sondakika.com
Son Dakika

Diyette mükemmeliyetçilik hatası: Kilo vermeyi zorlaştıran 7 alışkanlık

Kusursuz bir diyet uygulamaya çalışmak, kilo verme sürecini kolaylaştırmak yerine kontrol kaybı, suçluluk ve sürekli yeniden başlama döngüsüne yol açabilir.

Fotoğraf: Cumhuriyet

Kilo vermek isteyen birçok kişi diyete büyük kurallar ve katı yasaklarla başlıyor. Ancak birkaç gün sonra sevilen yiyeceklerden uzak durmak zorlaşabiliyor ve küçük bir kaçamak, tüm planın bozulduğu düşüncesine neden olabiliyor. Peki sağlıklı beslenmeye çalışırken yapılan en büyük hata, her şeyi kusursuz yapmaya çalışmak olabilir mi?İşte kilo verme sürecinde mükemmeliyetçiliğin oluşturduğu tuzaklar ve daha sürdürülebilir bir beslenme düzeni için dikkat edilmesi gerekenler...

Diyet sürecinde her öğünün eksiksiz olması gerektiğini düşünmek, zamanla üzerinizde baskı oluşturabilir. Bir öğünde plan dışına çıkıldığında “Nasıl olsa diyet bozuldu” düşüncesi ortaya çıkabilir.

Oysa tek bir öğünün farklı geçmesi, bütün beslenme düzeninin başarısız olduğu anlamına gelmez. Önemli olan küçük sapmaları büyütmeden günlük rutine geri dönebilmektir.

2. “Ya hep ya hiç”düşüncesinden uzak durun

“Diyetteysem tatlı yiyemem” veya “Bir kez kaçırdıysam artık devam edebilirim” şeklindeki düşünceler, beslenme düzenini zorlaştırabilir.

Katı kurallar yerine esnek bir yaklaşım benimsemek, kişinin sevdiği yiyecekleri tamamen hayatından çıkarmadan dengeli beslenmesine yardımcı olabilir. Böylece küçük bir kaçamak, kontrol kaybına dönüşmeden sürecin bir parçası olarak değerlendirilebilir.

3. Yiyecekleri tamamen yasaklamak isteği artırabilir

Bazı yiyecekleri tamamen yasaklamak, zamanla o yiyeceklere duyulan isteğin artmasına neden olabilir. Özellikle uzun süre tüketilmeyen tatlı, hamur işi veya atıştırmalıklar daha cazip hale gelebilir.

Bu nedenle sevilen yiyecekleri tamamen yasaklamak yerine porsiyon kontrolüyle beslenme düzenine dahil etmek daha sürdürülebilir bir yaklaşım olabilir.

4. Uzun süre aç kalmak kontrolü zorlaştırabilir

Kilo verme amacıyla gün içinde öğün atlamak veya gereğinden az yemek, özellikle akşam saatlerinde yoğun açlık hissine yol açabilir. Aşırı açlık ise hızlı ve fazla miktarda yemek yeme isteğini artırabilir.

Gün içerisinde yeterli ve dengeli öğünler tüketmek, tokluk hissinin korunmasına ve akşam saatlerinde ortaya çıkabilecek aşırı yeme isteğinin azalmasına yardımcı olabilir.

5. Porsiyon kontrolü yasaklardan daha sürdürülebilir olabilir

Sağlıklı beslenmek, sevilen bütün yiyeceklerden vazgeçmek anlamına gelmez. Önemli olan tüketilen yiyeceğin miktarını ve günlük beslenme düzenindeki yerini dengeleyebilmektir.

Örneğin ara sıra tüketilen bir tatlı veya sevilen bir yiyecek, uygun porsiyonla beslenme düzeninin içinde yer alabilir. Böylece kişi kendisini sürekli kısıtlanmış hissetmeden beslenme alışkanlıklarını sürdürebilir.

6. Hafta sonunu bir “kaçamak” dönemine çevirmeyin

Hafta boyunca aşırı kısıtlanan kişilerde hafta sonu geldiğinde yoğun yeme isteği ortaya çıkabilir.“Hafta içi dayanıyorum, hafta sonu istediğimi yiyebilirim” düşüncesi ise kısa sürede kontrol kaybına dönüşebilir.

Hafta sonunu ayrı bir dönem olarak görmek yerine, hafta içindeki beslenme düzeninin devamı olarak değerlendirmek daha dengeli bir yaklaşım olabilir. Sosyal yemekler ve özel günler de tamamen yasaklanmak yerine ölçülü şekilde planlanabilir.

Diyet sürecinde en sık yapılan hatalardan biri, tek bir öğünde fazla yenildiğinde günün geri kalanını da kontrolsüz geçirmek olabilir.

Oysa planlanandan farklı geçen bir öğünün ardından yeni bir pazartesiyi beklemeye gerek yoktur. Bir sonraki öğünde normal beslenme düzenine dönmek, sürdürülebilir kilo yönetimi açısından daha sağlıklı bir yaklaşım olabilir.

ESNEK BESLENME KİLO KONTROLÜNÜ KOLAYLAŞTIRABİLİR

  • Sürdürülebilir beslenmenin temelinde katı yasaklardan çok denge bulunur. Günlük beslenmenin büyük bölümünü besleyici yiyecekler oluştururken sevilen yiyeceklere de ölçülü biçimde yer vermek, uzun vadede planın devam ettirilmesini kolaylaştırabilir.
  • Bazı kişiler için 80/20 yaklaşımı gibi esnek modeller bu dengeyi kurmaya yardımcı olabilir. Ancak bu oran herkes için değişmez bir kural değildir. Önemli olan kişinin yaşam tarzına, ihtiyaçlarına ve beslenme düzenine uygun bir denge oluşturabilmesidir.
Kaynak

Haberin tamamı, güncellemeleri ve fotoğraf galerisi için Cumhuriyet sayfasına gidin.

www.cumhuriyet.com.tr · Haberi kaynağında oku

Gündem haberleri

Tümü