu kaplayan tesis, yılda yaklaşık 6 milyon kilovatsaat elektrik üretiyor. Singapur Ekonomik Kalkınma Kurulu verilerine göre proje, her yıl karbon emisyonunu 4 bin metrik tondan fazla azaltıyor. Ayrıca deniz suyunun panelleri doğal olarak soğutması sayesinde karadaki emsallerine kıyasla daha yüksek elektrik üretimi sağlanırken, panellerin oluşturduğu gölge alanın kıyı şeridindeki buharlaşmayı yavaşlattığı kaydediliyor.

Tasarım aşamasında rüzgar, dalga ve korozyon gibi etkenlere karşı güçlendirilen platform, işletim sürecinde deniz ekosisteminin beklenmeyen bir etkisiyle karşılaştı. Sıcak tropikal suyun etkisiyle panellerin alt kısmında kısa sürede yoğun miktarda su yosunu, deniz fıskiyesi ve balanus birikimi oluştu.

Bu biyolojik katman, taşıyıcı strüktüre %43 oranında ek ağırlık bindirdi. Ağırlık artışına bağlı olarak dubaların suya batma seviyesi artarken platformun yüzme kapasitesi düştü. Su seviyesinin yükselmesi sonucu: Dalga sönümleyici çelik mafsallar sıkışarak işlevsiz hale geldi.

Elektrik bağlantı noktaları tuzlu su serpintilerine maruz kalarak korozyon ve arıza riskiyle karşı karşıya kaldı.

Meydana gelen riskleri bertaraf etmek amacıyla bakım ekipleri yüzey temizliği ve kimyasal anti-fouling uygulamalarına başlarken; mühendislik tarafında ise daha yüksek geometriye sahip yeni duba tasarımları ve canlı birikimini anlık takip eden su altı sensörleri test edilmeye başlandı.

Sektörel analizlere göre, 500 megavatlık geleneksel bir kömür santralinin yalnızca nominal gücünü ikame edebilmek için yaklaşık 1 milyon adet modern güneş paneli gerekiyor. Güneş santrallerinin ortalama %20 kapasite kullanım oranıyla çalışmasına karşın kömür santrallerinde bu oranın %43 seviyesinde bulunması, alan ve verimlilik planlamalarının temel parametrelerinden birini oluşturuyor.

Kaynak

Haberin tamamı, güncellemeleri ve fotoğraf galerisi için Sözcü sayfasına gidin.

www.sozcu.com.tr · Haberi kaynağında oku

Gündem haberleri

Tümü