"Yas botu" olarak da bilinen "ölü botlar", mesajlar, e-postalar, ses kayıtları, videolar veya sosyal medya paylaşımları gibi kişinin dijital izleri aracılığıyla yapay zeka kullanılarak oluşturuluyor.
Bazıları bu teknolojiyi tanıdık bir sesi tekrar duymak için, bazılarıysa hiç yöneltemedikleri sorulara yanıt aramak için kullanıyor.
Kimisi, anılarını hatırlamak, hikayelerini korumak ve bağlantı hissini sürdürmek istiyor. Bu anlamda yapay zekayla oluşturulan "ölü botlar", yas sürecindeki değişimi yansıtıyor ve dijital ortamların da yas tutulan ve duygusal destek sağlayan alanlar haline geldiğini ortaya koyuyor.
Ölümden sonra "rıza almadan" avatar oluşturulması etik tartışmaları beraberinde getiriyor
Hayatını kaybeden birinin kişilik özelliklerini dijital ortamda temsil eden ve "yas botları", "ölü botlar" ya da "ölüm sonrası avatar" gibi farklı ifadelerle bilinen bu yapay zeka destekli karakterler, yüksek oranda kişisel verilerle hazırlanıyor.
Bu "avatarlar" kişinin iletişim biçimini, hayat öyküsündeki bazı faktörleri taklit ederek hayatını kaybeden kişinin yakınlarının yas döneminde önemli yer ediniyor.
Yas sürecinde insanlara faydası olabileceği düşünülse de "ölü botlar" hakkında bilinmeyenler, bilinenlere ağır basıyor.
"Ölü botlar" veya "dijital ölümsüzlük" teknolojileri, yakınlarını kaybeden bireylere teselli vadederken öte yandan rıza ve ölümün özü üzerine zorlu etik soruları da akıllara getiriyor.