“Bu nedenle mutlaka diyetisyenlik meslek yasası oluşturulmalı, Türk diyetisyenler birliği kurulmalı, bilimsel ve güvenilir beslenme hizmetleri güçlendirilmeli ve koruyucu sağlık hizmetlerinde diyetisyenlerin rolünün artırılmalı” diyen Cin, Türkiye’nin 36 ilinden temsilcilerle Anıtkabir’de buluştuklarını belirtti ve Hürriyet’e şunları söyledi:GÜVENİLİR BESLENME“Bizim verdiğimiz mücadeleyi yalnızca bir meslek grubunun kendi haklarını araması şeklinde değerlendirmiyoruz. Biz aynı zamanda daha güçlü, daha düzenli ve daha güvenilir bir beslenme hizmeti yapısının oluşturulmasına katkı sunmayı hedefliyoruz. Diyetisyenlik mesleğinin güçlü bir yasal ve kurumsal zemine kavuşmasını, mesleki standartların geliştirilmesini, diyetisyenlerin sağlık sistemindeki rolünün güçlendirilmesini, istihdam politikalarının geliştirilmesini ve vatandaşların güvenilir beslenme hizmetlerine erişiminin desteklenmesini istiyoruz.
Sosyal medya bugün herkesin bilgiye çok hızlı ulaşabildiği bir alan. Ancak sağlık ve beslenme söz konusu olduğunda bilgiye ulaşmak kadar bilginin güvenilir olması da önemli.OBEZİTEYLE MÜCADELEDiyetisyen denildiğinde zaman zaman yalnızca ‘diyet listesi hazırlayan kişi’ algısı oluşabiliyor. Oysa diyetisyenlerin çalışma alanı bundan çok daha geniş.
Hastanelerde, yoğun bakım hizmetlerinde, toplu beslenme sistemlerinde, okullarda, yaşlı bakım hizmetlerinde, sporcu beslenmesinde ve toplum beslenmesinde diyetisyenlerin önemli görevleri bulunuyor. Beslenme, obezite, diyabet, kalp-damar hastalıkları ve malnütrisyon gibi pek çok sağlık sorunuyla doğrudan ilişkili. Dolayısıyla diyetisyeni yalnızca bireysel danışmanlık hizmeti üzerinden değerlendirmek doğru değil.
Diyetisyenlik aynı zamanda koruyucu sağlık hizmetlerinin de önemli bir parçası.”