sondakika.com
Son Dakika

DOSYA: Su

Türkiye’de kuraklık ve artan su tüketimi, nehirlerden sulak alanlara kadar su kaynakları üzerindeki baskıyı artırırken tarım, sanayi ve bireysel kullanımda tasarruf, geri dönüşüm ve sürdürülebilir su yönetiminin önemi büyüyor.

Fotoğraf: Anadolu Ajansı

Türkiye'de ekonomik olarak sulanabilecek 8,5 milyon hektar tarım alanının, yaklaşık yüzde 77'si sulanabiliyor.

Beslenme ihtiyacının karşılanması, sanayinin ihtiyacı olan tarımsal ürünlerin dengeli ve sürekli üretilebilmesi, tarım sektöründe çalışan nüfusun işsizlik sorununun çözülmesi ve refah seviyesinin yükseltilmesi için geri kalan 1,9 milyon hektarın da sulanması ve bunun için gereken sulama tesislerinin bir an önce inşa edilmesi planlanıyor.

Kuraklık ve yer altı suyu kullanımı obruk oluşumunu artırıyor

Prof. Dr. Fetullah Arık, AA muhabirine, yer altında zamanla çözünen kireç taşlarının boşluk oluşturması ve zeminin çökmesiyle oluşan obrukların sayısının hızla artığını belirtti.

Obruk oluşumunda kuraklık ve yer altı suyu kullanımın başlıca etkenler olduğunu ifade eden Arık, Konya Kapalı Havzası'nda yer altı ve yüzey suyunun yüzde 80'inden fazlasının tarımda kullanıldığını söyledi.

Tekstilde su kullanımı hızlı moda akımıyla artıyor

Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı (UNCTAD) ve Avrupa Parlamentosu raporlarına göre, dünya genelinde tekstil sektöründe yılda yaklaşık 79 milyar metreküp su kullanılıyor. Yılda 5 milyon insanın su ihtiyacını karşılamaya yetecek olan bu miktarın, 2030'da 120 milyara çıkacağı tahmin ediliyor.

Pamuklu bir tişörtün üretimi için yaklaşık 2 bin 700 litre su harcanırken bu rakam bir kişinin 2,5 yıllık içme suyuna karşılık geliyor. Bir kot pantolonun üretiminde kullanılan yaklaşık 7 bin 500 litre su ise bir kişinin 7 yıllık içme suyu miktarına denk geliyor.

Kuruyan sulak alanlar Türkiye'nin su varlığını ve biyoçeşitliliğini tehdit ediyor

Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü'nün 2022 yıllık faaliyet raporunda yer alan verilere göre Türkiye'nin 112 milyar metreküplük su potansiyelinin 94 milyar metreküpünü yer üstü, 18 milyar metreküpünü ise yer altı su potansiyeli oluşturuyor.

Toplam su potansiyelinin 57 milyar metreküpü kullanılırken bunun 44 milyar metreküpü yani yüzde 77'si sulama suyu, 13 milyar metreküpe tekabül eden yüzde 23'ü ise içme-kullanma ve sanayi suyu olarak kullanılıyor.

Küresel su kriziyle mücadelede bireysel önlemler kurtarıcı olabilir

Küresel ısınma, iklim değişikliği, hızlı nüfus artışı ve kentleşme gibi faktörler nedeniyle son yıllarda su kaynaklarında büyük ölçüde kayıplar yaşanıyor. Su zengini ülkeler her geçen gün su stresi yaşayan ülkelere, su stresi yaşayan ülkeler ise su fakiri ülkelere dönüşüyor.

Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü 2022 Faaliyet Raporu'na göre, toplam 112 milyar metreküplük su potansiyeline sahip olan Türkiye, yüzde 77'si tarımsal sulamada, yüzde 12'si bireysel tüketim amaçlı, yüzde 11'i ise sanayi faaliyetlerinde olmak üzere bu su varlığının 57 milyar metreküpünü kullanıyor.

GÖRÜŞ - Su diplomasisi: Sınır aşan sular

21'inci yüzyılın en önemli sorunlarından biri, dünyadaki sınırlı tatlı su kaynaklarının yönetimi ve tahsisidir. Bu su kaynaklarının önemli bir kısmı sınır aşan nitelikte olduğundan ve birden fazla ülkenin siyasi sınırlarını aştığından, sorunun karmaşıklığı yıllar geçtikçe artış gösterdi. Mısır, Etiyopya, Kenya, Ruanda ve Sudan gibi kıyıdaş devletler, sınır aşan su anlaşmazlıklarını ele alırken çoğunlukla egemen devletlerin ulusal çıkarlarının ve kimliklerinin birbirlerine karşı temsil edildiği süreçleri ve kurumları içeren su diplomasisi mekanizmalarını tercih ediyor.

Aşırı sıcaklar ve kuraklık Trakya'daki nehirleri olumsuz etkiliyor

DSİ'nin 15 Eylül verilerine göre nehirlerin debileri son ayların en düşük seviyesinde.

Su seviyesi dip yapan Tunca Nehri'nin debisi saniyede 1 metreküp, Meriç'in 61 metreküp, Arda'nın 85, Ergene'nin ise 6 metreküp olarak ölçüldü.

Su seviyesinin azalması nedeniyle nehir yataklarında kum adacıkları oluştu.

GÖRÜŞ - Sıfır Atık: Bir sosyal sorumluluk hareketi

"Tek dünya, tek aile, tek gelecek" başlığı altında dünyanın en büyük 20 ekonomisinin liderlerini sürdürülebilir bir gelecek için en iyi uygulamalar ve ortak eylemler konusunda tavsiyelerini paylaşmak üzere bir araya getiren G20 Zirvesi'nde perde kapandı. Bu çerçevede Türkiye, iklim değişikliği, biyo-çeşitlilik kaybı ve kirlilikten oluşan üçlü gezegen kriziyle mücadelede küresel dayanışmayı teşvik eden çabalarıyla öne çıkıyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Sayın Emine Erdoğan'ın başlattığı 'Sıfır Atık' projesi çatısı altında gezegene yönelik duyarlılık, hızla uluslararası en iyi uygulama ve ilham kaynağı haline gelmiştir.

Su kaynaklarının yetersizliği ve kuraklık gelecekte göçlere neden olabilir

Prof. Dr. Halim Orta, AA muhabirine, son yıllarda en çok konuşulan ve dikkati çeken konular arasında iklim değişikliğinin geldiğini belirtti.

Küresel ısınmanın 1800'lü yıllara kadar güneş ışınlarının dünyaya geliş açısından kaynaklandığını anlatan Orta, 19. yüzyıldan itibaren ise küresel ısınmanın insan faaliyetleriyle hız kazandığını dile getirdi.

Orta, yaşanan başta deprem gibi bazı afetlerin insanları etkilediğini ancak kuraklığın tüm ekosistemi etkilediğini kaydetti.

Kaynak

Haberin tamamı, güncellemeleri ve fotoğraf galerisi için Anadolu Ajansı sayfasına gidin.

www.aa.com.tr · Haberi kaynağında oku

Gündem haberleri

Tümü