Araştırmacılar, doğal diş oluşumunda görev alan proteinlerin çalışma biçimini taklit eden yeni malzemeyi insan dişleri üzerinde test etti. Sonuçlar, jel uygulanan bölgelerde doğal mineye benzer mineral yapının yeniden oluşabildiğini gösterdi.
Geliştirilen jel, diş yüzeyine uygulandığında aşınmış bölgelerdeki küçük boşluk ve çatlaklara yerleşiyor. Ardından ağızda doğal olarak bulunan kalsiyum ve fosfat iyonlarını kullanarak yeni mineral kristallerinin büyümesini sağlıyor.
Bu kristaller rastgele oluşmuyor. Mevcut diş minesinin kristal yapısını takip ederek büyüyor ve zamanla doğal mineye benzeyen organize bir tabaka meydana getiriyor. Araştırmacılar bu sürecin, çocukluk döneminde diş minesinin oluşmasını sağlayan doğal mekanizmayı taklit ettiğini belirtiyor.
FIRÇALAMA VE ÇİĞNEME TESTİNDEN GEÇİRDİLER
Ekibin üzerinde durduğu konulardan biri de yeniden oluşturulan tabakanın günlük kullanıma dayanıp dayanamayacağıydı. Bunun için dişler fırçalama, çiğneme ve asitli yiyeceklere maruz kalma gibi gerçek hayattaki koşulları taklit eden testlerden geçirildi.
Araştırmacılar, oluşan yeni mineral dokunun mekanik özelliklerinin sağlıklı diş minesine benzer şekilde davrandığını bildirdi. Teknolojinin özellikle mine aşınması ve diş hassasiyetinin tedavisinde kullanılabileceği düşünülüyor.
GELECEK YIL KULLANIMA SUNULMASI HEDEFLENİYOR
Çalışmanın arkasındaki ekip teknolojiyi laboratuvarla sınırlı bırakmak istemiyor. Araştırmacılar bunun için Mintech-Bio adlı bir şirket kurdu ve ilk ürünü 2027 yılında kullanıma sunmayı hedefliyor.
Teknolojinin ilerleyen dönemde diş minesindeki aşınmaların onarılması, hassasiyetin azaltılması ve mevcut restorasyonların desteklenmesi gibi farklı alanlarda değerlendirilmesi planlanıyor. Araştırmanın temel bulguları Nature Communications dergisinde yayımlandı.